
Merhaba dostlar, bizler Mersin’de çeşitli sektörlerde çalışan genç işçiler olarak mücadelenizi yürekten selamlıyoruz. Metal işçileri olarak verdiğiniz mücadeleyi heyecanla takip ediyoruz. Gördük ki siyasi iktidar safını bir kez daha patronlardan yana gösterdi. Yürüyüşe çıkan direnişçi metal işçilerinin karşısına polis barikatları kuruldu, yürüyüşlerine izin verilmedi ve buna karşı tepki gösteren işçiler darp edilerek gözaltına alındı. İşine geldiğinde hukukun üstünlüğünden bahseden siyasi iktidar, her fırsatta devletin sopasını azılı bir şekilde işçilere göstermekten çekinmiyor. Koronavirüs ile birlikte hayata geçirilen ücretsiz izin, kısa çalışma ödeneği ve hak gaspları getiren irili ufaklı yasal düzenlemeler, patronlar tarafından dizginsizce kullanılıyor. Bu gasplar sendikalaşmak isteyen metal işçilerine karşı da silah olarak kullanıldı, kullanılıyor.
Krizin gitgide derinleşmesiyle beraber biz işçiler daha çok yoksullaşıyoruz. Haklarımız tırpanlanmaya devam ediyor. İşçilerden çaldıklarıyla ihtişam içinde yaşayanlar, işçilerden gelen haklı taleplere şiddet ve baskı ile cevap vermekten çekinmiyorlar. Son süreçte yaşananları da göz önünde bulundurduğumuzda, bu saldırıların sadece metal işçilerine karşı olmadığını görüyoruz. Maden işçilerinin haklı talepleri için yürüyüşlerine de engel olan siyasi iktidar sınıfsal tavrını net olarak ortaya koyuyor. Ancak bu koşullara karşı biz işçi sınıfında her geçen gün öfke birikiyor. Bizler, biriken öfkemizi patronlara karşı birliğe ve örgütlülüğe dönüştürmek zorundayız. Bu karanlık günlerde metal işçilerinin verdiği mücadele son derece önemlidir. Bizim sinmemizi ve hiçbir şekilde ses çıkarmamamızı isteyenler ne kadar korktuklarını belli ediyorlar artık. Fakat sinmiyoruz, sinmeyeceğiz. Gün olur yürek taşar, sel olan öfke bütün duvarları yıkar geçer.