
Geçtiğimiz günlerde ekranlarda boy gösteren Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın (nam-ı diğer Damat) yandaş bir televizyon programındaki komedi türünde tiyatrosunu izledik. Oyunun can alıcı repliği ise “dolarla mı maaş alıyorsunuz?” oldu. Her geçen gün derinleşen bir ekonomik kriz içinde yaşamaya çalışıyoruz. Yaşam şartları her geçen gün zorlaşıyor ve hayat pahalılığı artıyor. Alım gücü ciddi bir düşüşte. İşçi sınıfı ve emekçiler açlık sınırının altındaki asgari ücretle hayatta kalmaya çalışıyor. Pazardan temel gıda maddelerini almak çok zor, gıda neredeyse altın kadar pahalı artık. Faturalar astronomik düzeylere ulaştı. Bunun üzerine bir de fırsat olarak kullanılan pandemiyle beraber işçilerin daha da beli büküldü. İşsiz sayısı 20 milyona merdiven dayadı. Kısa çalışma ödeneği adı altında işçi 39 liraya günü kurtarmaya mahkûm edildi. Evet, maaşlarımızı dolarla almıyoruz. Ama alınan her şeyin fiyatının dolara endeksli olmasından en çok biz etkileniyoruz. Hükümet bizim aklımızla dalga geçiyor ve insanların sorgulamalarını engellemek için yapay gündemler oluşturuyor. Biz işçi sınıfı olarak ancak kendi sınıfımızın penceresinden bakıp kendi doğru sorularımıza doğru yanıtlar aradığımızda gerçek cevapları alabiliriz. İşçi sınıfı, iktidar sahiplerini dinleyerek gerçekleri bulamayacaktır. İşçi sınıfı çareyi kendinde aramalıdır. Çare örgütlenmektir ve kurtuluş bundadır.