UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Yasalar, Yasalar, Yasalar...

Gebze’den bir kadın metal işçisi

Dört aydır, 11 aylık belirsiz iş sözleşmeli bir metal fabrikasında çalışıyordum. Günlük on saat çalışma, iki saat yol, üç saat de fazla mesailerle akşama kadar pestilim çıkıyordu. Mesaileri aksatmıyorken gayet iyi bir işçiydim. Bütün gün onca saat ayakta durmaktan ve ağır çalışma koşullarından belimde ağrılar oluşmaya başladı. Fazla mesai üstüne mesai, mesai üstüne mesai. Bırakın gezmeye vakit ayırmayı, vücudumu dinlendirmeye vaktim kalmıyordu. Fazla mesailer de öyle rızanla falan değil, listede adın var buradasın. Hafta sonu Cumartesi Pazar da mesaiye yazmışlar, işin gücün var mıdır sorgu sual etmeden. Gayet iyi niyetle şefime Pazar günü dinlenmeye ihtiyacım olduğunu söyledim. Bana söylediği ilk şey “seni işe almamın sebebi mesailere gelmeyi kabul etmiş olmandı” dedi. Ben de “doğru mesailere geleceğimi söylemiştim, ama yatağı yorganı fabrikaya sererim diye bir söz vermedim” dedim. Velhasıl güç bela belimin ağrısına ikna oldu. Bir saat sonra mesai listesinde ne göreyim, Cumartesi günü dokuza kadar mesaiye yazılmışım. Malum Pazar mesaisine kalmayınca Cumartesiden acısını çıkarıyorlar. Neyse o kısmını da uygun bir dille konuşarak çözdük.

Cumartesi uyandım, eğilip çorabımı giyemiyorum. Canım yanıyor bir yandan, mesaiye gitmezsem işten atılacağım korkusu bir yandan iyice bunaldım. Ama o halde gidip çalışamayacağım için sorumluma sağlık sorunumdan kaynaklı gelemeyeceğimi bildirdim ve hastaneye gittim. İki gündür devam eden mide ağrım da artmaya başladı. Doktora şikâyetimi bildirdim belimin de önemli olduğunu ama önce mide sorununu çözmek gerektiğini söyledi. Mideyi çözene kadar belimle alakalı hiçbir şey yapmadı. Tedavi kısmı öğlene kadar sürdü, iki gün de istirahat verdi ve sonunda hastaneden çıktım.

Pazartesi işbaşı yaptım ve 11 aylık belirsiz iş sözleşmem belirli iş sözleşmesine çevrilerek ihbar tazminatım ya da ihbar sürem tanınmadan iş akdim feshedildi. Hakkımı talep ettiğimde öyle bir hakkımın olmadığı söylendi. Oysa yasal olarak deneme süremizi doldurduğumuzda ihbar tazminatı hakkımız doğar. Yok, eğer belirli iş sözleşmesiyse kalan sürenin ücretinin ödenmesi gerekir. Bunları söylediğimde insan kaynakları gözümü korkutmak için bağırmaya başladı. Çıkış evraklarımı okumak istediğimde daha üst perdeden sesi yükselmeye başladı. Ne acı ki benim çıkışımı yazan da bir işçi ama işçi olduğunun farkında olmayan bir işçi. Haksız bir şekilde işten çıkarıldığımı bildiği halde, o fabrikanın patronuymuş gibi bana kapıyı gösterip “beğenmiyorum çıkarıyorum” dedi. Güvenliği çağırıp beni kolumdan tutup yaka paça dışarı attırmaya çalıştılar. 170’i arayıp yaşadıklarımı anlattığımda bana gayet rahat bir şekilde, “bunun psikolojik baskıya girmediğini, bu durumun en az altı ay devam etmesi gerektiğini” söylediler. Çünkü yasalarda öyle yazıyormuş. Yani işyerlerinde hakaret, küfür, aşağılanma, zor kullanma gibi şeylerle karşılaştığımızda 6 ay tahammül edeceğiz, boyun eğeceğiz, ondan sonra bu durumu kanıtlayıp belgeleyip gereğinin yapılmasını isteyeceğiz. Çünkü yasalar öyle diyor!

Şimdi bu yasaları yazanlar diyorlar ki; referandumda tek adam rejimine evet derseniz her şey çok güzel olacak. İstikrar olacak, işsizlik azalacak, denetleme halkın elinde olacak falan falan falan. Peki, işsizlik maaşı benim üç kuruşluk maaşımdan kesilen vergilerden patronlara akacaksa siz hangi işsizliği çözmüş oluyorsunuz? Halk gece gündüz fabrikalarda eve bir ekmek daha götürmenin derdindeyken neyi denetleyecek? İstikrar gelecekse şimdi nerede saklanıyor ki tek adam rejimi kurulunca ortaya çıkacak? Peki, bugün fazla mesaiye kalmadığım için işten atılırken yasalar beni korumuyorsa şimdi bu yasalar neden değişmiyor?

Hani doktora gittiğimde belimi bırakıp “öncelikle mide sorununu çözmeliyiz” demişti ya, ben de o yöntemi düşündüm ve bunun doğru bir fikir olduğunu anladım Biz milyonlarca işçinin önceliği başkanlık heveslisinin derdiyle ilgilenmek değil, kendimiz gibilerin sorunlarına kafa yormak olmalı. Mesela çalışma saatlerinin düşürülmesi, ücretlerin yükseltilmesi, zorunlu mesailerin yasaklanması, sendikalaşma hakkının engellenmemesi, işten atmaların engellenmesi, ücretsiz sağlık hizmetlerinin sağlanması, iş kazaları ve cinayetlerinin engellenmesi, ücretsiz kreş hakkı. Bunları asla zihnimizden eksiltmemeliyiz. Biz eğer bugün kömüründen ekmeğine, demirinden kumaşına tüm zenginlikleri ellerimizle yaratıyorsak bizi yok sayan, görmezden gelenlere verecek tek cevabımız HAYIR’dır, inadına örgütlenmek ve bilinçlenmektir.

Kıdem tazminatımızı elimizden almaya çalışanlara HAYIR!

İşsizlik fonunda biriken alın terimizi patronların ayaklarına serenlere HAYIR!

İş cinayetlerine “bu işin fıtratında var” diyenlere HAYIR!

Grevlerimizi engelleyip, toplu işten çıkarmalara göz yumanlara HAYIR!

Açlık sınırında yaşamamıza “ekmeğin fiyatı belli, peynirin fiyatı belli, bu parayla gül gibi yaşanır” diyenlere HAYIR!

Tecavüzleri yasallaştırmaya çalışanlara HAYIR!

Bir kereden bir şey olmaz diyenlere HAYIR!

Kadını aşağılayan “sen git üç beş çocuk doğur” diyenlere HAYIR!

Soma’da, yakınlarını kaybedenlere tekme tokat atanlara HAYIR!

Güvencesiz çalışmayı, taşeronlaştırmayı yaygınlaştıranlara HAYIR!

BES’i dayatanlara HAYIR!

EN ÇOK DA YARININ ÇOCUKLARI İÇİN HAYIR DEMELİYİZ KARDEŞLER!

4 Nisan 2017






Son Eklenenler

  • kadincinayetleri_yuruyus.jpg
    Yayınladığı seçim manifestosuyla emekçi kadınlardan da oy isteyen AKP, 16 yıllık iktidarı boyunca kadınlara yönelik birçok olumlu düzenlemeyi hayata geçirdiğini iddia ediyor. Oysa biz emekçi...
  • iett-yolculari.jpg
    Gebze İstasyon’da oturanlar bilir 17B otobüsünü. Her zaman böyle tıklım tıkış mıdır bilmem ama bayramda oldukça “samimi” yolculuklar yapıldığına ben de tanık oldum. İstanbul’a gitmek için yola çıktım...
  • rifat-hisarciklioglu.jpg
    Malum seçime az kaldı. Hepimiz seçimleri konuşuyoruz. İşçiler kendileri için en iyisi olsun isterken, mevcut iktidar patronlar için en iyisi olsun diye uğraşıyor. Taşeron çalışan sayısı AKP iktidarı...
  • sogan-kuru-7-lira.jpg
    Hepimizin bizzat tanık olduğu üzere hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Ekonomik kriz derinleşirken, Türkiye’de de bunun yansımasına her gün daha yakından şahit oluyoruz. Bizim gibi işçi ve...
  • yetti-gari-tamam.jpg
    Bugüne kadarki seçimlerden çok farklı olacak olan seçimlere sayılı saatler kaldı. Daha evvelki seçimler ister zamanında yapılsın, ister erkene alınsın, seçimler biter bitmez seçilenler bir daha...
  • patronlar-ister-akp-yapar.jpg
    Şimdiye kadar vaatleriyle işçi emekçileri kandırıp oy toplayan AKP hükümeti tabi ki verdiği sözleri yerine getirmedi. Verdiği sözleri yerine getirmemesi yetmiyormuş gibi üstüne bir de çıkardığı...
  • akhisar (6).jpg
    Soma Katliamı davasının 22. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 3 gün devam eden duruşmanın ardından 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı dava 27 Hazirana ertelendi. Duruşma öncesinde...
  • flormar-20180622.jpg
    Sendikalaştıkları için işten atılan ve fabrika önünde direnişe başlayan Flormar işçileri, direnişlerinde 38’inci gününü geride bıraktılar. Fabrika önünde direnişlerini sürdüren işçiler, çeşitli...
  • tamam-diyoruz.png
    Ben bir metal işçisiyim. OHAL bahane edilerek her fırsatta biz işçilerin, özellikle de metal işçilerinin grevleri yasaklanıyor. Bir de utanmadan, pervasızca çıkıp patron örgütlerine OHAL’i...
  • tek-adam-rejimine-hayir.png
    24 Haziranda yapılacak baskın seçime günler kaldı. Bu yapılacak seçimin normal bir seçim olmadığı ortada. Ya tek adam rejimi tüm otoriter, baskıcı yöntemleriyle ülkeyi yaşanamaz hale getirecek ya da...
  • saglik-isciler-tamam.jpg
    24 Haziran seçimlerine çok az bir zaman kaldı. Ben bir sağlık işçisiyim, hastanede çalışıyorum. Benim de çalıştığım işyerinde seçim meselesi gündeme geliyor. Hükümetin seçim vaatlerinden biri de...
  • kidem-tazminati-is-birakma.jpg
    Saat sabah 05.50. Muhtelif sektörlerden işçiler olarak altıyı beş geçe gelen 174 numaralı belediye otobüsünü bekliyoruz. Belediye otobüsü değil de sanki işçi servisi gibi. Aynı saatte bu hattı...
  • genclik-gecmisi-hatirliyor.jpg
    Bizler İstanbul’da çeşitli üniversitelerde okuyan üniversite öğrencileriyiz. Sosyal medya üzerinden “Tamam mı devam mı?” tartışmalarının sürdüğü bir seçim arifesinde, bizler işçilerin kürsüsü olan...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this