
Bundan altı ay önce Çağdaş çorap fabrikasından haksız yere işten atıldım. İşten atıldığımda tazminatımı aldım ve ama bununla yetinmeyerek işe iade davası açtım. Avukat tutmadım ve kendi davamı kendim takip ettim. İşverenin her zaman olduğu gibi paralı avukatı vardı. Ben UİD-DER’li bilinçli bir işçiyim. Yasal haklarımı UİD-DER’de öğrendim. Dava üç duruşmada bitti. Son duruşmada şahitler dinletilecekti. Benim şahidim gelmedi. İşverenin üç şefi, şahit olarak geldi. Duruşma başladı. İşverenin üç yalakası sırayla dinlendi. Üçü de ağız birliği yapmışlardı ve makine gibi yalan üretiyorlardı. Hâkim bana söz verince ben de, “bu adamların bütün söyledikleri yalan, şahitler patronun adamlarıdır” dedim. “Bana işten atılmadan önce uyarı kâğıdının verildiğini söylüyorlar, kâğıdın altında üçünün de imzası var. Şimdi herkesin huzurunda gözümün içine bakarak söylesinler, ne zaman bana yazılı uyarıda bulundunuz?” dedim.
Yalancı şahitlerin suratları kızardı, hâkim “tamam gerek yok, belli her şey” dedi ve lehime karar verildi. İşverenin yalakaları eşekten düşmüşe döndüler. Suratları kömüre döndü. Ama son bir çift sözüm vardı onlara. Yüksek sesle “size kaç para verdiler köpeklik yapmanız için? Gidip köpeklik yapmaya devam edin, bu kadar sizin insanlığınız” diye bağırdım. Kafaları önlerindeydi ve çevredeki insanlar gülmeye başladılar. İşveren beni ya işe alacak ya da işe almadığı süre içinde boşa giden zamanımı, yani işten atıldığım sürenin parasını ödeyecek.
Biz işçiler yasal haklarımızı öğrenelim, UİD-DER’in düzenlediği seminerleri kaçırmayalım. İşçiler olarak ne kadar çok bilinçlenirsek patronlar bizleri kandıramaz ve haklarımıza saldıramazlar. Şunu bilelim, hakkımızı aramak o kadar da zor değil. Gözümüzde büyütmeyelim dava açmalı, hakkımızı aramalıyız. Yeter ki biz bilinçli olalım.
ÖRGÜTLÜ İŞÇİLERİ HİÇBİR KUVVET YENEMEZ!