UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Tuvalette Bebek Emzirmek Kader mi?

Bahçelievler’den bir işçi

Merhaba arkadaşlar sizlere çoğumuzun yaşadığı bir sıkıntıdan bahsedeceğim. Özellikle kadın işçilerin hem çalışırken hem de günlük işlerini yaparken yaşadığı, aslında çözümü zor olmayan bir sıkıntıyı dilim döndüğünce siz kardeşlerime anlatacağım. Diyeceksiniz ki madem çoğu zaman yaşadığımız bilindik bir sorun o zaman ne diye anlatıyorsun. Nedeni şu; anladım ki bu sistemde hemen hemen herkes üç aşağı beş yukarı aynı sorunları yaşıyor ama bu sorunları birbirlerine anlatmıyor. Bir kadın işçi ve bir anne olarak istiyorum ki hepimizi mağdur eden bu işyeri koşullarımızı birbirimize anlatalım. İşyerlerimizde yaşadığımız sorunlara birlikte çözüm getirelim. Ancak biz işçilerin dayanışması ile çözüm bulacak sorunlarımıza biz çözüm olalım. Biz işçi kadınlar birbirimizi bilip tanıyalım.

Arkadaşlar benim işyerimde işçilerin yüzde 70’i kadın. Üstelik yönetici ve müdürlerimizin de çoğu kadın. Böyle bir işyerinde özellikle biz kadın çalışanlar için maalesef hiç olmaması gereken sorunlarımız var. İşyerimizde kreş yok. Çocuklarımızı ya fiyatları çok yüksek, kaliteli, temiz kreşlere ya da bütçemize uygun ucuz, kirli, merdiven altı kreşlere vermek zorunda kalıyoruz. Üstelik bizim işyerimizde fiziksel koşullar kreş açmaya uygun. Birçok oda ya boş ya da gereksiz işler için kullanılıyor. Peki, bu odalardan birini kreş yapmak ya da güvenli bir oyun odası yapmak çok mu zor? Koca koca alışveriş merkezlerinde müşteriler daha rahat para harcasın diye çocukların ücretsiz emanet edildiği oyun alanları varken bizim işyerimizde küçük bile olsa çocuklarımızı güvenle bırakabileceğimiz yerler neden yok? Benim çalıştığım işyerine her gün yüzlerce insan gelir. Biz çalışanlar bir yana aynı sorunu vatandaşlar da yaşamakta. Kısacık bir işlem için saatlerce sıralarda bekleyen anneler aynı zamanda çocukları ile uğraşmak zorunda kalıyor. Sırf bu yüzden bile saatlerce iş kaybı yaşanıyor. Her açıdan mantıksız olan bu kreşsizlik halini her şey bir yana bu kadar kadın yöneticinin olduğu işyerime hiç yakıştıramıyorum. Hep kendime şu soruyu sordum, “nasıl olur da üst düzey yöneticileri kadın olan bu işyerinde kreş olmaz?” Ama cevabını da aldım. Çok şükür etrafımızda bizi aydınlatan işçi kardeşlerimiz ve İşçi Dayanışması bültenimiz var.

İşçi Dayanışması’ndan öğrendiğimi de yine bu hayatta, yaşantılar üzerinde denedim. Ve şunu öğrendim; işyerlerimizde kadın yönetici veya erkek yönetici, kadın işçi veya erkek işçi çoğunlukta olmasının hiçbir önemi yok, mesele konuya duyarlı ve örgütlü kaç işçinin olduğu. Aslında mesele bizim ortak sorunlarımızın etrafında birleşmemiz. İşte bu birliği sağlarsak işyerimizde çocuklarımıza koskocaman oyun odaları, kreşler kurarız hem de en güzelinden. Şimdiye kadar işyerimle ilgili sanıyordum ki kreşten daha büyük bir sorunum olamaz. Oysa geçen gün öyle acı bir durumla karşılaştım ki insanlığımdan utandım, yer yarılsa içine girerdim herhalde. Bir anne birkaç günlük bebeğini her gün yüzlerce insanın kullandığı tuvalette emziriyordu… Meğer bizim işyerinde bırakalım kreşi, emzirme odası bile yokmuş. Patronların bebeklerine dadılık yapan bir abla bahsetmişti. Zenginler bebeklerini ebeveynlerinin nefesinden enfeksiyon kapmasın diye daha 2-3 günlükken ayrı odada yatırıyorlarmış. Biz ise çocuklarımızı tuvaletlerde emziriyoruz. Görüyorsunuz ki mesele çok basit, biz ve onlar. Sorun kadın ve erkek sorunu değil. Yöneticilerin kadın olması sorunlarımızın çözüleceği anlamına gelmiyor. Ya da başbakanın, bakanların kadın olması sorunlarımızın biteceği anlamına gelmiyor. Sorun sınıf sorunudur. Ve bu sorunu ancak biz çözebiliriz birlik olarak. Ya bizdensindir ya da onlardan.

8 Aralık 2017






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this