
Üçüncü Havalimanında hakları için mücadele eden işçi kardeşlerimiz, merhaba. Bizler Ankara’da şehir hastanesi şantiyesinde çalışan genç işçileriz. Direnişinizi umutla, dayanışmayla selamlıyoruz. Bizler örgütlü işçiler olarak bir gün işçi sınıfının baskı ve zulme karşı ayağa kalkacağına yürekten inanıyoruz. Bu nedenle her bir grev, direniş, mücadele haberi bizim umudumuza umut katıyor. Sizin direnişiniz de bize aynı duyguları yaşatıyor. Özellikle işçi sınıfına yönelik baskı ve yasakların arttığı böylesi bir dönemde mücadele etmeniz bizi daha çok heyecanlandırıyor. İnşaat işçileri olarak çalışma koşullarınızın ne kadar kötü olduğunu çok iyi biliyoruz. Çünkü biz de aynı koşullarda çalışıyoruz. Hele bir de buna her şeyin ateş pahası olduğu bu dönemde ücretlerimizin ödenmemesini eklediğimizde yaşamımız daha da çekilmez hale geliyor.
Saatlerce güneşin altında kan ter içinde durmadan çalışan biziz. Gökleri delen yapılar inşa eden biziz. Dünyanın bütün işçileri olarak her şeyi üreten biziz. Ama hakkımız olanı istediğimizde bize reva görülen baskı, yasak, biber gazı ve cop oluyor. Bizleri insan yerine koymuyorlar. Her gün yüzlerce işçi kardeşimiz iş cinayetlerinde yaşamını yitirirken patronların tek derdi kasalarına dolduracakları paralar oluyor. İşte bunun adı zulüm ve sömürü düzenidir. Siz de bu zulme sessiz kalmadınız. Sizin direnişiniz işçilerin birleştiklerinde ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Bunun için örgütlü bir şekilde mücadele etmemiz gerekiyor. Bu duygu ve düşüncelerle bir kez daha sizleri umutla, dayanışmayla selamlıyoruz.
Yaşasın İşçilerin Birliği, Yaşasın İşçi Dayanışması!