UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

UİD-DER Kadın Komitesi: Emekçi Kadınlar 8 Mart Ruhuyla Mücadelede Öne!

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 119



Clara Zetkin, 1910 yılında 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olmasını önerdiğinde, dünya çok büyük bir savaşın eşiğindeydi. Birkaç sene sonra savaş başlayacak, dünya tam bir cehenneme dönecek ve milyonlarca insan ölecekti.

Clara gibi sosyalistler yaklaşan tehlikenin farkındaydı. Onlar savaşa, milliyetçiliğe, işçi sınıfının ve halkların birbirine kırdırılmasına karşı mücadele ediyorlardı. Fabrikalarda ölesiye çalıştırılan işçilere, emekçi kadınlara sesleniyorlardı. Onlara tüm dünya işçilerinin kardeş olduğunu, asıl düşmanın zalim patronlar sınıfı olduğunu anlatıyorlardı. Clara ve mücadele arkadaşları dünya emekçi kadınlarının sömürüye, çifte ezilmişliğe, emperyalist savaşlara karşı birlikte ve kardeşçe mücadele etmesi için ortak bir gün belirlenmesini istiyordu. Tam da bu nedenle 8 Mart tarihini seçmişlerdi. Çünkü 8 Mart 1857’de New York’ta bir tekstil fabrikasında 129 kadın işçi grevde oldukları için fabrikaya kilitlenmiş ve çıkan yangında ölmüşlerdi. Bu tarih, patronların zalimliğinin ve kadın işçilerin her şeye rağmen mücadele etmeye kararlı olduklarının işaretiydi.

Şanlı Ekim Devrimi’nin fitilini işçi, ev kadını, asker karısı yoksul ve aç Rus kadınlarının 8 Mart gösterileri ateşlemişti. Rusya işçilerinin devrimi, emekçi kadınlara omuz omuza mücadele ve dayanışmanın güzelliğini yaşattı, o güne kadar asla sahip olmadıkları özgürlüğün, eşitliğin, kapısını araladı.

Clara’ların ve işçi sınıfının saflarında çifte ezilmişliğe, sömürüye karşı mücadele yürüten sosyalistlerin çabalarına rağmen savaş başladı. Ne zaman biteceği bilinmeyen bu uğursuz fırtına insanlığa büyük bedeller ödetti. Her milletten işçiler, emekçiler; en adi yalanlarla, kışkırtmalarla zehirlendi, milliyetçilik ve düşmanlık batağına itildi, birbirlerinin canını almaya hazır hale getirildi. Dünyayı daha önce görülmemiş bir karanlık ve kasvet sardı. Ancak 1917’de Rusya işçi sınıfının ayağa kalkması, iktidara el koyması ve barış ilan etmesi o karanlığın dağılmasını sağladı. Dünyanın tüm ezilenlerinin kalbi yeniden umutla doldu. Bu şanlı devrimin fitilini işçi, ev kadını, asker karısı yoksul ve aç Rus kadınlarının 8 Mart gösterileri ateşlemişti. Rusya işçilerinin devrimi, emekçi kadınlara omuz omuza mücadele ve dayanışmanın güzelliğini yaşattı, o güne kadar asla sahip olmadıkları özgürlüğün, eşitliğin, kapısını araladı.

Bütün bu deneyimler bizim için paha biçilmezdir. Bize savaş ve baskıcı iktidar dönemlerinin sonsuza dek sürmeyeceğini, daha güzel bir gelecek umudunu korumamız gerektiğini öğretir. Bugün bu deneyimlere her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Çünkü bugün dünyayı yeniden çok büyük bir karanlık sarıyor. Savaş yangını büyüyor, egemenlerin ateşe verdiği Ortadoğu’da halklar büyük acılar yaşıyor. Eşitsizlik, işsizlik ve yoksulluk büyüyor, kapitalizmin tarihsel krizi ve çürümesi insanlığa büyük bedeller ödetiyor. Türkiye’de baskılar artıyor, demokratik haklar kısıtlanıyor, grevler yasaklanıyor, işçi ve emekçilerin sorunları büyüyor, tüm muhalif sesler boğuluyor, OHAL, KHK’lar ve anti-demokratik uygulamalar süreklileşiyor, toplumda gerilim artıyor. Kadına yönelik şiddet de ürkütücü biçimde tırmanıyor.

Ancak bu durum bizleri umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklememeli. 8 Mart’ı yaratan mücadeleci sınıf kardeşlerimiz, en zor zamanlarda bile “sömürüsüz bir dünya kurma mücadelesi”ne dört elle sarıldılar. Ezilen ve sömürülen işçilerin mücadelesinin asla bastırılamayacağına yürekten inandılar. Dünyayı değiştirme mücadelesi varsa yarınlara umutla bakılabileceğini kavradılar. Böylelikle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü işçi sınıfının mücadelesinin tarihsel sembollerinden biri haline geldi. Elbette acılar çekildi, bedeller ödendi. Ama umut, coşku, yürek yüreğe verilen mücadelenin sıcaklığı hep galip geldi.

Üzerimize çöken karanlığı dağıtmak için emekçi kadınların mücadelede öne çıkmasının ve sömürüye, çifte ezilmişliğe boyun eğmeyeceğini göstermesinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Biliyoruz ki emekçi kadınlar böyle karanlık zamanlarda geçmişin derslerine daha sıkı tutunmalı, işçi sınıfının tarihsel mücadelesinin mirasına, bu mirasın 8 Mart gibi sembollerine daha fazla sahip çıkmalı. İşte bu nedenle biz, 8 Mart’ı Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü olarak bizlere armağan eden, sömürünün ve savaşların olmadığı bir dünya kurmak için mücadele eden o emekçi kadınların yolundan gitmeyi seçiyoruz. “Emekçi Kadınlar Mücadelede Öne!” diyor ve tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyoruz.

UİD-DER Kadın Komitesi

7 Mart 2018






İşçi Dayanışması Bülteni

Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this