
Dünyanın pek çok ülkesinde egemenler, mültecilere yönelik nefreti, saldırıları kışkırtıyor. Bir yandan mültecileri ucuz işgücü olarak iliklerine dek sömürüyor diğer yandan yaşanan sıkıntıların sorumlusu olarak gösteriyorlar. Emekçi kitleler ise örgütsüz oldukları için egemenlerin oyununa geliyorlar. Gerçekte sınıf kardeşleri olan göçmen işçilere karşı düşmanlık besliyorlar.
Türkiyeli işçiler de bütün dertlerimizin sorumluluğunu Suriyeli sınıf kardeşlerine yüklüyorlar. Suriyelilerle ilgili burjuva medyada dolanan yalanların çoğuna inanıyorlar. İktidara oy vereninden muhalifine dek pek çok işçi, ne yazık ki Suriyeli düşmanlığı noktasında birleşebiliyor. Her zaman dediğimiz gibi örgütsüz işçiler, sınıf bilincinden yoksun olur. Sınıf bilincine sahip olmayan işçi, olayları kendi sınıfının çıkarına göre değerlendiremez, dostu düşmanı ayıramaz. Onun fikirleri egemenlerin yalanlarıyla şekillenir. Bu yüzden savunduğu fikirler aslında onun değil egemenlerin fikirleridir.
Biz üreten, emek veren ama sömürülen işçi sınıfının evlatlarıyız. Bizim birleşmemiz gereken nokta burasıdır, sömürüye karşı mücadeledir. Egemenlerin yalanlarına kanmamalıyız. Kendi sınıfımızın saflarında birleşmeli ve tüm sorunlarımızın nedeni olan bu sömürü düzenini yıkmak için mücadele etmeliyiz.
UİD-DER’li işçiler olarak, egemenlerin yalanlarına, ideolojik saldırılarına karşı mücadele ediyoruz. Sömürücüler yalanlarla bugün kitleleri aldatabilirler. Ancak bu böyle gitmeyecek. İşçi sınıfı eninde sonunda gerçekleri görecek. Bu inançla bıkıp usanmadan hakikati anlatmaya ve işçi sınıfını bu hakikat etrafında birleştirmeye devam edeceğiz.
İşte, önümüz 1 Mayıs. Egemenlerin işçi sınıfını düşmanlaştırmasına, kutuplaştırmasına karşı, birliğimizi, dayanışmamızı göstermenin tam zamanı! Onların yalanlarına inat işçi sınıfının gerçeklerini haykırmak için dünyanın her yerinde 1 Mayıs’a sahip çıkacağız. Biz UİD-DER’li işçiler, mülteci sınıf kardeşlerimizle el ele, omuz omuza verip hep birlikte haykıracağız: DÜNYANIN BÜTÜN İŞÇİLERİ BİRLEŞİN!