
Merhaba. Ben markette çalışan bir işçiyim. Hepimiz biliyoruz ki bir ekonomik darboğazın içindeyiz. Biz markette çalışan işçilerin krizden nasıl etkilendiğini anlatmak isterim sizlere.
Biz başta 70 işçi çalışıyorduk. Ancak kriz bahane edilerek çalışan sayısı zaman içerisinde otuza kadar indirildi. Üç kişinin işini bir kişi yapmak zorunda kaldık. Ben bizlerin şu soruyu kendimize sormamızı istiyorum. Bu kriz işçilerin krizi mi? Ekonomik krizi her gün on iki saat çalışan biz işçiler yaratmış olabilir miyiz? Elbette hayır. O halde bedelini neden biz ödüyoruz? Bizim çalıştığımız markette patronların malları rafta durduğu yerde yüzde yüz zamlandı. Biz ise işsizlikle karşı karşıya kaldık.
Zamlar o derece yakıcı ki birkaç ay önce 10 lira olan bir şeyi 20 liraya almak durumundayız. Bir peynir 15-20 lirayken 30-35 lira oldu. Bir koli yumurtanın fiyatı 15 lirayken 25 liraya yükseldi. Tüm gıda ürünlerine zam geldi. Bu da maaşlarımızın yarı yarıya erimiş olduğunun göstergesi. Bizim emeğimize kuruş zam yapmayan patronlar mallarına yüzde yüz zam yaptılar. Peki, soruyorum nereye kadar kemer sıkacağız? Patronların sömürüsü katmerlendikçe bizler fakirleşiyoruz. Sizce zincirlerimizden başka kaybedeceğimiz bir şeyimiz kaldı mı? Biz işçiler eğer birlik olursak zincirlerimiz kaybolacak ve haklarımızı kazanacağız.
Kemerleri nereye kadar sıkacağız? Biraz da patronlar kemer sıksın. Artık yeter demenin ve haklarımızı söke söke almanın zamanı geldi de geçiyor. Bizler artık patronlar sınıfının ve onların sistemlerinin yarattığı krizlerin faturasını ödemek istemiyoruz. Ve bu bedelin çocuklarımıza miras kalmasını da istemiyoruz. Bizler çocuklarımıza güzel ve insanca yaşayabilecekleri bir dünya bırakmak istiyoruz. Şimdi tam zamanıdır, örgütlenelim ve başaralım dostlar.