Navigation

Buradasınız

Suriyeli Göçmen İşçiler Kardeşimizdir

Mart 2015, No:84
Ev kiralarının yükselmesini, ücretlerin düşmesini, işsizliğin artmasını, hırsızlık olaylarını Suriyelilere bağlayan Türkiyeli işçiler, kafaları düzen ideolojisiyle bulandığı için sorunun Suriyeli emekçilerden kaynaklandığını zannediyor. Patronlar sınıfı bu durumu bilinçli olarak kullanıyor. Türkiyeli işçi ve emekçiler Suriyeli sınıf kardeşlerine tepki göstersin istiyor.

Suriye’de dört yıldır, emperyalist-kapitalist güçlerin de dâhil olduğu savaşta hayatını kaybedenlerin sayısı 200 bini aştı. Milyonlarca Suriyeli ise savaş cehenneminden kurtulmak için evlerini barklarını geride bırakarak başka ülkelere sığındılar.

Suriyeli işçi ve emekçiler, sığındıkları ülkelerde hayata tutunmaya çalışıyor, ucuz, ağır işçiliğe, tacize, tecavüze, aşağılanmaya ve ırkçı saldırılara maruz kalıyorlar. Esad rejiminin ve IŞİD gibi vahşi örgütlerin zulmü yüzünden yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalan Suriyelilerin, göç ettikleri yerlerde de acı, ıstırap ve zulüm peşini bırakmıyor. Türkiye’deki Suriyeli mülteci sayısı tahmini olarak 2 milyona ulaşmış bulunuyor. Sadece İstanbul’daki Suriyelilerin sayısının 300 bini bulduğu ifade ediliyor.

Suriyeli, Iraklı, Çinli, Bangladeşli… Tüm göçmen işçilerin içinde bulundukları durumun, ülkelerini saran savaşın ve yoksulluğun nedeni kapitalist sistemdir. İşsizliğin, düşen ücretlerin ve iş cinayetlerinin nedeni de kapitalist düzendir.

İş bulabilenler asgari ücretin çok altında ücretlerle çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Kayıtsız, sigortasız olarak çalıştırılıyor, inşaatlarda, madenlerde, fabrikalarda iş cinayetlerine kurban gidiyorlar, meslek hastalıklarında sağlıklarını yitiriyorlar. Birçok Suriyeli genç kız, cinsel istismara uğruyor, Türk erkekleriyle ikinci eş olarak imam nikâhıyla evlendiriliyor.

Suriyeli emekçiler, kiralarını ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için buldukları işlerde çok düşük ücretlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Türkiye’nin mülteci politikası nedeniyle mülteci statüsünde kabul edilmiyorlar, bu nedenle yasal olarak çalışma hakları da yok. Sonradan çıkarılan çalışma izinleri de, rahat iş bulabilmelerini sağlamadı, çalışma koşullarını ve ücretlerini iyileştirmedi. “Misafir olarak ağırlandıkları” AKP hükümeti yetkililerince birçok defa tekrarlanan Suriyeli emekçiler, Türkiyeli patronlar için ucuz işgücü kaynağı olarak görülüyor, patronların kâr iştahını kabartıyor. AKP hükümeti, “Suriyeliler için şu kadar milyar dolar harcadık. Onlar bizim misafirimiz” diyor. Oysa Suriyeli işçilerin kayıt dışı ve düşük ücretlerle çalıştırılmasına göz yumarak sermaye sınıfının bu harcamaların birkaç misli kâr etmesini sağladı.

Savaş Suriye’yi sarmaya başlayıp Suriyeli işçiler Türkiye topraklarına aktığında, egemenler güya büyük bir cömertlikle sınır kapılarını açtılar. Fakat gerçekte ucuz işgücü kaynağı göçmen işçilerin ekonomiye sağlayacağı “katkı” onları daha çok ilgilendiriyordu. Nitekim savaşın başladığı 2011’den bu yana, köle gibi çalıştırılan göçmen işçilerden milyarlarca lira kâr sağlandığı tahmin ediliyor. Ucuz işgücü konusunda Çin’e bakarak hayıflanan Türkiyeli kapitalistler, göçmen işçilerin durumunu fırsata çevirdiler. Ancak buradan sağladıkları kâr yeterli gelmemiş olacak ki, Bangladeş’ten işçi getirtmeyi gündemlerine almış durumdalar. Tekstil patronları, “Maliyetlerimizi düşürüyorlar. Bir süre sonra onlar da yetmez ve Bangladeş’ten de işçi getirilir” diyerek niyetlerini açıkça ifade ediyorlar. Patronların bu tutumu örgütsüz ve bilinçsiz işçilerin Suriyeli işçilere tepki göstermesine neden oluyor.

Ev kiralarının yükselmesini, ücretlerin düşmesini, işsizliğin artmasını, hırsızlık olaylarını Suriyelilere bağlayan Türkiyeli işçiler, kafaları düzen ideolojisiyle bulandığı için sorunun Suriyeli emekçilerden kaynaklandığını zannediyor. Patronlar sınıfı bu durumu bilinçli olarak kullanıp aradan sıyrılıyor. Türkiyeli işçi ve emekçiler Suriyeli sınıf kardeşlerine tepki göstersin istiyor.

İzmir Ayakkabıcılar Sitesinde çalışan Türk işçiler, Suriyelilerin çalıştırılmasına karşı protesto eylemleri gerçekleştirdiler. Antalya, Ankara, Antep, Urfa, Maraş, Hatay gibi şehirlerde ise saldırılar oldu. Suriyeliler bu tür saldırıların ardından ya kamplara gönderiliyor ya da sınır dışı ediliyorlar. Urfa Akçakale’deki çadır kentte çıkan yangınlarda 7 kişi hayatını kaybetti. Sonuncusunda 7 yaşındaki küçük bir kızın ölmesini ve iki ablasının yaralanmasını 600 Suriyeli protesto etti. Suriyelilerin tamamı sınırdışı edildi.

Suriyeli, Iraklı, Çinli, Bangladeşli… Tüm göçmen işçilerin içinde bulundukları durumun, ülkelerini saran savaşın ve yoksulluğun nedeni kapitalist sistemdir. İşsizliğin, düşen ücretlerin ve iş cinayetlerinin nedeni de kapitalist düzendir. Tüm dünyanın işçileri, kapitalistlerin düzenine karşı birlik olup mücadeleyi yükselttiklerinde savaşların, göçün, açlığın, yoksulluğun olmadığı bir dünyanın kapısını da birlikte açacaklardır.

18 Mart 2015

Son Eklenenler

  • Dünya genelinde 2 milyonun üzerinde işçi çalıştıran ve dünyanın en çok ciro yapan şirketleri arasında yer alan marketler zinciri Walmart’ın Şili’deki şubelerinde işçiler grevde! Yaklaşık 17 bin işçi, 10 Temmuz Çarşamba günü ücret artışı ve iş...
  • Bir havalimanı işçisi: Ben daha çocukken gelmişim UİD-DER’lilerin yanına, babam getirmiş... Babam etkinliği izlesin diye UİD-DER’liler bana bakarmış mesela… Sonra bir süre babamın iş koşullarından, yaşam koşullarından kaynaklı olarak gidemedik. Ben...
  • Ben Gebze’ye yakın bir mahallede yaşayan bir ev hanımıyım. Eşim metal işçisi. Biz emekçi kadınlar evimizde, yaşadığımız mahallemizde, çalıştığımız fabrikalarda pek çok sorunlarla karşılaşıyoruz. Ekonomik kriz biz ev hanımlarını da yakından...
  • Merhaba dostlar! Kimimiz öğrenciyiz, kimimiz işçi… Memleketlerimiz ayrı, cinsiyetlerimiz ayrı… Ama ortak bir paydamız var; bizler yolu UİD-DER’le kesişmiş gençleriz, işçi sınıfının gençleriyiz! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi...
  • İşten çıkmıştım, saat 8 civarıydı ve karnım iyice acıkmıştı. Akşam yemeğini daha fazla geciktirmek istemediğimden işlek bir E5 kenarı lokantasına girdim. Ana haber saati olduğundan kocaman televizyonun karşısındaki masaya yerleştim. Ağır ağır...
  • Şili’de öğretmenler çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 3 Hazirandan bu yana grevdeler. Şili Öğretmenler Sendikasında örgütlü yaklaşık 80 bin öğretmenin grevine toplumun büyük bir kesimi de destek veriyor. İşçi ve emekçiler, öğretmenlerin...
  • Evimizin yakınında büyük bir AVM var ve uzun zamandır yenileniyor, neredeyse yeni baştan yapılıyor. Arazisi genişletildi, dışarıya bakan kısımların çoğu yıkıldı, yenileri yapıldı, otopark alanı yıkıldı, yenilendi, çevresine peyzaj çalışmaları...
  • Ben inşaat sektöründe, taşeron firmada çalışan bir işçiyim. İki aydır ücretlerimiz ödenmiyor. Mesailerimiz eksik yatırılıyor. Çalıştığım şantiyede birçok taşeron firma var. Hatta bir iki ay öncesine kadar taşeron şirketlerin altında da alt...
  • Biz UİD-DER’de örgütlü evli bir çiftiz. Önce UİD-DER’le tanıştık. Burada öğrendik örgütlü mücadele etmeyi. UİD-DER kültürüyle büyüdü mücadelemiz. Birbirimizle de UİD-DER çatısı altında tanıştık ve sonrasında birlikte bir aile kurmaya karar verdik....
  • Gerçek enflasyon rakamlarının %30’ların üzerine çıktığı günümüz ekonomik kriz koşullarında hükümetin enflasyonu düşük göstererek emekli maaşlarına sadece %5 zam yapması öfkeyle karşılandı. DİSK’e bağlı Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) %5’lik düşük...
  • Her yıl olduğu gibi bu yıl da üniversiteler binlerce mezun verdi. Ben de bu mezunlardan biriyim. Okul bitsin diye yıllarca uğraşıp, mezun olunca hiçbir şey elde etmediğini, emeğinin karşılığının olmadığını görmek gerçekten her mezun için çok üzücü...
  • Fabrikada çalışma esnasında bir arıza meydana geldi. Arıza giderilene ve etraf 5S (bir çeşit işyeri ve çalışma organizasyonu, adı Japoncada ayıklama, düzenleme, temizlik, standartlaşma, sürdürme-geliştirme kelimelerinin baş harflerinin s olmasından...
  • Biz işçiler aldığımız ücretle zar zor geçimimizi sağlarken, ekonomik krizle birlikte onu da sağlayamaz hale geldik. Ekonomik kriz derinleştikçe iğneden ipliğe her şeye zam yapıldı. Elektriğe, suya, gaza, çaya, şekere ve bunlar gibi birçok...

UİD-DER Aylık Bülteni