UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Yazsam Ne Olacak?

Taşeron olarak çalışan bir PTT işçisi

Hemen başlığa bakıp o zaman niye yazdın demeyin. Çalışmakta olduğum işyerinde son dönemde yaşadıklarım bana bu “ne olacak” meselesini yazmam gerektiğini hissettirdi. UİD-DER’in internet sitesi de, bülteni de biz işçilerin sorunlarını ve çözümlerini duyurmak için var. O yüzden UİD-DER’e yazmaya karar verdim.

Sorunlarımız konuşulmaya başlandığında, birlik olalım dendiğinde, işçi arkadaşlarımız sıkça “ne olacak” türünden cevaplar verebilmekte. Bu cevaplarla ilk karşılaştığımda bu kadar dikkatimi çekmemişti ama beni zamanla artık bu kadar da olmaz deme noktasına kadar getirdi.

İşe ilk başladığım zamanlarda bir sabah işe giderken otobüste işyerinden bir arkadaşıma denk geldim. Biraz konuştuktan sonra sohbet işyerindeki sorunlara geldi. İş yükünün çok oluşundan ücretlerin düşük oluşuna, yol ve yemek parasının düşük oluşundan senelik izinlere kadar birçok sorunumuzu konuştuk. Bu kadar sorun konuşulduktan sonra çözüm de konuşulmadan olmaz elbette. Haliyle sıra ona da geldi. Tam birlik olmalıyız, bir de sendikamız olsa diye konuşurken, “sen ben olsak ne olacak, başka gelen olmaz” diye ilk “ne olacak” golünü yedim. Hemen bir atak yaptım ve “böyle başlar, başka gelenler de olur” dedim. İkinci gol geldi: “Birlik olsak ne olacak, hepimizi kovarlar.” 2-0’dan da maç alınır ya da beraberlik olsun diye “o zaman sendikamız olur, kolayca kovamazlar” dedim. Üçüncü gol geldi: “Sendika olsa ne olacak, eski sendikalar yok.” Böylece işyerine mağlup ama bir sonraki maçı almak için ne yapmalıyım diye düşünerek işbaşı yaptım.

Daha sonra bir gün maaşlarımız ödenmediği için hepimiz çalışmayarak grev yaptık. Arada “grev yapacaksınız da ne olacak” deyip katılmayanlar oldu ama bu sayede taşeron şirkete ücretlerimizi ödetmeyi başardık. Bir zaman sonra artık bu yaptığımız grevler de taşeron şirketi yola getirmez oldu. Bu sefer gündemimize bir yürüyüş yapmak girdi, hem de ana şirkete karşı. Bir sendikanın öncülüğünde toplandık ve Kadıköy’de buluştuk. Hem de “siz de gelin arkadaşlar” dendiğinde “yürüsek ne olacak” deyip gelmeyenler hiç de az olmamasına rağmen kalabalık bir yürüyüş yaptık. Bu yürüyüşten sonra taşeron firma ile sözleşme sonlandırıldı. Şimdi maaşlarımızı ana şirket ödüyor.

Bu arada tüm bu yaşadıklarımızdan sonra maçın rövanşını almamız lazımdı ve bu sefer bizim golcü sayımız çoktu. Bir arkadaş “maaşlarınız ödendi mi? diye sohbeti başlattı. Hemen cevap geldi: “Ödenmese ne olacak?” “çalışmayacağız”, “çalışmasan ne olacak?” “grev yaparız”, “grev yapsan ne olacak?” “yürüyüş yaparız”… İşte bunun sayesinde maaşlarımız zamanında yatmaya başladı. Bu attığımız gol arkadaşlarımıza değil yönetimeydi ve 10 gol değerindeydi. Bu sayede bu maçı aldık. Gerçi “zamanında yatsa ne olacak, üç kuruş para” diye bu ne olacaklar bitmedi ama bizim de mücadelemiz bitmedi. Patronların açgözlülüğüne ve bazı işçi arkadaşlarımızın yılgınlık ve güvensizliğine rağmen mücadeleye devam edeceğiz. Ne olacak demeyin, gelin beraber yaşam koşullarımızı değiştirelim.

12 Aralık 2014






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this