. Emekçi Kadınlar Mücadeleyle Özgürleşecek! | Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği
Navigation

Buradasınız

Emekçi Kadınlar Mücadeleyle Özgürleşecek!

Mart 2009, no:12

8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü, sömürüye, baskıya ve eşitsizliğe karşı emekçi kadınların açtığı isyan bayrağının sembollerinden biridir. Kadın işçiler 8 Mart 1857’de, sömürü ve baskıyı doğuran ücretli kölelik düzenine karşı, mücadele bayrağını yükselttiler. Bu mücadele bayrağı, sınıfların ve sömürünün olmadığı, savaş ve baskıların son bulduğu bir dünya özlemiyle göndere çekilmişti.

1857 yılının 8 Martında Amerika’nın New York kentindeki kadın tekstil işçilerinin “eşit işe eşit ücret” talebiyle yükselttikleri mücadele, patronların saldırısı ile karşılaşmış ve 129 kadın işçi bir tekstil fabrikasında çıkartılan yangınla katledilmişti. Barbarca bir katliamın yaşandığı o günü işçi sınıfı hiç unutmadı. 1910 yılında işçi sınıfının uluslararası örgütlerinden birinin toplantısında, sınıfımızın kadın önderlerinden Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart’ın Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanılmasına karar verildi. O günden bu yana emekçi kadınlar, sömürü ve baskıyı yok etmek ve yaşanan katliamların hesabını sormak için 8 Martta mücadele bayrağını yükseltiyorlar.

Günümüzde kadın emekçiler sermaye düzeninden kaynaklanan ağır sorunlarla karşı karşıyalar. Fabrikalarda sendikasız, sigortasız uzun saatler boyu çalışıyor, erkek işçilerden daha düşük ücret alıyor, toplumda ikinci cins olarak görülüyor, taciz ve tecavüzlerle karşılaşıyorlar. Tüm bunların yanı sıra, evde de ev işlerinin ve çocukların bakımının ağır yükü altında ezilmekle kalmıyor bir de sıklıkla şiddetle, horlanma ve aşağılanmayla yüz yüze kalıyorlar. Asgari ücret ve işsizlikle boğuşan kadın emekçilerin yaşadığı sorunlar her geçen gün katmerleşerek artıyor.

Emperyalist, haksız ve gerici savaşlarda da kadın işçi ve emekçiler katlediliyor, tecavüze uğruyor, açlığa mahkûm ediliyorlar. Üstelik bu kanlı savaşların yürütücüleri arasında kadın patronlar, siyasetçiler ve generaller de bulunuyor. İsrail dışişleri bakanı Livni, ABD eski dışişleri bakanı Rice ya da şimdiki Clinton ve Türkiye eski başbakanlarından Çiller, haksız savaşların sorumlularından yalnızca birkaçıdırlar.

Ekonomik krizlerde ilk işten atılan, çalışma koşulları ağırlaşan, geçim zorluğu yaşayan ve kıt kanaat çocuklarını geçindirmeye çalışanlar da emekçi kadınlardır. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yaptığı açıklamaya göre, 2009 yılı içinde 22 milyon kadın işçi işsiz kalacak. İşten atılan, ücretsiz izne yollanan ve kazanımları yok edilenler, patron olan kadınlar ya da erkek patronların karıları ve kızları değil, kadın işçilerdir.

Kadınlar fabrikada ve evde çifte ezilmişlik ve sömürüye maruz kalmaktadırlar. Sınıflı toplumların ürettiği erkek egemen yaklaşımlar, hayatı kadınlar için iki kat daha zor hale getiriyor. Dayak ve şiddet olağan karşılanıyor. Fabrikada ucuz işçi olarak sömürülen kadın, sokakta, işyerlerinde tacize uğruyor, ev işlerinin ağır yükünü tek başına çekiyor. Ayrıca bu kapitalist sömürü düzeni kadın bedenini her gün medya aracılığıyla ticari bir mal olarak pazarlıyor.

İkiyüzlü kadın ve erkek egemenler, “Dünya Kadınlar Günü” adı altında, 8 Mart’ın emekçi özünü gözlerden saklamaya çalışıyorlar. Oysa işçi, emekçi kadınlarla burjuva kadınların yaşadıkları sorunlar hiçbir zaman bir olmadı. Desa Deri’de, Sinter Metal’de, E-Kart’da, Kızılay’da ve daha nice işyerinde mücadele veren ve fabrikalarda alınteri akıtan kadın işçilerle, sermaye sınıfının kadınlarının sorunları aynı değildir.

8 Mart tüketim ve magazin gününe dönüştürülmekte, gerçek sorunların üstü örtülmektedir. Egemen sınıfın kadınları patroniçe, başbakan, bakan vs. olabilmekte, sömürü ile elde ettikleri zenginliklerle erkek sınıfdaşlarıyla zevkü sefa içinde yaşamaktadırlar. Emekçi kadınların mücadelesini saptırmaya çalışan egemen sınıfların kadınlarının ikiyüzlü tutumlarına aldanmamalı ve sınıf düşmanlarımıza karşı kadınıyla erkeğiyle birlikte mücadeleye etmeliyiz.

152 yıl sonra bugün de kadın ve erkek emekçilerin insanca, eşit ve özgür yaşamalarının önünde hâlâ aynı engel var: Tüm dünyada hüküm süren sermaye düzeni! Kapitalist sömürü düzeni yerle bir edilmedikçe ne emekçi kadınların ne de emekçi erkeklerin yüzü gülecek. Sömürü ve savaş düzenini yıkmak ve yerine hiçbir ayrımcılığın olmadığı, sınıfsız, sömürüsüz bir dünya yaratmak, kadınıyla erkeğiyle tüm dünya işçi sınıfının elindedir. İnsanlığı bir savaş cehennemine sürükleyen emperyalist-kapitalist düzeni alaşağı edip, cinsel, ulusal, dinsel ayrımcılığın olmadığı, sınıfların ve sömürünün son bulduğu, müreffeh ve barış dolu bir dünya yaratmak bizlerin elindedir. O halde birleşelim, örgütlenelim ve yeni bir dünya için mücadeleyi yükseltelim!

15 Mart 2009

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...
  • Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi üniversite sınav sonuçları açıklandı. Sınava giren 2 milyonu aşkın öğrenciden 628 bin 796 öğrenci barajı geçemedi. Bu öğrenciler barajı geçemedikleri için sıkıntılı bir duruma düştüler. Peki, bunu hak...