
Dünya işçi sınıfı 2021’i sermaye sınıfının yoğunlaşan sömürüsü, baskısı ve yasaklarıyla karşıladı. İşten atma saldırıları, ücret kesintileri, hak gaspları artarak devam ediyor. Ancak işçiler de bu saldırılara karşı birleşmekten, direnmekten, mücadele etmekten vazgeçmiyor. Sağlıktan metale, tarımdan enerjiye pek çok sektörden işçiler farklı ülkelerde grevlerle, direnişlerle mücadeleye devam ediyorlar.
Peru: Sağlık işçileri grevde
Perulu sağlık emekçileri hükümetin sağlık hizmetlerine daha fazla bütçe ayırması talebiyle 13 Ocak’ta ülke çapında greve başladı. Başta Peru Sağlık Federasyonu FMP olmak üzere pek çok farklı sendikanın ve meslek odasının bir araya gelerek başlattıkları grevde acil servisler dışında tüm hizmetlerde iş bırakıldı. Grevin ilk gününde başkent Lima’da doktor, hemşire, idari personel dâhil yüzlerce sağlık işçisi Sağlık Bakanlığı önünde toplanarak bir eylem gerçekleştirdi.
Sağlık işçileri maaşlarının zamanında ödenmesini, Ekim ayından bu yana ödenmeyen fazla mesai ve Covid-19 ödeneklerinin verilmesini, tüm sağlık çalışanları için koruyucu ekipmanların temin edilmesini, sözleşmeli işçilerin işten çıkarılmamasını, daha fazla işçi alımı ve daha yaygın testler yapılmasını talep etti. Sağlık Bakanlığı önünde gerçekleşen eylemde konuşma yapan FMP başkanı Godofredo Talavera yoğun bakım gereçlerinin yetersizliğine değindi ve artan hasta sayısı nedeniyle bütçenin derhal arttırılmasının bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. Sendikalar ayrıca müzakerelere yanaşmayan sağlık bakanının istifasını istedi.
Peru’da salgın sonucunda 230’dan fazla sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Yetkililere göre, ülkede 4 binden fazla sağlık işçisi uygun bir sigorta kapsamı olmadan çalışıyor ve virüs teşhisi konulursa istirahat izni alma hakkına bile sahip değil. Sağlık sektörüne en az yatırım yapan Latin Amerika ülkelerinden biri olan Peru’da, şu anda sağlık bütçesi, ülkenin toplam gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH) yüzde 2,4’ü. Bu oran Latin Amerika ülkelerinin ortalamasının yarısına bile eşit değil. Sendikalar, sağlığa ayrılan bütçenin en az yüzde 6’ya çıkarılması gerektiğini vurguluyor. İşçiler talepleri karşılanana kadar grevi sürdüreceklerini belirtiyorlar.
Güney Kore: Metal işçileri ücret artışı talep ediyor
Güney Kore’de Hyundai’nin 5 fabrikasında binlerce işçi daha yüksek ücret talebiyle 13 Ocak’ta 48 saatlik greve çıktı. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde şirketin ücretleri dondurarak zam yapmak istememesi üzerine başlayan grevde sendikalar işçilerin aylık ücretinde yaklaşık 109 dolarlık artış talep ediyor.
Güney Kore’nin ikinci en büyük çelik üreticisi konumunda olan Hyundai Çelik’te, sendikalar şirketin salgını bahane göstererek ücretleri dondurmak istemesini kabul etmeyeceklerini belirtiyor. Ücret artışının yanı sıra üç aylık maaş ikramiyesi ve yaklaşık 4500 dolarlık özel ödenek ayrılmasını talep ediyorlar.
Fransa: “Küresel Güvenlik Yasası”na karşı protestolar devam ediyor
Fransız işçi ve emekçiler, polis şiddetini belgeleyen fotoğrafların ve videoların çekilmesinin ve yayınlanmasının yasaklanmasını da içeren Küresel Güvenlik Yasası’nı protesto etmeye devam ediyor. Son olarak 16 Ocak’ta Paris başta olmak üzere pek çok şehirde on binlerce emekçi caddeleri doldurdu. Emekçiler kar yağışı altında “Polis Her Yerde, Adalet Hiçbir Yerde!”, “Olağanüstü Hal, Polis Devleti” yazılı pankartlar taşıyarak yürüdü.
Eyleme katılan emekçiler insan hakları ve özgürlüklerinin Fransa gibi bir ülkede dahi giderek yok edildiğini, baskının ve yasakların büyüdüğünü belirtiler. Artan antidemokratik uygulamalara karşı mücadele etmekten başka bir seçenek olmadığını vurguladılar. Ulusal Meclis tarafından onaylanan tasarı Mart ayında Senatonun onayına sunulacak. Cumhurbaşkanı Macron’un partisi artan kitlesel protestolar karşısında tasarının polisi filme almakla ilgili tartışmalı 24. maddesinin yeniden yazılacağını duyurdu. Ancak sendikalar, çeşitli emek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları özgürlükleri kısıtlayan ve açıkça devletin baskı aygıtını güçlendirecek bu tasarının tamamen iptal edilmesi için mücadeleye devam edeceklerini haykırıyorlar.