UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Türkiye’nin İşçi Hakları Karnesi: AKP-Sermaye El Ele


Bursa’da başlayıp birçok kente yayılan metal direnişleri, Türk Metal’in baskı ve dayatmalarına karşı işçilerde yıllardır biriken öfkenin bir sonucudur. Birçok büyük fabrikada işçiler Türk Metal’i sırtlarından attılar, yeni temsilcilerinin tanınması ve kimsenin işten çıkarılmaması talepleriyle üretimi durdurdular. Patronların verdiği sözler üzerine işçilerin eylemleri sona erdi. Ancak patronlar sözlerinde durmadılar ve fabrikaların çoğunda yüzlerce işçiyi işten çıkarmaya giriştiler. İşçiler anayasal bir hak olan sendika seçme özgürlüğünü kullanmak istedikleri için baskılara, saldırılara maruz kalıyorlar.

Türkiye’de işçiler benzer hak ihlalleriyle çok sık karşılaşıyorlar. İşçi hakları sermaye hükümeti tarafından her fırsatta kırpılıyor. Gelişmiş ülkelerde, Ortadoğu ülkelerinde, Asya’da, Afrika’da ve dünyanın genelinde işçi sınıfı benzer hak ihlallerine maruz kalıyor. Ve bu ihlaller her geçen gün artıyor. Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ITUC), 141 ülkede işçi haklarına yönelik hak ihlallerini gözler önüne seren bir rapor yayınladı. “Küresel İşçi Hakları Endeksi” adlı raporda, ülkeler, sendikal, haklarına yönelik ihlallere, sendikacılara ve mücadele eden işçilere yönelik saldırılara göre değerlendirildi.

141 ülke işçi hakları bakımından en iyiden en kötüye doğru 5 kategoriye ayrıldı. İşçi haklarının en iyi durumda olduğu birkaç ülkede bile, ekonomik kriz gerekçesiyle hak gasplarının giderek arttığına dikkat çekiliyor.

Rapor Türkiye’yi en kötü durumdaki ülkelerin yer aldığı beşinci kategoride, yani “hakların garantisinin bulunmadığı ülkeler” arasında gösteriyor. Türkiye, işçiye verilen değer bakımından Cezayir, Bangladeş, Mısır, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle aynı basamağı paylaşıyor. Raporda çeşitli ülkelerde meydana gelen hak ihlallerine dair örnekler de veriliyor. Türkiye’de işçi haklarına dair yasal düzenlemeler yapılmış olsa da bunlar patronlar lehine uygulanıyor. Grev ve sendika seçme özgürlükleri fiilen gasp ediliyor. Yakın zamanda gerçekleşen ve bir kısmı söz konusu raporda da yer alan bazı hak gaspları şöyle;

  • Sütaş işçilerinin direnişine polis müdahale etti, TÜSİAD başkanı da olan patron, eylem alanına gübre döktürdü.
  • Bakanlar kurulu kararıyla birçok grev yasaklandı. Şişecam, Pirelli, Petlas, Erdemir Madencilik, THY, metal grevleri… Son 15 yılda 10 grev yasaklandı.
  • Sendikalaşmak isteyen işçiler birçok işyerinde işten çıkarıldı: Deva İlaç, Kampana Deri, Maltepe Üniversitesi Hastanesi, Punto Deri, MT Reklam, Ülker, TÜVTÜRK, Serapool…
  • Anayasal bir hak olduğu halde metal işçilerinin sendika seçme özgürlükleri engelleniyor, kendi seçtikleri temsilciler birçok işyerinde tanınmadı.
  • 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isteyen sendikalar polis şiddetiyle engellendi.

İş saatleri arttırılıyor, çalışma koşulları ağırlaştırılıyor, bir işçiye birkaç işçinin yapabileceği işler yaptırılıyor. Artan iş saatlerine ve iş temposuna rağmen ücretler düşürülüyor. İş kazaları, iş cinayetleri, meslek hastalıkları artıyor. Canını dişine takarak çalışan işçi, ailesine ve arkadaşlarına vakit ayıramıyor. Bu sayede patronun kârı daha da artıyor. İşçiyse daha da yoksullaşıyor… Bu kadar çalışmasına, döktüğü alın terine, verdiği emeğe rağmen işçi hakkını istediğinde baskıyla, zorbalıkla karşılaşıyor. İşçinin hak talebiyle açtığı davalar uzun yıllar sürebiliyor.

Bütün bunlar olurken patronlar sınıfı ve onların çıkarını savunan hükümet, özgürlüklerden bahsedebiliyor. Patronlar doğruları söylemiyorlar. Onların ikiyüzlükleri, işçi mücadeleye başladığında ortaya çıkıyor. Baskı araçlarını devreye sokuyorlar, karalama kampanyası yürütüyorlar ve mücadeleyi engellemeye çalışıyorlar. Yasaları bile tanımıyorlar. Sermaye hükümetleri, yasayla tanınan grev hakkını uyduruk gerekçelerle yasaklayabiliyorlar.

Türkiye işçi sınıfı, her geçen gün daha da kötüye giden haklarını korumak ve geliştirmek için örgütlenmek zorundadır. Sermaye sınıfı sömürü düzenini bütün dünyada korumaya çalışıyor. Bütün ülkelerde baskılar arttırılıyor, işçileri bölmek için her yolu deniyorlar. Çünkü işçilerin birlik olmasını istemiyorlar. Çünkü işçiler birlik olursa, sadece Türkiye’de değil bütün dünyada patronların karşısına dikilecekler!

22 Temmuz 2015






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this