
İstanbul sen nasıl bir şehirsin?
Açılmamış bir kitabın sayfaları gibisin
Seni keşfettikçe güzelliğin vurur yüzüme
Sokaklarını tanıdıkça
Esiyor hafif bir rüzgâr saçlarımın tellerinde
Mahpushanedeki bir adam gibi
Bir köşeye sıkışmış volta atıyor
Oysa sen çok büyük bir şehirsin
Uçsuz bucaksız denizleri bağrında taşıyorsun
Ama neden duvarlar örüyorsun etrafımıza?
Sokakların dar, çıkmaz yolların var ve sınırların
Ama her şeye rağmen umut dolusun
Genç bir oğlan yanık bir kıza
Grev halaylarında sabırsızca
Gözlerinin içine bakarak
El ele tutuşup halay çeker gibiyiz İstanbul.