UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Türkiye İşçi Sınıfının 1 Mayıs Geleneği!

İşçi Dayanışması Büteni, No: 121


Dünya işçi sınıfı birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’a hazırlanıyor. Türkiye’de ise alanlara çıkarak taleplerini haykırmak isteyen işçileri birçok zorluk bekliyor. Egemenler, işçilerin bu görkemli mücadele gününe katılımını engellemek ve işçilerin gücünü zayıflatmak için her şeyi yapıyorlar. Ancak bizler biliyoruz ki dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son derece güçlü ve görkemli bir 1 Mayıs geleneği vardır. Bu gelenek yasaklarla, baskılarla unutturulamaz. Türkiye işçi sınıfının tarihi bu gerçeği kanıtlamaktadır.

Bu topraklarda ilk 1 Mayıs gösterileri 1909 yılında Osmanlı’da gerçekleştirildi. 1908 yılında ilan edilen II. Meşrutiyet bazı hak ve özgürlüklerin önünü açmış, baskı altındaki kesimler seslerini duyurmaya başlamıştı. O yıllarda Osmanlı toprağı olan Selanik ve Üsküp’te her milletten işçiler 1 Mayıs’a birlikte hazırlandılar. Osmanlı işçi sınıfını oluşturan Bulgar, Sırp, Ermeni, Arap, Yunan, Rum ve Türk işçiler 1 Mayıs’ı birlikte kutladılar. Bu mitinge katılan işçilerin temel talepleri 1 Mayıs’ın ruhunu yansıtıyordu; iş saatlerinin kısaltılması, sömürü ve savaşların son bulması, işçiler arasında dayanışma!

Bütün baskı ve karalamalara rağmen Türkiye işçi sınıfı 1 Mayıs’a birlik, dayanışma ve mücadele arzusuyla sahip çıkmıştır, çıkıyor. 1 Mayıs geleneği imparatorluklara, emperyalist savaşlara, tek parti rejimine, askeri diktatörlüklere ve OHAL düzenine rağmen yok edilemedi, edilemeyecek!

Ancak Balkan Savaşları ve ardından gelen 1. Dünya Savaşı boyunca Osmanlı topraklarında 1 Mayıs gösterileri yasaklandı. 1 Mayıs’ı yasaklayan dönemin egemenleri halklar arasına kin ve nefret tohumları ektiler. 1912 ilâ 1919 yılları arasında 1 Mayıs gösterileri gerçekleştirilemedi. 1 Mayıs ancak 1920 yılında yeniden kutlanmaya başlandı. O yıl Haliç’te yapılan gösterilerde işçiler, işgal karşıtı talepler dile getiriyordu. İstanbul’daki kutlamalara Vapur İşletmeleri, Haliç İdaresi, Baruthane, Feshane ve Zeytinburnu deri fabrikalarının işçileri, Fatih, Aksaray, Harbiye hatlarındaki tramvay işçileri iş bırakarak katılmıştı.

1920 ilâ 1924 arasındaki 4 yıl boyunca çok zor koşullarda da olsa işçiler özgürlük talepleriyle 1 Mayıs meydanlarında buluştu. Türkiye Cumhuriyeti döneminde ise 1 Mayıs yine baskı, yasaklama ve engellerle karşı karşıya kaldı. Ve 1927 yılında 1 Mayıs gösterileri yasaklandı. Bu dönemde toplumun sınıflardan oluştuğunu söylemek dahi suç sayılıyor, yeni Cumhuriyetin sınıfsız bir toplum olduğu iddia ediliyordu. 1 Mayıs’ın bir mücadele günü olduğunu unutturmak ve sınıfsal özünden kopartmak isteyen egemenler, 1935 yılına gelindiğinde bu günü “Bahar ve Çiçek Bayramı” ilan ettiler.

Böylece 1976’ya kadar 1 Mayıs, 50 yıl boyunca yasaklı kaldı. 1960’lı yıllardan itibaren Türkiye’de sanayi gelişmeye, işçi sınıfı büyümeye başlamıştı. İşçiler örgütlenerek ekonomik ve siyasi haklarını talep etmeye başlamıştı. Bir uyanış içinde olan Türkiye işçi sınıfı, 1 Mayıs geleneğini yeniden diriltmek üzere harekete geçmişti. 1976 yılında DİSK’in öncülüğünde işçiler, 1 Mayıs’ı kutlamak üzere alanlara çıktılar. Bir yıl sonra 1 Mayıs’ta işçi sınıfı sel olup İstanbul Taksim Meydanına akıyordu. 500 bin işçi dört bir koldan alana akıyor, 1 Mayıs o güne kadar hiç olmadığı kadar görkemli bir mitingle kutlanıyordu. İşçi sınıfının uyanışından korkan dönemin egemenleri, gerçekleştirdikleri kanlı provokasyonla Taksim 1 Mayıs’ını kana buladılar. Onlarca işçiyi katlettiler. Bu katliama rağmen işçiler bir yıl sonra 1978’de yine çıktılar alanlara. Fakat 1980 askeri faşist darbesi ile 1 Mayıs yeniden yasaklandı.

1980’li yıllarda baskı ve yasaklamalara rağmen sendikalar ve siyasi partiler 1 Mayıs’ı salon toplantılarıyla kutladılar. 1993 yılında yasaklar aşıldı ve sendika konfederasyonları 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamaya başladı. 1996 yılında İstanbul Kadıköy’de 100 bin kişinin katılımıyla 1 Mayıs gösterileri düzenlendi. Baskı ve yasaklara rağmen Türkiye’de 1 Mayıs meydanlarda kutlanmaya devam ediyordu. Bu geleneği ezemeyen egemenler, 2010’da 1 Mayıs’ı “emek ve dayanışma günü” olarak, resmi tatil günü ilan etmek zorunda kaldılar. Ancak bu kez de işçilerin mücadele ve dayanışmasının önüne geçmek için 1 Mayıs’ın kendi belirledikleri bir alanda ve içerikte kutlanmasını dayatmaya başladılar. Son yıllarda ise OHAL bahane edilerek 1 Mayıs kutlamaları yasaklanmaya veya sınırlandırılmaya çalışılıyor.

Fakat bütün baskı ve karalamalara rağmen Türkiye işçi sınıfı 1 Mayıs’a birlik, dayanışma ve mücadele arzusuyla sahip çıkmıştır, çıkıyor. 1 Mayıs geleneği imparatorluklara, emperyalist savaşlara, tek parti rejimine, askeri diktatörlüklere ve OHAL düzenine rağmen yok edilemedi, edilemeyecek!

18 Nisan 2018






Son Eklenenler

  • issizler-ordusu-buyuyor.jpg
    Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2018 Ekim ayını kapsayan işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puan artışla yüzde 11,6’ya yükseldi. İşsiz sayısı ise 501...
  • kesk-ek-zam-eylemi-izmir.jpg
    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi emekçiler, 15 Ocakta ekonomik krizin yakıcı sonuçlarına karşı ülke çapında eylemler yaptı. İşçi ve emekçilerin günden güne daha da...
  • aksaray_2470.JPG
    İş bulmanın birçok yöntemi vardır. Bizler de bu yöntemlerle iş ararız genellikle. Kimi zaman müracaatlarımızı bir yakınımızın elamana ihtiyaç olduğunu söylediği yerlere kimi zaman da iş bulma...
  • patronlara-tesvik.jpg
    2015 yılında 6645 sayılı Torba Kanunla sözde iş kazalarını azaltmak hedefiyle İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda bazı düzenlemeler yapıldı. Buna göre ölümle veya sürekli iş göremezliğe neden olan...
  • gelir-vergisi-hesaplama.jpg
    Son yıllarda zengin ile fakir arasındaki uçurum giderek arttı. Zenginler daha fazla zengin olurken, yoksullar ise yerlerinde saymaya ve iki sınıf arasındaki uçurum büyümeye devam ediyor. Bunun sebebi...
  • naylon-poset.jpg
    Merhaba kardeşler, aylardır nasıl olacak diyerek beklediğimiz vakit geldi. Artık satın aldığımız ürünleri koyduğumuz poşetlere de para vereceğiz. Ve vurgulandığı gibi sadece plastik poşetlere de...
  • derman-isci-sinifinda.jpg
    Derde maruz kalanlar dertlerinin çaresini aramazlarsa, derdi bizzat yaratanın çaresine mahkûm olurlar. Çare diye sunulan yine bir dert midir, yoksa çare midir, o da ayrı bir mesele. Ben işçi...
  • eksen-makine-iscileri.jpg
    Gebze Tavşanlı Kömürcüler Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Eksen Makina’da, çoğunluğu kadınlardan oluşan işçiler, 11 Ocakta fabrika önünde direniş başlattılar. Arzum, Arçelik gibi markalar için...
  • eyt-izmir-13012019-5.jpg
    Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EYTSDD) üyeleri, seslerini duyurmak ve emeklilik haklarının verilmesi talebini dile getirmek için kitlesel etkinlikler...
  • kilis-iskur.jpg
    Merhaba dostlar, bundan aylar önce işsiz kaldığım bir zamanda “İŞKUR’a da başvurayım, olur ya belki bir iş çıkar” diyerek İŞKUR’un yolunu tuttum. İŞKUR önünde bir televizyon kanalı röportaj yapıyordu...
  • mertcan-y.jpg
    Mertcan daha altı yaşında ve oyun çağındaydı. Kendi yaşıtları gibi oyun oynamak, şımarmak, koşmak onun da en doğal hakkıydı. Küçücük hayatına şiddet ve korkulardan başka bir şey sığdıramadı maalesef...
  • mucadele-tarihimizden-.jpg
    Türkiye işçi sınıfının sayısız bedeller ödeyerek yürüttüğü mücadelelerde edindiği birikimi hatırlamak ve hatırlatmak büyük önem taşıyor. Sınıf mücadelesinden süzülüp gelen birikimlerin, grev ve...
  • pirasa.jpg
    Aylardır krizle yatıp şaşı kalkar olduk! Tükettiğimiz ve ihtiyacımız olan ne varsa fiyatlar iki katına çıktı. Tüketmek zorunda olduğumuz gıda maddeleri el yakıyor! Türkülere konu olmuş, fakirlerle...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this