
Okul çıkışı otobüs durağı bir anda kovanlarından çıkmış arılar gibi ortalıkta koşuşturan öğrencilerle dolup taştı. Sanki okulda konuşma yasağı varmış gibi öğrenciler kendi aralarında ha bire bir şeyler konuşuyorlardı. Aralarında ileri geri gidip geliyorum. Bir yandan da böyle hararetle konuşup tartıştıkları konunun dersler, hocalar olduğunu düşünerek kulak asmıyorum. Az ilerimdeki gruptan biri “1 dolar, 1 lira olmuş” deyince, o an dikkat kesildim. Yanlarına vardım. Bir şey sormadan bir süre dinledim gençlerin arasında dönen dolar-lira konuşmalarını. Basbayağı krizi tam göbeğinden ama bir yanı ciddi diğer yanı alaya alarak tartışıyorlardı. Üç saat önce baktığımda doların 5,89 lira olduğunu biliyordum.
Gençlerin bu önemli konu hakkındaki sohbetlerine pat diye dalmamak için, “gençler çok sevindim” dedim. Çok konuşan biri “amca neye sevindin, doların 1 lira olmasına mı?” dedi gülerek. “Evet, delikanlı ona sevindim. E siz de sevindiğiniz için bu kadar neşelisiniz” dedim. Cin gibi bakan biri “ya abi, sen de babam gibi hemen inandın mı 1 doların 1 lira olduğuna?” dedi. “Hop, evvela abi değil amca demeniz lazım gelir. Sonracığıma ben de baban gibi doların 1 lira olmasını istiyorum. Siz istemiyor musunuz?” deyince gençler hep birlikte bir kahkaha attılar. Sonra bu delikanlı anlattı meselenin aslını astarını.
“Amca, babam akşam eve geldiğinde önce haberlere bakıyor. Dolar düştü mü, düşmedi mi diye. Bütün kanalların haberlerine tek tek bakıyor. Hepsi ‘dolar düşecek’ diyor. Babam bir seviniyor. Sabah işe gidiyor. Doların düşmediğini müdürden öğreniyor. Müdür ‘dolar düşmezse, zorunlu olarak küçülmeye gideceğiz’ diyormuş her gün. Babam yemek ve çay molalarında mutlaka arıyor. ‘Oğlum bak bakalım dolar düşmüş mü?’ diye soruyor. Ben de hemen bakıyorum. Ama doların düştüğü filan yok. Daha da yükseliyor. Bak, şu Umut Can da okulda bir espri yapalım, dedi. ‘Önümüze gelene 1 dolar 1 lira olmuş diyelim’ dedi. Okulda herkesin dilinde bu espri var. Doların düşmesini biz de istiyoruz. Kantinde her şeyin fiyatını iki katına çıkarttılar” dedi.
Topluluğun cin fikirlisi Umut Can, “amca televizyonda biri geçen gün, ‘dolar 5 liradan satılıyor’ dedi. Buna kim gülmez? Dolar sandviç mi satılsın? Şimdi ben 6 lira 1 dolardan satılmış desem sen gülmez misin?” deyiverince gençlerin hepsi bastı kahkahayı.
“Peki, gençler doların yükselmesi sizi nasıl etkiledi?” diye sordum. Umut Can tam cevap verecekken, kızlardan biri onun ağzını kapatarak, “amca annem bana verdiği günlük harçlığı azalttı. Kantinde her şeye zam geldi. Daha ne olsun?” diye sitem etti. O anda vızıldayan arılar gibi hepsinin bir anda “benim de, benim de” sözleri birbirine karıştı. Sonra biri, “bir de ESHOT zam yaparsa yandık” dedi. Hepsi bir ağızdan, “şom ağızlı, ağzını hayra aç” dediler arkadaşlarına. Umut Can atıldı: “Yarın ESHOT yüzde elli indirim yapmış diyelim okulda” dedi. 25 dakika sonra otobüs geldi. Gençler saygıda kusur etmediler. Önce yaşlıların binmesini beklediler. Umut Can şoföre “abi ESHOT yüzde elli indirim yapacakmış yarın” dedi. Gençlerin hepsi o anda gülmeye başlayınca şoförün ne dediği anlaşılmadı. Ama yüz ifadesinden indirimi onayladığı belli oluyordu.
Zenginlerin çocukları dünyanın en iyi okullarında en iyi öğrenimi görüyorlar. Onların çocuklarının gündeminde şimdilik doların düştüğü veya yükseldiği yok. İleride patron babalarının, analarının koltuklarına oturmaları için yetiştiriliyorlar. Onların babalarını, analarının kasalarını işçi çocuklarının baba ve anaları sürekli dolduruyorlar! Bizim çocuklarımızsa durakta yarım saat otobüs bekler ve krizi konuşur.