
Mitinglerde köfte, simit, su ve çay satanlar olur. Güzel kokusuyla köfteler, buram buram kokan çaylar, soğuk sular insanın ağzını sulandırır. 1 Mayıs öncesinde fabrikadan bir işçi arkadaşım miting hakkında konuştuğumuzu duyunca kulak kabarttı. Biz mitingin çok kalabalık geçeceğini çünkü kıdem tazminatının, zorunlu BES’in, artan vergilerin ve hayat pahalılığın işçileri çok öfkelendirdiğini konuşuyorduk ki “ben de gelmek istiyorum” dedi. Hesap kitap yaptı ve “mutlaka 1 Mayıs’a katılacağım” dedi. Planını şöyle açıkladı: “Gece vardiyasından 04.00’da izin alacağım, eve gideceğim, hazırlıklarımı yapacağım ve 1 Mayıs’a katılacağım. O gün çay satacağım!”
Ücretlerimiz az, geçinmemize yetmiyor. Sosyal haklarımız çok sınırlı. Buna rağmen hükümet işçilerin haklarına gün geçtikçe daha fazla saldırıyor, bizi daha da yoksullaştırıyor. Çünkü karşısında örgütlü, bilinçli ve haklarını korumak konusunda bilinçli bir işçi sınıfı görmüyor. Bu durumda işçilerin alanda birlik olup gücünü göstermesi gereken bir günde fırsat bu fırsat diyerek çay satmak isteyen o işçi kardeşim acaba o gün kazançlı mı çıktı?