
UİD-DER’li işçiler olarak, alamadıkları maaşları ve sosyal hakları için fabrika önünde direnişe geçen Hema Dişli işçilerine bir ziyaret gerçekleştirdik. 2009 yılında hileli iflas yoluyla kapatılan Hema Dişli fabrikası, ADDS adıyla faaliyete devam etti. İflas açıklamasından sonra işten atılan Hema işçilerine işveren hiçbir haklarını vermedi. Dava açan işçiler davayı kazandıkları halde 3. alacaklı durumuna düştükleri için haklarını alamıyorlar. İşçiler geriye dönük maaşları, kıdem ve ihbar tazminatlarını almak için ADDS önünde direnişe geçtiler.
“İşçiler Boyun Eğmiyor, Mücadele Ediyor! Yaşasın Sınıf Dayanışması!” yazılı pankartımızla ziyaret ettiğimiz işçiler, bizi alkışlarıyla karşıladılar. Burada bir konuşma yapan UİD-DER temsilcisi, Hema işçilerinin haklı mücadelesini selamladı. Konuşmada, Hema işçilerine yapılan haksızlığın tüm işçilere yapıldığı, patronların bu kadar pervasız olmasının sebebinin işçilerin örgütsüzlüğü olduğu söylendi. Örgütlülüğün öneminden bahsedildi. Konuşma şöyle devam etti: “Bugün İzmir’deki İZENERJİ işçileri, İstanbul’daki BEDAŞ işçileri, Van’daki İŞKUR mağduru işçiler, İstanbul’daki PTT işçileri kendilerine dayatılanlara eyvallah demeyip mücadele ediyorlar. Bunlar mücadele edenlerin yalnızca birkaçı. Bu mücadeleler ülkemizle de sınırlı değil, Arjantin’den Güney Kore’ye Çin’den İran’a Mısır’a kadar tüm dünyada işçiler hakları için mücadele ediyorlar. Yani anlayacağınız patronlara karşı mücadelenizde yalnız değilsiniz. Hakları için mücadele eden koskoca bir sınıfın üyelerisiniz.” UİD-DER’li işçilerin Hema işçilerinin mücadelesinin yanında oldukları vurgusu yapıldı ve mücadelelerinde başarı dilendikten sonra konuşma sonlandırıldı.
İkram edilen çayları içerken sohbet ettiğimiz Hema işçileri, basında yer almadıkları için duydukları rahatsızlığı dile getirdiler. Gazetecilerin gelip röportaj yaptığını ama akşam televizyona baktıklarında kendi haberlerini göremediklerinden dert yandılar. Bir işçi “soyunsak gelip haber yaparlar” diyerek kızgınlığını dile getirdi. İşçiler davalarına bakan avukata da tepkililer. Avukatın 150 işçinin vekâletini aldığını ve dava süresince ekonomik olarak baktığını, büyüdüğünü, bürosunun kral dairesinden farkı olamadığını söylediler. İşçiler avukatın Hema işvereninden para aldığını ve o sayede zenginleştiğini düşünüyorlar.
Fabrikada örgütlü olan Türk Metal sendikasına üyeliklerinin hâlâ devam ettiğini söyleyen işçiler, Türk Metal’in kendilerine sahip çıkmadığını, ziyaret etmediğini ifade ettiler. Her gün işçilerle birlikte bekleyen jandarmanın ziyarete gelenlerin arabalarını yol kenarına park etmesine izin vermediğini de dile getirdiler.
Yapılan sohbetlerin ve içilen çayların ardından direnişlerine desteğimizi sürdüreceğimizi vurgulayarak direniş alanından ayrıldık.