
Son zamanlarda EYT’lilerin sesini daha çok duyar olduk. Hatta sayıları ve sesleri öyle yükseldi ki çeşitli eylemlerde sayıları yüz binleri buldu. Kimdi bu EYT’liler ve talepleri neydi?
EYT’liler, önce 1999 büyük Gölcük depreminde on binlerce insan depremin yarattığı enkazın altında can vermişken dönemin hükümeti tarafından, daha sonraki yıllarda ise AKP iktidarı tarafından emeklilik hakları gasp edilenlerdi. İstedikleri tek şey gasp edilen haklarının geri verilmesi. Bugün biz işçilerin tamamı aslında EYT adayıdır. EYT’liler biz işçilerden ayrı bir kesim değil, zaman ilerledikçe işçi sınıfının bütün gençliği o durağa uğrayacaktır. Egemenlerin nasıl emek düşmanı olduklarını, yangından mal kaçırır gibi deprem anında Meclisi toplayıp böyle bir yasayı geçirmeleri ve gasp edilen hakları için mücadele eden EYT’lilere karşı incitici sözler söylemeleri net biçimde göstermektedir.
Buradan diyeceğim odur ki, önümüz 1 Mayıs, yani işçi sınıfının uluslararası birlik mücadele ve dayanışma günü. İşçi sınıfı genciyle yaşlısıyla 1 Mayıs’ına ve emeklilik hakkına sahip çıkmalıdır.
Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın işçilerin uluslararası birlik mücadele ve dayanışa günü!