UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Taşeronluk Yoksulluk ve Çaresizliktir

Ankara’dan İSİG uzmanı bir işçi

Büyük bir kriz ve çıkışsızlığa sürüklenen savrulan kapitalizm, bu çıkmazdan kurtulmak için acımasızca işçilere saldırıyor. Kapitalist düzenin bu saldırı yöntemlerinden biri, uzun zamandır uygulamaya koyduğu taşeronluk sistemi. Taşeronluk sistemi uygulanmaya başlandığı ilk yıllardan itibaren hızlı bir şekilde yayılmaya başladı. Şu anda neredeyse özel sektörün tamamına yayılan taşeronluk sistemi kamu sektöründe de yaygın. Taşeronluk fabrikalarda, inşaatlarda, madenlerde, sağlık, eğitim, hizmet sektörleri ve daha pek çok alanda uygulanıyor. Bu sistem, patronların zenginliklerine zenginlik katarken işçilere ise daha fazla yoksulluk ve çaresizlik sunuyor. Öyle ki, taşeronluk derinleştikçe çaresizlik de öyle yakıcı hale geliyor ki kocaman bir yanardağa dönüşüyor.

Taşeronlaşmanın olduğu işyerlerinde işçiler birçok sıkıntı ile karşılaşıyorlar. Özellikle alt alta taşeronlaşmanın olduğu böylesi işyerlerinde sıkıntılar katmerlenerek artıyor. Bakanlığın asıl taşeron şirkete, asıl şirketin alt taşerona, alt taşeronun diğer alt taşeronlara, diğer alt taşeronların kalfalara ve kalfaların da işçilere ödediği maaşlar haliyle en büyük sıkıntı oluyor.

Sağlık Bakanlığı Türkiye’nin birkaç şehrinde büyükşehir hastaneleri yaptırıyor. Bu hastanelerin ikisi, biri Etlik diğeri de Bilkent’te olmak üzere Ankara’da yapılıyor. Erdoğan’ın Entegre Sağlık Kampüsü diye övündüğü Bilkent’teki hastanenin ve diğer hastanelerin inşaatlarını Bakanlık özel şirketlere yaptırıyor. Hükümete yakınlığı ile bilinen bu şirketler, inşaatları yaparken her türlü devlet desteğini de alıyorlar.

Bilkent’teki inşaat, 2013 yılında başladı. Bu inşaatta yaklaşık 10,000 işçi çalışıyor. Devletin taşeronluğunu yapan asıl şirket şu an bünyesinde 150’ye yakın taşeron şirket çalıştırıyor. Daha önce bu sayı daha fazlaydı ancak iflas eden şirketler olduğu için sayı düştü. Bu taşeron şirketlerin çoğunun bünyesinde de yine alt taşeron şirketler çalışmakta. Alt taşeron şirketlerin altında ise kalfalar çalışır. Kalfaların altında ise bölünen, ezilen işçiler...

Resmi rakamlara göre Bilkent’te yapılan inşatta 2013 yılından bu yana 3 işçi öldü ve ortalama 700 kaza oldu. Üstelik işçi ölümleri ve iş kazası kotası dolmasın diye birçok iş kazası kayda geçmiyor ve görmezden geliniyor. Buna rağmen patronlar pişkin pişkin işçi ölümleri ve iş kazası kotasının aşılmamış olmasıyla övünüyorlar.

Taşeronlaşmanın olduğu işyerlerinde işçiler birçok sıkıntı ile karşılaşıyorlar. Özellikle alt alta taşeronlaşmanın olduğu böylesi işyerlerinde sıkıntılar katmerlenerek artıyor. Bakanlığın asıl taşeron şirkete, asıl şirketin alt taşerona, alt taşeronun diğer alt taşeronlara, diğer alt taşeronların kalfalara ve kalfaların da işçilere ödediği maaşlar haliyle en büyük sıkıntı oluyor. Maaşlar işçilere gelene kadar dört ayrı yerden geçiyor. Bu da daha düşük ücretlere ve ödemelerdeki aksaklıklara sebep oluyor. İşçiler dört-beş ay öncesinin maaşlarını bile alamıyorlar. Bugün git yarın gel denilen işçiler sürekli oyalanıyor. Ödeme vaatleri sürekli tekrarlanarak devam ediyor. Üstelik maaşlar toplu bir şekilde verilmiyor. Bir kısmı (asgari ücret) maaş hesabına yatarken bir kısmı da elden veriliyor. Bu da işçi için daha düşük sigorta pirimi demekken işverene ise daha büyük vergi kaçakçılığı ve zenginlik anlamına geliyor. Bu işleyişin suç olması, işverenleri hiç mi hiç korkutmuyor. Çünkü işvereni her türlü koruyup kollayan bir düzen var. Dolayısıyla bu yasa ihlali de ya görmezden geliniyor ya da görünse de cezalar caydırıcı olmuyor. Yani yaptırımlar hep işverenin lehine uygulanıyor.

Resmi rakamlara göre Bilkent’te yapılan inşatta 2013 yılından bu yana 3 işçi öldü ve ortalama 700 kaza oldu. Üstelik işçi ölümleri ve iş kazası kotası dolmasın diye birçok iş kazası kayda geçmiyor ve görmezden geliniyor. Buna rağmen patronlar pişkin pişkin işçi ölümleri ve iş kazası kotasının aşılmamış olmasıyla övünüyorlar. Çoğu Kürt olan gurbetçi işçiler şantiyede kalıyor. Şantiye içindeki yatakhanelerin koşulları oldukça sağlıksız. Çamaşırhane yok ve temiz nevresim ya da battaniye bulmak ise çok zor. İşçilerin kullandıkları yemekhaneler ile şeflerin kullandıkları yemekhaneler ayrı. Mühendis ve şeflerin kullandığı yemekhaneler daha temiz ve burada yemek çeşidi de daha fazla. İşçiler kesinlikle şeflerin kullandığı yemekhaneyi kullanamıyorlar. Üstelik bu yemekhaneler işçilerin çalıştıkları sahalardan uzak ve işçiler yemek için 10- 15 dakika yürümek zorunda kalıyorlar. Üstüne yemek sırasındaki bekleyiş de cabası. Ayrıca sahada yeterli sayıda ve temiz tuvalet olmaması büyük sıkıntılar yaşatıyor. Özellikle kadın işçiler bu konuda erkeklere göre daha muzdaripler.

Maaşını denetlediği firmanın sahibinden alan uzmanlar, şirketin üretimine engel olabilecek en ufak bir fiilden dolayı işten çıkarılma tehdidi ile karşı karşıya kalıyor. Uygunsuz ortamda çalışmayı durdurup uygun ortam sağlamaya çalışan bir uzman “hain” damgasını yiyerek şirkette istenmeyen uzman konumuna düşebiliyor.

İnşaat işkolu çok tehlikeli sınıfa giriyor. Dolayısıyla bu sektörde faaliyet gösteren şirketler yasa gereği iş güvenliği uzmanı çalıştırmak zorunda. Ancak şirketler az zamanda çok iş mantığı ile hareket ettiği için İş Güvenliği Yasasını ve iş güvenliği uzmanlarını kendilerine ayak bağı olarak görüyorlar. Bunları işlevsizleştirmenin türlü yollarını arıyorlar. Bu da çok zor olmuyor. Maaşını denetlediği firmanın sahibinden alan uzmanlar, şirketin üretimine engel olabilecek en ufak bir fiilden dolayı işten çıkarılma tehdidi ile karşı karşıya kalıyor. Uygunsuz ortamda çalışmayı durdurup uygun ortam sağlamaya çalışan bir uzman “hain” damgasını yiyerek şirkette istenmeyen uzman konumuna düşebiliyor. Çünkü patronlara göre çalışan her zaman işyerinin, işverenin menfaatini düşünmek zorundadır. Bundan dolayıdır ki güya daha güvenli çalışma ortamı oluşturarak iş kazası ve ölümlerini azaltmayı hedefleyen bu yasa, yürürlüğe girdiğinden beri işçilerin çıkarına hiçbir olumlu değişiklik yaratmadı. Tam tersine işçi ölümleri ve iş kazası sayısı her geçen gün arttı. Son yıllarda yılda 2 bine yakın işçi iş kazası geçirerek hayatını kaybetti.

Taşeronlaşmanın bu kadar yaygınlaştığı işyerlerinde taşeron sistemin gerçek yüzü bütün çıplaklığı ile ortaya çıkıyor. Ben İSİG uzmanı olduktan sonra taşeronun nasıl acımasız bir sistem olduğunu daha iyi gördüm. İşçilerin hayatlarından neler çalındığını, nasıl sömürüldüklerini, nasıl kandırıldıklarını, nasıl çaresiz kaldıklarını, nasıl korkutulduklarını yaşayarak gördüm. Korkuyorlar, borç içinde yüzerken ücretlerini alamamak ve bu işin sonunun ne olacağını bilememek onları korkutuyor. Patronların vaatlerinin yalan olduğunu bildikleri halde yine de inanmak istiyorlar. Çünkü çaresizler. Babasının cüzdanına bakarak “baba paran yok diye üzülme, al bu 5 lirayı cüzdanına koy” diyerek babaannesinden aldığı harçlığını babasına vermek isteyen 8 yaşında bir çocuk… Çocuklar yokluk içinde ve mutsuz yaşıyorlar.

Bu sömürü düzeni, bu taşeronlaşma sistemi yerle bir edilmedikçe ne biz işçiler ne de çocuklarımız hak ettiğimiz gibi yaşayamayacağız. Biliyoruz ki bugün çaresizlik içinde olan ve çocuklarına güzel bir gelecek sunamayan işçiler yarın böyle olmayacaklar. Kaybedecek bir şeylerinin olmadığını anlayan işçiler zincirlerini kıracak ve bu düzene başkaldıracaklardır. Örgütlü mücadele etmenin verdiği güçle kapitalist düzeni yerle bir edecekler. Bugün buna inanlar yarınları kuracak olanlardır. Ne taşeron ne de başka bir sömürü biçiminin olmadığı bir dünyayı yaratmak tüm sektörlerden, tüm halklardan, kadın-erkek, biz işçilerin ellerinde. Birleşelim, örgütlenelim, bilinçlenelim. Çocuklarımıza yokluğun, yoksunluğun olmadığı bir dünya armağan edelim.

1 Aralık 2016






Son Eklenenler

  • guney-kore-hyundai.jpg
    Güney Kore’de yedi ayrı fabrikasıyla dünyadaki en büyük entegre tesislerinden birine sahip Hyundai Motor’da işçiler, ücretlerin yükseltilmesi için aldıkları grev kararını kısmi olarak uygulamaya...
  • uidder_IMG_2132.jpg
    Çalıştığımız fabrikadan kadın işçilerle birlikte film izlemeye karar verdik. Film üzerinden işçi sınıfının kadınlarına dair birçok sorunu da konuştuk. Sohbetimize vesile olan Hint yapımı bir film...
  • stresli-isci.jpg
    Günlük hayatta hepimiz belirli oranlarda strese maruz kalıyoruz. Stres bazı durumlarda tetikleyici ve olumlu bir rol oynarken (mesela bir işi yaparken odaklanmamızı sağlar) strese sürekli maruz...
  • turizm-calisanlari.jpg
    Dünya genelinde ve Türkiye’de hizmet sektörü giderek büyümektedir. Ben de büyüyen hizmet sektöründe çalışan bir işçiyim. Küçükken annem kayıtlı olduğum dershanede temizlik işine bakardı. Ben de boş...
  • calisan-ogrenci.jpg
    Emeklilik yaşı çoktan geçmiş olan bir öğretmenden dinlenen, matematik dersi kadar sıkıcı bir şey yoktur sanırım. Bu yüzden o anlatırken sınıfta nerden geldiği anlaşılmayan bir uğultu başlıyordu. Bu...
  • karayolu-iscileri.jpg
    Kamuda çalışan taşeron işçilere defalarca kadro vaadinde bulunan AKP hükümeti, her seçim sonrasında bu vaadini erteliyor ve umutları bir başka bahara bırakıyordu. Tam da AKP’nin oy oranlarının...
  • disk-asgari-ucret-aciklamasi-IMG_8901.jpg
    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), asgari ücretle ilgili görüşlerini ve taleplerini DİSK Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiği basın toplantısı ile duyurdu. DİSK genel merkez yöneticileri...
  • ohal_buhal_1.jpg
    Geçtiğimiz haftalarda 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları yapıldı. Çocuklarımız ellerinde çiçekleriyle okullarına gelip öğretmenlerine sıcak ve içten sevgilerini ilettiler. Biz UİD-DER’li...
  • nehirler-okyanusa-akmali.jpg
    İşçi mahallelerinden ilerleyen servisler kimi zaman sabahın kör karanlığında, kimi zaman da gecenin zifiri karanlığında yedek parça gibi insan taşır fabrikalara. Tekdüze yaşam ve durmaksızın tıkır...
  • kres.jpg
    Merhaba arkadaşlar sizlere çoğumuzun yaşadığı bir sıkıntıdan bahsedeceğim. Özellikle kadın işçilerin hem çalışırken hem de günlük işlerini yaparken yaşadığı, aslında çözümü zor olmayan bir sıkıntıyı...
  • pink-filmi.jpg
    Geçtiğimiz günlerde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle metal sektöründe çalışan bir grup kadın işçi olarak bir araya gelmiş ve Pink filmini...
  • suriyeli-isciler-tekstil.png
    Suriye savaşından kaçan milyonlarca insan yerlerinden yurtlarından oldular. Birçok ülkeye göç ettiler. Türkiye’ye gelen Suriyeliler aç kalmamak için çeşitli işkollarında çalışıp para kazanmak...
  • ht-solar-iscileri-04122017.jpg
    HT Solar işçilerinin, patronun saldırılarına karşı sergilediği kararlı ve örgütlü tutum sonucu patron temsilcileri sendikayla görüşmeyi kabul etmek zorunda kaldı. Patron temsilcileri, bir gün önceki...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this