
15 senelik işçiyim. Her işçinin başına geldiği gibi benim de işsiz kaldığım dönemler oldu. İşsiz sayısı resmi rakamlara göre yaklaşık 3 milyon civarında. Gerçek rakamlara bakıldığında ise 4,5 milyona yakın olduğu görülüyor. Bu acı gerçek can alıcı bir şekilde ortada. İşsiz kalan işçiler İşsizlik Fonundan yararlanmak istiyorlar fakat sınırlı sayıda işçiye böyle bir hak tanınıyor. İşsizlik ödeneğinin önüne bir sürü engeller koyuyorlar. Aslında devletin işsiz kalan işçileri hiçbir mazeret üretmeden işsizlik ödeneğinden faydalandırması gerekiyor. Ama durum öyle değil.
İşsizlik ödeneği alabilmek için, öncelikle iş sözleşmesinin işveren tarafından sonlandırılması, yani işten çıkarılmış olmanız gerekiyor. Kendi isteğiyle işten ayrılan işçiler, yani çeşitli nedenlerle istifa edenler, prim ödeme şartlarını yerine getirmiş olsalar bile işsizlik parası alamıyorlar. İkinci şart, son üç yıl içinde en az 600 gün prim ödemiş olmanız ve bunun son 120 gününün kesintisiz olarak ödenmiş olması. Bu iki şart yerine gelmeden işsizlik ödeneği bağlanmıyor.
İşten atıldığınız tarihten itibaren geriye dönük olarak 120 günlük primleriniz tamamsa ve son 3 yıl içinde 600 gün sigorta primi ödemişseniz 6 ay, 900 gün ödemişseniz 8 ay, 1080 gün ödemişseniz 10 ay işsizlik maaşı alabiliyorsunuz. Alacağınız maaş ise son 120 günün (4 ay) brüt ücretinin yüzde 40’ı kadar oluyor. Ne var ki aylık işsizlik maaşı 16 yaşından büyüklere uygulanan brüt asgari ücret tutarının %80’ini geçemiyor. Yani mevcut asgari ücret baz alındığında, işsizlik maaşı en az 428, en fazla 856 lira olabiliyor.
İşsizlik Fonuna her ay işçinin brüt maaşından %1 kesinti yapılıyor. Gelelim İşsizlik Fonunda biriken paralara. Fonda şu anda yaklaşık 91 milyar lira birikmiş durumda. Bu rakamı gördüğümde dudağım uçukladı. İşçiler olarak bu rakamlar bize çok yabancı. Ama bir yandan da bu para biz işçilerin dedim kendi kendime. Yani biz işçilerin alınteriyle kazandığı paralar. Fonda biriken paralar, anamızın ak sütü kadar helâl derler ya aynen öyle.
Peki, biz işçiler bu fondan ne kadar faydalanmışız? Toplanan paralardan işsizlere verilen miktar şimdiye kadar sadece 6,1 milyar lira. Bu tablodan da bir işçi olarak şunu anlıyorum, tabiri caizse işçiye fonda biriken paranın ancak ucundan koklatıyorlar. Duruma bakın. Geçen yıl fondan yararlanan işçi sayısı yaklaşık 428 bin civarında olmuş, oysa aynı yıl 2,7 milyon işsiz vardı.
Bu nasıl bir çelişki, anlamak zor olmasa gerek. İşsizlik Fonu adı altında topladıkları paraları işsiz işçilere vermek yerine teşvik ve benzeri adlar altında patronlara peşkeş çekiyorlar. Sonra da utanmadan fonda biriken paraları değerlendiriyoruz diyorlar. Yok efendim duble yol yaptık, yatırım yaptık, HES yaptık, GAP yaptık… Bunlar tamamen kandırmaca. Sen benim gibi işçilerin parasını oraya buraya ne hakla dağıtıyorsun? Bu para işsiz kalmış işçiye aktarılması gereken, çoluk çocuğunun parasıdır. Patronlar gitsin bankalardan borç alsın, alnımızın teri olan paralar işçilere verilsin.
İşsizlik Fonunu işçilerin denetimine verilmesini istiyoruz. İşsizlik Fonunda biriken paralar işsiz kalan işçilere şart koşulmadan ve işsiz kaldığı süre boyunca ödenmeli. İşçilerin fondan yararlanması patronların insafına bırakılmamalı. İşsizlik Fonuna işçilerin maaşından kesinti yapılması kaldırılsın, işverenlerden kesinti payı yükseltilsin. Biz işçileri işsiz bırakanlar bunun faturasını ödesin!