
Merhaba arkadaşlar. Bildiğiniz üzere “kötü günleri geride bıraktık”. Şimdi bizi işsizliğin artacağı daha kötü günler bekliyor. Kriz hızlı bir şekilde biz işçileri, işçi-öğrencileri içine çekiyor. Koronavirüs gerekçesiyle tüm okullar tatil edildi. Ben de bir öğrenci olarak sınırsız tatildeyim; işsizliğin pençesindeyim. Daha önceden günlük işler çıkıyordu, onlara gidiyorduk. Ama krizle beraber kapanan işyerlerinin, işten çıkarmaların, ücretsiz izinlere çıkarılan emekçilerin sayısı giderek artıyor. Dolayısıyla artık iş de bulamıyoruz. Şimdi o sözde sosyal devlet diye parlattıkları devlet uygulamaları vardı ya, çok merak ediyorum acaba ne yapabilecekler? İşsiz kalan insanlara ne diyecek, biz işsiz işçilere neler verebilecekler? Görmezden gelecekler bizi her zaman yaptıkları gibi. Peki, kardeşim biz nasıl yaşayacağız? Ne yiyeceğiz ne içeceğiz, çocuğu olanlar çocuklarına ne yedirecek?
Koronavirüs çıkmadan önce insanlar yoksulluk yüzünden kendi canlarına kıyıyordu. Şimdi ne oldu o insanlara? O insanlara şimdi yüz binler eklendi. Çözüm olarak kendi canımıza mı kıyacağız? Çözüm yolumuz bu mu? Hayır, biz işçiler, emekçiler, gençler bu durumu kabul etmiyoruz! İntihar çare değildir. Çare egemenlere karşı birlik olmaktır. Bundan başka yol yok. Mücadelemiz ne kadar büyürse, işçiler olarak o derece mutlu oluruz. Bu nedenle mücadele örgütümüz UİD-DER’e, bize yol gösterdiği için teşekkür ediyorum.