
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Gününde Petrol-İş Sendikası Gebze şubesinde bir basın açıklaması düzenlendi. Petrol-İş üyesi kadın işçilerin, çeşitli fabrikalardan işyeri sendika temsilcilerinin katıldığı basın açıklamasında, kadın işçilerin yaşamlarındaki ekonomik sorunlara, çifte ezilmişliğe, şiddete ve tacize karşı mücadelenin ve dayanışmanın önemi vurgulandı.
“Kadına yönelik şiddeti sendikalar durduracak”
İlk sözü alan Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Eyüp Akdemir, “Petrol-İş Sendikası kadına yönelik şiddetle mücadeleye devam ediyor. İşyerinde şiddeti sendikalar durduracak” dedi. Tüm dünyada kadına yönelik şiddetle mücadelede sendikalara büyük sorumluluk düştüğünü belirten Akdemir, toplumsal yaşamdaki eşitsizliğin kadına yönelik şiddeti arttırdığını, sözlü, fiziksel, ekonomik veya psikolojik biçimlerde kendini gösteren kadına yönelik şiddetin toplumsal eşitsizlikten kaynaklandığını ve bunun iş yaşamına da yansıdığını belirtti. İş yaşamında işçilerin örgütlü çalışmalarının, şiddet ve tacizle mücadele konusunda ilerlemeyi de beraberinde getireceğini vurguladı. Kadına yönelik şiddetin aynı zamanda insan hakları sorunu olduğuna değinen Akdemir, konuşmasına şöyle devam etti: “Sendikamız Petrol-İş olarak, bu yılın Haziran ayında düzenlenen ILO konferansında kabul edilen ve taraflara büyük sorumluluk yükleyen 190 nolu iş yaşamında şiddet ve tacizi önlemeye dair sözleşmenin ülkemizde onaylanması için de gereken her türlü çalışmayı ve kampanyayı yürütmeye devam edeceğiz” dedi.
“Esas sorun kapitalist sömürü düzenidir”
Akdemir’in konuşmasının ardından basın açıklamasını Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi Kadın Komisyonu Başkanı Beria Pehlivan gerçekleştirdi.
Pehlivan, kadına yönelik şiddetin her yıl artarak devam ettiğini, siyasi iktidarın temsilcilerinin ve yetkili isimlerin kadına yönelik şiddeti lanetleyen konuşmalar yapmalarına rağmen şiddetin yok olmadığını vurguladı. Türkiye’de son üç yılda 932 kadının öldürüldüğünü ve 2019 yılında 299 kadının cinayete kurban gittiğini vurgulayan Pehlivan, “bir sınıf olarak patronlar, birlikten kuvvet doğacağını çok iyi biliyorlar. Bunun için biz işçilerin, işçi sınıfının birliğini dağıtmaya çalışıyorlar. Bizlere toplumsal roller biçiyorlar. Erkeği kışkırtarak, kadını erkeğin şiddetinin kurbanı haline getirerek bizi birbirimize düşmanlaştırmaya uğraşıyorlar. Kadının düşmanı erkek değil, erkeğin düşmanı kadın değildir. Esas sorun kapitalist sömürü düzenidir” dedi. Patronların işyerlerinde kadınlara daha düşük ücret verdiğini, angarya işler yaptırdığını, kreş, emzirme izni gibi yasal hakları gasp ettiğini anlatan Pehlivan sözlerine şöyle devam etti:
“Patronlar tüm bunları yaparken sırtlarını siyasi iktidarlara dayıyorlar. İktidarlar kadına ikinci sınıf insan, çocuk doğuran makine gözüyle bakıyor, kadınları aşağılayıp horluyorlar. Ayrıştırıcı, kışkırtıcı bir dil kullanıyorlar. Cinsiyet eşitliğini toplumsal bozulma sayıyorlar. Toplumu, erkeğin geleneksel rolünü oynamaya devam edeceği, kendini egemen cins olarak göreceği, kadını ezeceği biçimde şekillendirmeye çalışıyorlar. Geleneksel kalıplar içinde ezilen kadının pasif ve edilgen olmasını istiyorlar. Toplumu yapay temelde kutuplaştıran, kin ve nefreti körükleyen iktidarların varlığı, kadına şiddetin artmasına neden oluyor.”
Ekonomik krizin faturasının işçi sınıfına kesildiğini, yoksulluğun arttığını, emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının kötüleştiğini hatırlatan Pehlivan, “psikolojisi bozulan ve cinnet geçiren kimseler, erkek egemen zihniyetin kutsandığı koşullardan da güç alarak dehşet saçıyorlar. Medya ise kadına yönelik şiddet haberlerini kadınları korkuya sürüklemek için döne döne servis ediyor” dedi.
“Biz emekçi kadınlar korku duvarlarını yıkıyoruz. Şiddete, tacize, tecavüze, yok sayılmaya, aşağılanmaya boyun eğmeyeceğiz diyoruz” diyen Pehlivan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bizler Petrol-İş Sendikasına üye kadınlar olarak mücadeleyi yükseltiyoruz. Erkek işçi kardeşlerimizin bu mücadelede yanımızda yer almasını sağlıyoruz. Petrol-İş’li kadınlar olarak kadına yönelik şiddetin, çifte ezilmişliğin, sömürünün son bulması için mücadelede en önde biz olacağız, en kararlı biz olacağız ve er geç mücadelemizi zafere taşıyacağız”. Yapılan konuşmaların ardından basın açıklaması sona erdi.