
Ben UİD-DER’li bir işçi olarak işçiler ile ilgili haberleri takip ettiğim için, dikkatimi çeken birkaç önemli haber oldu. Bunu siz işçi kardeşlerimle paylaşmanın önemli olduğunu düşündüğüm için bu mektubu yazmak istedim.
Okuduğum habere göre, işveren, sürekli rapor aldığını iddia ettiği işçinin iş akdini feshediyor. Bunun üzerine işçi de iş mahkemesine giderek hakkını arıyor ve işe iade davası açıyor. Mahkeme işçinin haklı olduğuna hükmediyor. Ancak işveren kendisini tatmin edecek bir karar çıkmadığı için yerel mahkemenin aldığı kararı Yargıtay’a taşıyor. Yargıtay da yerel mahkemenin kararını bozup işçinin işten atılmasını haklı görüyor. Bu haberi okuduktan sonra Yargıtay’ın hastalanan işçilerle ilgili haberini de gördüm. Yargıtay’ın iki hafta önce içtihadı birleştirme genel kurul kararına göre ağır hasta, kronik, tedavisi mümkün rahatsızlıkları olan işçilerin savunması dahi alınmadan işveren sözleşmeyi tek taraflı feshedebilecek. Yani hiçbir hakkını vermeden hatta işçinin kendini savunmasına bile izin vermeden işten atılabilecek.
Bu birbiriyle bağlantılı iki haber de gösteriyor ki bu kararlar biz işçilerin aleyhine alınmış kararlardır. Hastalığımızın, sağlığımızın patronların gözünde hiçbir önemi yok. Arkadaşlar, haberi okurken bu düzende biz işçilerin hayatının, sağlığının patronların hiç umurlarında olmadığını bir kez daha gördüm.
Evet kardeşler, işçiler olarak sürekli çalışıyor, didiniyoruz. Yaşamak için adeta büyük bir mücadele veriyoruz. Ama yine de her geçen gün daha da yoksullaşıyoruz. Bizim sırtımızdan milyonları kazanan sermaye sınıfı, hastalandığımızda bizi hiç çekinmeden işten atabilecek. Yani işime yaramıyorsan senin hiçbir değerin yok demek istiyorlar. Bizi makinenin bir parçası olarak gördükleri için bozulmuşsa at gitsin diyorlar. Bu durumlarda kendimizi savunacağımız haklarımızı da elimizden alarak aslında bunu başarmış oluyorlar. Bu ve buna benzer haksızlıklara tek başımıza karşı durmamız mümkün değil. Bizler işçiler olarak yana yana omuz omuza mücadele edersek yani birlik olursak, ancak o zaman patronların bu saldırılarına dur diyebiliriz.