
Takvim gazetesi bir süre önce manşetine taşıdığı haberde bizlere “altın öğütlerde” bulunuyor ve şöyle diyordu: “Alışverişe tok karnına çıkın, çocukları götürmeyin, araba değil de sepet alın. Alışverişe çıkarken ürünlere çok bakmayın.” Mesela yumurtaya bakmayın ya da yağa bakmayın. Sağa sola, hiçbir şeye bakmayın, başınızı eğin, en temel ihtiyaçlarınızı bile almadan marketten çıkın diyorlar. Ne derlerse onu yapalım istiyorlar. Gözlerimiz kör, kulaklarımız sağır olsun istedikleri içindir verdikleri bu mesaj. Ekonomik krizi yaratan patronlar bedelini biz işçilere ödetiyorlar. Hayat pahalılığı içinde debelenirken bakmamayı, tok gitmeyi “çözüm” olarak önümüze koyuyorlar. Asgari ücretle çalışan biz işçiler için hiç iyi bir haber olmadığı çok açık değil mi? Açlık sınırının altında ücret alarak zar zor geçinmeye çalışan bizlere öğüt vermeye kalkanlar aklımızla dalga geçiyorlar resmen, başka bir anlamı yok bunun bizler için. İnsanlar çocuklarına bir okul pantolonu alamadığı için intihar ediyor. Biz işçiler geçinemiyoruz diyoruz, iktidar yanlısı medya işçi ve emekçilere akıl veriyor. Bal gibi de biliyorlar bu parayla geçinmenin mümkün olmadığını. Bizden zorla aldıklarıyla tepemize çıkıp, şöyle böyle yapın diyorlar. Gün ola devran döne, ekmeğimizi elimizden almaya çalışanlardan hesap sorulur elbet. Bu pervasızca açıklamaları, manşetleri elbet biz işçi sınıfı olarak bir arada durarak boşa çıkaracağız.