
Geçtiğimiz Cuma günü 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Gününde Karabük Üniversitesi öğrencileri ve KESK’e bağlı sendikalara üye emekçiler olarak bir etkinlik gerçekleştirdik. Etkinlik için günler öncesinden çevremizdekileri insanları davet ettik.
Etkinlik Karabük KESK binasında, Eğitim-Sen şube başkanının yaptığı sunumla başladı. Sunumda, 1857’de 10 saatlik işgünü ve daha iyi bir ücret için verdikleri mücadele karşısında patronların emriyle fabrikaya kilitlenen 129 kadın işçinin katledildiği vurgulanarak 8 Mart’ın önemi anlatıldı. Ayrıca 8 Mart’ın kadınların birbirine hediyeler dağıtıp tüketim çılgınlığını arttırdığı bir gün olmadığı vurgulandı. “Emekçi” kelimesi çıkartılarak sınıflar üstü bir kadın günü algılayışı yaratılmaya çalışıldığı anlatıldı. Sunumun devamında James Oppenheım’ın Ekmek ve Gül şiiri okundu. Şiir okunduktan sonra hep birlikte Ken Loach’ın Ekmek ve Güller filmini seyrettik.
Etkinlik sonrası sohbetlerimizde, gelen arkadaşlarımız, 8 Mart’ı bugüne kadar burjuva basından öğrendiklerinin ve kadınların erkeklere karşı mücadele ettikleri bir gün olarak bildiklerini söylediler. Ama ilk defa yapılan etkinlik aracılığıyla, gerçekleştirilen sunum ve izlenilen film sayesinde, kadının özgürlüğünün erkek ile, erkeğin özgürlüğünün de kadın ile olacağını görebildiklerini ifade ettiler. Etkinliğe davet edildikleri için teşekkür edip, bunun gibi etkinlikler gerçekleştirileceği her zaman çağırılmalarını istediler.
Evet, biz Karabük’teki işçi-öğrenciler olarak 8 Mart’ın bir mücadele günü olduğunu anlatmaya ve bu gibi önemli mücadele günlerinde sınıfımızın hafızasını tazelemek için bunun gibi etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz. Biz sınıf bilinçli bu büyük ailenin birer ferdi olarak mücadele bayrağının artık bizde olduğunu, kadınıyla erkeğiyle örgütlü, birlikte mücadele edersek özgürleşeceğimizi ve bu sömürü düzenine son vereceğimizi haykırıyoruz!
Örgütlüysek Her Şeyiz, Örgütsüzsek Hiçbir Şey!