UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Yasalar İşçilerden Yana mı?

İşçi Dayanışması Bülteni, No:125

İşyerinde haksızlığa uğradıklarını düşünen, meselâ ücretlerini alamayan işçiler yasal haklarının ne olduğuna bakarlar. İşten atılınca “yasal haklarım nedir?” diye sorarlar. Çünkü yasalar milyonlarca işçinin çalışma şartlarını belirler. Peki, yasaları kim yapar? Yasaları çıkaran siyasetçiler, devlet adamları gerçekten işçilerin çıkarını düşünür mü? Bu soruya doğru cevap verebilmek için iktidarın iş yasalarında yaptığı değişikliklerin bizim yaşamımızı ve patronlar sınıfının durumunu nasıl etkilediğini görmemiz gerekiyor.

İktidar, 1 Ocak 2018 itibariyle Zorunlu Arabuluculuk Sistemini yasalaştırdı. Artık kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai gibi haklarımız için, işe iademizi istemek için doğrudan mahkemeye başvuramıyoruz. Hükümet tarafından yasayla ilgili olarak hazırlatılan ve TV ekranlarında döndürülen “kamu spotu” manidar bir biçimde “hem işçi kazanıyor hem de işveren” sözleriyle sona eriyor. Bu uygulamanın işçilerin haklarından daha azına razı edilmesi, patronların cebinden daha az para çıkması için getirildiğinin üstü örtülmek isteniyor.

Baksanıza, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) gibi bir patron örgütüne başkanlık eden Rıfat Hisarcıklıoğlu, Genel Kurul toplantısında onlara kolaylık sağlayan iktidara, bu yasa için ve daha pek çok “hizmeti” için teşekkür etti. “Biz de iş ve yatırım ortamı önündeki engelleri tespit edip, hükümetimizle birlikte kaldırdık. En çok şikâyet ettiğimiz konu olan, istihdam maliyetlerinin düşürülmesini sağladık. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, KOBİ’lerimize büyük yükler getiriyordu, bunları kaldırttık. Sanayicinin üzerindeki emlak vergisi yükünün azaltılmasını sağladık… Özellikle iş mahkemelerindeki davalarda, işveren yüzde 99 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık. Bu vesileyle, bizlere her zaman destek olan sayın cumhurbaşkanımıza, başbakanımıza, bakanlarımıza ve meclisimize, bizimle birlikte çalışan, emek veren bürokratlarımıza, camiamız adına teşekkür ediyorum.”

Yasaların nasıl şekilleneceğini işçi sınıfı ve sermaye sınıfı arasındaki güç dengesi belirler.

Bir patron örgütünün başkanı, şöyle yaptırdık, böyle yaptırdık, sorunları çözdük diyor. Yani kazandıklarını anlatıyor. Onlar kazandıklarına göre biz kaybettik. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonunun dünya genelinde 142 ülkede sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev haklarının kullanımına ilişkin yasal ve fiili engelleri saptamak amacıyla hazırladığı 2018 Küresel Haklar Endeksi raporunda, Türkiye hak ihlalleri açısından en kötüler arasında yer alıyor. Kendisini “patronların ayaklarındaki prangaları çözmeye” adamış bu iktidar zamanında emeklilik yaşı ve prim günü yükseltildi, emeklilik maaşı iki kez düşürüldü. Sözleşmeli, esnek çalışma, taşeron işçilik derken kadrolu bir işte çalışanların sayısı azaldı. Sendikalaşmanın önündeki engeller arttırıldı. İş kazalarında ölen işçilerin sayısı her geçen gün biraz daha arttı. İş Güvenliği Kanununun bütün önemli maddeleri iptal edildi. Yüz binlerce işçinin grevi yasaklandı. Yani patronların “prangaları” çözülürken işçilerin ayağındaki prangalara kilit üzerine kilit vuruldu.

Kapitalizm denilen sömürü düzeninde tüm yasalar mevcut düzeni korumak ve geleceğe taşımak için yapılır. Yalanlarla meşrulaştırılır. Adil ve tarafsız olduklarını iddia eden egemenler, güçlerini bizim örgütsüzlüğümüzden alır, bizleri güçsüz, saflarımızı dağınık bulduklarında haklarımızı elimizden alırlar. Yani yasaların nasıl şekilleneceğini işçi sınıfı ve sermaye sınıfı arasındaki güç dengesi belirler. Nitekim bugün işçiler yeteri kadar örgütlü olmadıkları için geçmişte kazanılmış hakları tek tek ellerinden alınıyor.

Yani sermaye düzeninin efendileri durup dururken işçilere bir şey vermez. Eğer işçiler birlik olurlarsa, yani sendikalarında, derneklerinde, mücadele örgütlerinde bir araya gelirlerse iktidara baskı yaparak yasaları etkilerler. Onlara haklar bahşedilmesini beklemezler, o hakları mücadele ederek, söke söke alırlar. 8 saatlik işgünü, grev, toplu sözleşme, yıllık izin, doğum izni, sendikalaşma hakkı, emeklilik ve bunun gibi daha pek çok hak işçilerin yürüttüğü çetin mücadeleler sonucunda kazanıldı. Bu ülkede grev hakkı Kavel greviyle kazanıldı. 15-16 Haziran işçilerin örgütlenme, sendikalı olma özgürlüğü için verdiği büyük bir mücadeleydi.

Unutmayalım ki asıl belirleyici olan kimin, hangi sınıfın daha güçlü olduğudur. Güçlü olansa, birlik içinde ve örgütlü olandır.

20 Ağustos 2018






Son Eklenenler

  • viransehir_iskur_kura_cekimleri.jpg
    Konkordato ilanları, daralma ve ekonomik kriz gerekçesiyle işçi çıkarmalar her geçen gün artıyor. İşsizlik oranları da buna bağlı olarak artıyor. TÜİK’e göre Ağustos itibariyle işsizlik oranı yüzde...
  • kadin-isciler-1.jpg
    Her zamanki gibi o gün işe başladım. Vardiyamı teslim alıp tezgâhıma geçtim. Biz aynı tezgâhta dört kişi çalışıyoruz. Herkesin yaptığı iş zor fakat sadece bir pozisyondaki iş diğerlerine göre kolay...
  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this