
1 Mayıs alanlarında hep beraber olalım. Biz işçi sınıfı olarak çok zor koşullarda yaşıyoruz. Kadınıyla erkeğiyle bu düzene karşı birlik içinde olmamız hayati önem taşıyor. Hükümet patronlara hizmette sınır tanımıyor. Yeni ekonomi program paketleri üst üste geliyor ve sanki tüm toplum içinmiş gibi yansıtılıyor. Oysa öyle değil tam tersine, biz işçilerin elinde kalan son haklara da göz dikmişler.
Benim çalıştığım fabrikada müdür toplantı yaptı. “İşten çıkmak isteyen varsa kıdem tazminatlarını vereceğiz” dedi. Yıllarca bu fabrikada çalışan işçiler “kıdem ve işsizlik paramızı versinler, biz çıkarız” diye kendi aralarında konuştular. İşçilerin birçoğu gitti, insan kaynaklarına ismini yazdırdı. Fakat insan kaynaklarının şartları vardı. “Sizlere sadece kıdem tazminatı verilecek, işsizlik maaşı alamayacaksınız” demiş. Sözde bütün fabrikalara Çalışma Bakanından yazı gelmiş. Kıdem tazminatını almak isteyen varsa verin gitsin diyormuş. İK, “biz sadece size kıdem tazminatını vermekle hükümlüyüz” dedi. Aslında işçiler kendileri istifa ediyormuş gibi bir anlaşma yaptılar. İşçi arkadaşlardan buna itiraz edenler oldu ama patron kararını vermişti. İşçiler işsizlik ödeneğinden yararlanamayacak. Sonuç olarak işçi arkadaşların çoğu sadece kıdem tazminatı almayı kabul edip işyerinden kurtulduklarını sanıyorlar. Kıdem tazminatına sahip çıkmazsak işçi olarak hiçbir güvencemiz olmayacak. Kendi ellerimizle haklarımızı patronlara vermeyelim. Kıdem tazminatımızın gaspına karşı işçiler olarak 1 Mayıs’ta alanlara çıkalım. Bugün sessiz kalırsak yarın bağırdığımızda sesimizi duyan kimse olmaz.