
Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs! Virüsü ekonomik krizin sonuçlarının üzerini örten bir örtü olarak kullanan egemenler, diğer taraftan da korkuya boğdukları yoksul kitlelere krizin faturasını kesiyorlar. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan son rapor bu açıdan çarpıcıdır. Raporda sadece birkaç ay içinde 195 milyon işçinin işsiz kalacağı ifade ediliyor.
ILO raporunda Avrupa’dan Ortadoğu’ya Asya’dan Amerika’ya küresel ölçekte bir ekonomik krizin yaşandığı belirtiliyor. Konaklamadan ticarete, gıdadan hizmete pek çok sektörün büyük risk altında olduğunu söyleyen ILO, dünya çapında resmi kayıtlara göre 3,3 milyarlık bir küresel işgücü olduğunu ve bunun yüzde 81’inin, daha şimdiden, işyerlerinin tamamen veya kısmen kapanmasından etkilendiğini belirtiyor.
ILO’nun önümüzdeki birkaç aya ilişkin öngörüleri de oldukça çarpıcı! Raporda yaklaşık 200 milyon insanın birkaç ay içinde işsiz kalacağına, işten atılmasa bile milyarlar için hayatın çok daha pahalılaşacağına ilişkin tahminler yer alıyor. Ayrıca yaşanmakta olan ekonomik krizin sonuçlarının 2008 krizinin etkilerini fazlasıyla aşacağına açıkça dikkat çekiliyor.
Rapor işten çıkarma artışlarını “büyük çaplı ve yıkıcı” şeklinde tarif ederken, aynı zamanda ücret ve çalışma süresi düşüşleri bakımından yüksek risk altında olan sektörlerde 1,25 milyar insanın çalıştığını vurguluyor. Büyük bölümü düşük ücretlerle çalışan bu işçilerin ani gelir kaybı yaşamasıyla birlikte, sefalete itilen ve açlık çeken insanların sayısı birkaç milyarı geçecek! Kapitalist egemenler bir taraftan oyun içinde oyun kuruyorlar, diğer taraftan ekonomik krizin acı reçetesini dünya işçi sınıfına kesiyorlar. Böylesi zorlu bir dönemde işçilerin örgütlülüklerini güçlendirmekten başka çıkış yolu bulunmuyor. Milyarlarca insanı açlık ve sefalete iten bu düzen kendi çukurunu da kazmış oluyor. Bu düzen kazdığı çukura gömülmedikçe insanlığın yüzü gülmeyecek!