UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Tekel İşçilerinin Eylemleri Sürüyor

Şubat 2010, No: 23

Tekel işçilerinin sürdürdüğü direniş ikinci ayını doldurdu. 15 Aralık günü işçilerin Ankara’da toplanmasıyla başlayan eylem süreci, ilk ayını polisin saldırısı, muhalefet partilerinin şovları ve hükümetin “asla taviz vermeyiz” tehditleriyle geçti. İşçilerse başlattıkları mücadelenin ilk ayını, eylemlerinin nedenlerini anlatarak, 4/C kölelik maddesini teşhir ederek ve baskılara direnerek geçirdiler. Tekel işçilerinin direnişlerinin ikinci ayı ise mitingler, grevler ve dayanışma eylemlerinin coşkusuyla geçti.

Hükümete kararlılıklarını göstermek isteyen işçiler 15 Ocaktan itibaren 3 günlük oturma eylemine başladılar. 17 Ocak günü Tekel işçilerinin baskısıyla Türk-İş yönetimi miting kararı aldı. Ankara’da Sıhhiye Meydanında düzenlenen mitinge 70 bini aşkın işçi katıldı. Miting boyunca genel grev kararı bekleyen işçiler, grevi ağzına almayan Kumlu’nun konuşmasının ardından bizzat kürsüye çıkarak genel grev çağrısında bulundular. İşçiler Türk-İş’in genel grev, genel direniş çağrısı yapmaması üzerine tepkilerini Türk-İş Genel Merkezi önünde “Kumlu İstifa” sloganlarıyla dile getirdiler.

Türk-İş yönetimi işçilerin artan tepkisi üzerine hükümete, 26 Ocak gününe kadar süre tanıyarak görüşme talebinde bulundu. Bir araya gelen sendika konfederasyonlarının ortak talebi, Tekel işçilerinin de istemi olan “4/C’nin kaldırılması” ve “işçilerin özlük hakları korunarak güvenceli çalışma hakkının” tanınmasıydı. AKP hükümeti, Türk-İş’le yaptığı görüşmede yeni tavizler verdi. Hükümet, 4/C statüsündeki işçilerin ücretlerini yükseltmek, çalışma süresini 10 aydan 11 aya çıkartmak, kıdem tazminatı ve senelik izin hakkını tanımak zorunda kaldı. Ancak 4/C statüsü ortadan kalkmadığı için işçiler bu tavizlere tav olmayarak direnişe devam ettiler.

Böylece işçiler bir yandan açlık grevine başlarken, diğer yandan 4 Şubat günü konfederasyonların aldığı 1 günlük genel iş bırakma eyleminin sonuçlarını beklemeye başladılar. Konfederasyonlar kamu ve özel kesimde grevi başarıyla hayata geçirecek özverili bir çalışmada bulunmadılar. Grev hayatı durdurma noktasında etkisiz oldu. Fakat sonuçta uzun yıllardan sonra yapılan dayanışma grevi, işçiler arasında güven ve dayanışma eyleminin önemini bir kez daha ortaya çıkardı.

Başbakan ve bakanlar direnişin iki ayı boyunca Tekel işçilerinin mücadelesini karalayacak saldırgan tutumlarından geri durmadılar. “Yan gelip yatıyorlar” ile başlayan düşmanca saldırganlık, “işçilerin eylemlerine şeytan bulaştı” demeye kadar vardırıldı. Tekel işçileri yürüttükleri eylemlerle AKP hükümetinin işçi düşmanı ve sermaye sevdalısı yüzünü teşhir ettiler.

Gelinen aşamada Tekel işçilerinin büyük bir kısmı yaptıkları açlık grevini sağlık nedenleriyle bitirmiş bulunuyorlar. Ankara sokaklarında yürüyüşler yapan Tekel işçilerinin mücadelesi sürerken, Türk-İş yönetimi hükümetle bir kez daha görüşmüş ve bu görüşmede de AKP hükümeti işçilerin taleplerini kabul etmeye yanaşmamıştır. 12 Şubatta toplanan Türk-İş, DİSK, KESK ve Kamu-Sen başkanları işçileri oyalamaktan öteye geçmeyecek bir karar aldılar. İşçi sınıfının üretimden gelen gücünü hükümet üzerinde basınca dönüştürecek, iyi örgütlenmiş, hazırlığa dayalı, kitlesel ve etkili eylemler yerine, bürokratlar adliye koridorlarının yolunu tutmuşlardır. Yıllardır uygulamada olmasına rağmen sendikaların 4/C hakkında Danıştay’a iptal davası açmamış olmalarıysa bir başka garabettir.

Her şeye rağmen Tekel işçilerinin direngen mücadelesi ve ortaya konan sınıf dayanışması şimdiden 4/C uygulamasında iyileştirmeler yapılmasına neden olmuş, kazanım bütün işçi sınıfının hanesine yazılmıştır. Bu mücadele bir kez daha göstermiştir ki işçiler mücadele etmeden hiçbir hakkı bedavadan kazanamazlar. Hükümete tam olarak geri adım attırmanın yolu, Tekel işçilerinin direnişini işçi sınıfının genel mücadelesinin bir parçası düzeyine yükseltmekten geçiyor.

15 Şubat 2010






Son Eklenenler

  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...
  • bulasikci.jpg
    Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir...
  • yoksulluk-artiyor.jpg
    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi görüşmeleri, bir önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapıldı. Görüşme sırasında ortaya konulan veriler, yoksulluğun ne kadar yayıldığını...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this