UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Türkiye’nin Hayal Haritası ve En Büyük Hayalimiz

Pendik’ten bir işçi

Sizin için hayal nedir? Hayaliniz nedir? Ya da bir hayaliniz var mı? En son ne zaman hayal kurdunuz? Bu ve buna benzer soruları kendimize en son ne zaman sorduk? Peki, bu sorulara bir cevabımız var mı? Ne tür cevaplar veriyoruz?

Türkiye’de ilk kez 2016 yılında, Intel ve Future Bright adlı teknoloji ve araştırma şirketleri “Hayal Haritası” ve “Girişimcilik DNA’sı” araştırması yaptı. 10 kentte 8-55 yaş arası 2 bin kişi ile görüşülen araştırmada çocukların yarısının hayal kuramadığına dikkat çekildi. Yetişkinlerin ise sadece %14’ü hayal kuruyor. OECD’nin yaptığı araştırmaların sonuçları; bizlere Intel ve Future Bright’ın sonuçlarının nedenini, temel olarak hangi hususların eksik olduğunu gösteriyor. OECD’nin 15 yaş grubu üzerinden hazırladığı Yaratıcı Problem Çözme raporuna göre Türkiye’de çocukların sadece %2,2’si problem çözme yeteneğine sahip. Genele bakıldığında 44 ülkenin en üst düzey performans gösteren öğrenci oranı ortalaması yüzde 11,4. Ortalamanın çok çok altında olan bu sonuçlar, çocukların nasıl ezberci, eleştirel bir bakışla yaklaşmak yerine verileni nasıl olduğu gibi aldığını gösteriyor. Yaratıcılığın yerini türlü dogmalar alıyor, en büyük hayallerden birisi “şehit olmak ve cennete gitmek” olarak öğretiliyor, çocukların bilinçlerinde bu yönde tahrifatlar yapılıyor. Yaratıcılık için olmazsa olmazlardan olan hayal kurmada da böylece sınıfta kalmış oluyoruz.

En temel öğeler olan eleştirel, bilimsel ve sorgulayıcı eğitimin yerine; olayları olduğu gibi kabul etmeyi koyan bir eğitimden geçiriliyoruz çocukluktan itibaren. Kendisine her koşulda itaat eden bir nesil yetiştirmek istediğini her vesilede dillendiriyor iktidar. İstek bu olunca haliyle çalışmalar da bu yönde oluyor. Çalışmaları arttıkça uluslararası alanda yapılan eğitim araştırmalarının sonuçları da geriye doğru gidildiğini gösteriyor.

Hayal kurmada başarılı denilebileceklerin ağırlıklı bir kesimi üniversite öğrencisi ve hayallerinin “girişimcilik” olduğu belirtiliyor. Bu kavramı “üretken” hayal olarak alan rapor, gençlerin hayallerinin ağırlıklı olarak meslek ve para odaklı olduğuna dikkat çekiyor. Her 10 katılımcıdan 5’i en büyük hayalinin “Sadece bir meslek sahibi olmak” olduğunu söylüyor. Gençlerin geleceğini güvence altına alma kaygısı işsizliğin korkunç seviyelere ulaştığı günümüz koşullarında ne yazık ki bizleri şaşırtmıyor. Girişimci olmak isteyen gençlerin ise aslında özünde kendi işlerini kurma, daha çok para kazanma hırsı olduğu hususu ise es geçiliyor. Üretken hayal demek; daha büyük paralar, daha yüksek mevkiler istemekmiş! Sonrasında, ne yazık ki realitenin dayatmış olduğu “büyük” hayaller büyük hayal kırıklıklarının yaşanmasına neden oluyor. İş bulamama, bulabilenlerin ise düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalmaları, kişilikler üzerinde ciddi tahribatlar oluşturuyor. Öncesinde kendini değerli gören bireyin, çalışmaya başladığında ise işgücünü satarak hayatta kalmaya çalışan milyarlarca insandan sadece biri olduğu gerçeğini kabul etmesi kolay olmuyor.

Daha yaşanılabilir bir dünya için mücadele eden insanlar, “idealist” olarak tanımlanır. Başka bir deyişle onların bu tutumları hayal kategorisine bile sokulmamaktadır. Gençlere “Mutlaka hayaliniz olsun. Hayali olmayanlar yarınları yönetemezler. Hayal gençlerin geleceğidir. Hayal kurun. Hayaliniz büyük olsun” diye öğüt verenler hayallerimizi kendi belirledikleri sınırlar çerçevesinde tutmamızı istemektedirler. Hayaller; iş, eş, ev ve arabanın ötesine geçmesin istiyorlar.

Bizlerin de hayalleri var. Ama öyle sizin o “üretken” hayallerinizden değil. Verdiğimiz ve vereceğimiz tüm uğraş kaçınılmaz olan “hayalin” gerçekleşmesini daha erken bir tarihe almak içindir. Savaşların olmadığı, kimsenin kimseyi sömürmediği, sınırların ortadan kaldırılıp insanların kardeşçe yaşadığı, emeğin sevgiyle büyüttüğü bir dünyayı yaratma hayali… Mutluluğun hayal olmadığı, çalışmanın yaşamın doğal bir parçası haline geldiği, bireyin mutluluğunu toplumsal mutluluğa bağladığı, güzelliklerin birlikte yaratılacağı bir dünya hayalimiz var. Biz hayal ediyoruz. Yaşamlarımızı gelecek dünyayı oluşturmak üzere hep birlikte o hayal etrafında, ipek böceğinin sabrıyla örmeye devam ediyoruz. Peki ya siz?

9 Kasım 2017


...önceki
Gelecek Neydi?




Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this