
Covid-19 salgını ve bu salgına karşı alınan önlemler trajikomik bir hal almış durumda. Özellikle maske kullanımıyla ilgili önce hasta olmayanların kullanmaması gerektiğini söylediler. Sonra maske zorunlu hale getirildi. Tam bir çelişki! Acaba hangisi doğru?
Şu an marketlerde bile maske takılması zorunlu. Ürünleri kendimiz alamıyoruz, el değmemesi için görevliler veriyor. Sözde bizleri hastalıktan koruyan bu maskelerin üretim aşamasına bakınca insan düşünmeden edemiyor. Çalıştığım tekstil fabrikasında maske üretiyoruz. Bu maskelerin kumaşları çalıştığım bölüme gelmeden kesiliyor, presleniyor ve çuvallara konuluyor. Bize geldikten sonra düzenleniyor. Daha sonra dikiliyor, ipleri temizleniyor, kontrolden geçiyor ve son olarak paketleniyor. Ama bunların hepsi çıplak ellerle yapılıyor. Hatta maskelerin dayanıklılığını test etmek için ağızlarına takıp bakıyorlar. Onlarca, hatta yüzlerce elden geçen maskeleri alanlar sanki hiç el değmemiş gibi kullanıyor ve kendini güvende hissediyorlar. Peki, bu aşamalarda neden mi eldiven kullanılmıyor? Çünkü üretimi yavaşlatıyor. Eldiven taktığımızda günlük adetler düşüyor. Adetlerimizi veremediğimizde azarlanıyor hatta hakarete uğruyor, işten çıkarılmakla tehdit ediliyoruz.
Evet, bunları sözde insan sağlığı için ürettiğimizi, adedini veremeyeni işten çıkaracağını söyleyen patronumuz, bizlerin de insan olduğunu unutuyor. Sanki birer robotmuşuz gibi hiçbir şekilde kafamızı kaldırmadan, sağımıza solumuza bakmadan, konuşmadan sadece adet çıkarmamızı istiyorlar. Çoğu zaman tuvalete bile gidemiyor, su dahi içemiyoruz. Maske üretiyoruz ama sık sık yenisiyle değiştirmemiz gerekirken, aynı maskeleri 2-3 gün takmak zorunda bırakılıyoruz.
Bunları sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü toplum sağlığı için değil, patronların kâr hırsı için üretilen bu maskeleri bizler ne koşullarda üretiyoruz bilin istedim. Bizlere ekranlardan anlatılan her şeye sorgusuz sualsiz inanmayalım. Patronların medyası patronların sömürü düzeninin bozukluğunu, çürümüşlüğünü gizlemek için elinden geleni yapıyor. Açıkça yalan söylüyorlar.