
20 Kasım Pazar günü, siyasi partilerin, sendikaların, çok sayıda demokratik kitle örgütünün katılımıyla kitlesel bir miting gerçekleştirildi. “Teslim Olmayacağız!” sloganıyla Kartal Meydanı’nda gerçekleştirilen ve on binlerce kişinin katıldığı mitingde, UİD-DER’li işçiler de yerlerini aldılar. “OHAL Kaldırılsın, KHK’lar Durdurulsun”, “Halkın İradesi Teslim Alınamaz, Kayyum Atamalarına Son”, “Siyasi Tutsaklara Özgürlük”, “Özgür Basın Susturulamaz”, “Tecavüz Suçtur Meşrulaştırılamaz” yazılı ortak dövizlerin taşındığı mitingde kitle; “Faşizme Karşı Omuz Omuza”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Saray Savaş Halklar Barış İstiyor”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!” sloganlarını yükseltti. Hep bir ağızdan, baskı politikalarına, hak gasplarına, OHAL düzenine ve faşizme “Teslim Olmayacağız!” diye haykırıldı.
Tüm dünyada mücadele yolunda hayatını kaybedenler için saygı duruşuyla başlayan program, Erdal Güney ve müzik grubu Heyula’nın sahne almasıyla devam etti. Daha sonra Birleşik Haziran Hareketi adına Erkan Baş bir konuşma gerçekleştirdi. Baş, mevcut iktidarın “kandırıldık” diyerek halkı kandırmaya ve bölmeye çalıştığına dikkat çekti. Farklı düşüncelere sahip olan insanların miting alanında birlik içinde olmasının önemini vurgulayan Baş, “Bu karanlık sürece ancak emekçi halklar son verebilir. Temsilcileri cezaevine atılan Kürt halkının sesini duymak zorundayız. Laiklik için sokağa dökülenlerin, düşünceleri için gözaltına alınan gazetecilerin de sesini duymak zorundayız. Evimizde oturup birilerinin bizi kurtarmasını bekleyemeyiz. Ülkenin bütün halklarının iktidara el koymasından başka bir kurtuluş yoktur. Vursanız da kırsanız da teslim olmayacağız” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Baş’ın ardından sözü HDP İstanbul İl Eş Başkanı Doğan Erbaş aldı. Sözlerine Siirt Şirvan’da bakır madeninde gerçekleşen iş cinayeti sonucu hayatını kaybeden işçileri anarak başlayan Erbaş, iktidarın insan yaşamına değil, ranta önem verdiğini ifade etti. 6 milyona yakın oy almış bir partinin vekillerinin tutuklanmasına dikkat çeken Erbaş, şöyle konuştu: “Vekillerimize haksız hukuksuz vurulan darbe sadece HDP’ye değil demokrasiye vurulan bir darbedir. Bütün siyasi partilere çağrıda bulunuyoruz. Gün, bu siyasi darbeye karşı daha fazla bir araya gelme, güçlerimizi birleştirme günüdür.” İktidarın cinsel istismar düzenlemesine, muhaliflere ve Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırılara değinen Erbaş, OHAL şartlarında yeni bir rejimin oturtulmaya çalışıldığını ifade etti. Tüm bu nedenlerden dolayı da demokrasi güçleri olarak birlik olmaya ve harekete geçmeye ihtiyaç olduğunu belirtti.
Konuşmaların ardından emek ve demokrasi güçlerinin ortak açıklaması Türkçe ve Kürtçe olarak okundu. Açıklamanın Türkçe metnini İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu adına Güven Gerçek okudu. Açıklamada, iktidarın 7 Haziran seçim sonuçlarını yok saydığı, milyonların iradesini tanımadığı, savaş yanlısı politikaları tırmandırdığı, Kürt kentlerinde yıkım ve kıyım politikalarını sürdürdüğü, darbe girişimini muhalif kesimleri hedef almak için bir fırsat olarak gördüğü ifade edildi. Tüm muhaliflerin susturulmaya çalışıldığının belirtildiği açıklamada; “Biat etmedik, etmeyeceğiz. Teslim olmadık, olmayacağız!” dendi. Hükümet tarafından çıkarılan KHK’larla, Gülencilerle mücadele adı altında, başta barış deklarasyonuna imza atan akademisyenler olmak üzere 100 bini aşkın emekçinin kamudan tasfiye edildiği, muhalif TV kanalı, radyolar, gazete ve dergilerin kapatıldığı, Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarının cezaevine konulduğu ve 370 muhalif derneğin kapatıldığı aktarıldı. Açıklama şu sözlerle son buldu: “Görünen köy kılavuz istemez; AKP ve MHP’nin oluşturmaya çalıştığı yeni milliyetçi cephe, emekçiler için bir yıkım olacaktır. Bütün bunlar olurken toplum tek sesli, yandaş medyanın kara propagandası aracılığıyla uyuşturulmaya, dindar ve kindar bir nesil yetiştirilmeye çalışılıyor. Dindar ve kindar nesil yetiştirme hevesiyle yetinemeyen iktidar, şimdi de çocuk evliklerini meşrulaştıracak, tecavüzü aklayan ve kadını esaretin içine atacak yasal düzenlemeleri gece yarısı gündeme getirmiştir. İnanıyoruz ki hevesleri yarım kalacak, başta kadınlar olmak üzere bu ülkenin emekçileri buna izin vermeyecekler. Bizler bu ülkenin işçi ve emekçileri, ezilen halkları, gençleri ve kadınları olarak; geleceğimizi asla teslim etmeyeceğiz, susmayacağız, teslim olmayacağız. Bu saldırıları püskürtmek ancak bütün emekçilerin ve ezilenlerin birlikte mücadelesi ile mümkündür. Hiçbir zulüm düzeni ilelebet süremez. İnanıyoruz ki, halkın birleşik mücadelesi bu karanlığı yenecektir.”
Açıklamanın ardından Gezi Direnişi sırasında yaralanan ve hayatını kaybedenlerin yakınları kitleyi selamlamak için sahneye çıktılar. Gezi Şehitleri ve Gazileri Platformu adına konuşan Volkan Kesal Bilici teslim olmayarak direnişe devam edileceğini ifade etti. Miting, mücadele şarkılarıyla son buldu.