
Biz bir grup kadın 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Gününü bir direniş meydanında selamladık. Çiçeklerimizi de alıp, hakları için mücadele eden kardeşlerimizle dayanışmaya gittik. Salgın bahanesiyle patronlar sınıfının pervasızlığının bir örneği de CPS Tekstilde yaşanmıştı. İktidarın teşvikleri sayesinde palazlanan patronların işçi sınıfına yönelik saldırıları her geçen gün artıyor. İşyeri kapanan ve içerde hem alacakları, hem ihbar ve kıdem tazminatları kalan işçi arkadaşlarımız haklarını almak için mücadeleye devam ediyorlar. Dayanışma ziyaretlerimizden birini de 8 Mart’ta yapmış olduk. CPS işçisi kardeşlerimizle omuz omuza halaylar çektik. Ziyaretimiz sırasında onlara o sırada devam etmekte olan yayınımızdan bölümler izlettirdik. Direnişçi emekçi kadınlarımız “işte bunlar bizi anlatıyor” dediler. Kulaklarımızda sloganlarımız, yüreğimizde coşkumuz oradan ayrıldık.
Ardından hep beraber, Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü [1] yayınımızı izledik, dinledik, duygulandık. O gün aramızda geçen sohbetlerden bir küçük parçayı da paylaşmak istedik.
CPS direnişinden bir kadın işçi şöyle dedi: “Ben çok imrendim. Yapılan şeylerin güzelliğinden çok etkilendim. Bizler de böylesi bir emeğin ürünüyüz. Bunları izlerken ufkum açılıyor. Ben daha fazla nasıl katkı koyabilirim diye düşünüyorum. Kendime boş durma, yapılacak işler var, yeter ki iste ve emek ver dedim. Daha fazla kafa yormam gerektiğini hissettim. Harika olmuş. Jones Ananın videosunu hazırlayan arkadaşlarımızın yaratıcılığına hayran oldum. Ellerine sağlık. Gece dinledim ve beni çok etkiledi. Bu örnekler bize güç veriyor.”
Çevre mühendisi bir annemiz ise şöyle ifade etti duygularını: “Her seferinde ne kadar güzel olmuş diyoruz. Ama her seferinde daha güzeli geliyor. Emeği geçen herkesin eline sağlık. Beni derinden etkiledi. UİD-DER’le ilk tanıştığım zamanlara gittim. Çok anlamlı ve etkileyici olmuş. Beni çok geliştiriyor zaten, insanlara bir şeyleri izah etmeye çalışıyorken yararı tartışılmaz. Ama asıl nefes aldığım yer burası. Ben bugün çalıştığım yerden buraya kendimi zor attım. Benim bugün mesajım; çocuklara özellikle ‘Rengârenk Çiçekleriz’ [2] şarkısındaki o güzel çocuklarımıza bir anne olarak kucak dolusu sevgiler gönderiyorum.”
Eğitim emekçisi kadın ise “Jones Ana maketiyle eylem yapan işçilerin olduğu resim ne kadar güzeldi. Geçmişi hatırlamak, hafızamızı tazelemek, gelecek güzel günlere olan inancımı büyütüyor. Ne kadar etkilendim Amerikalı işçilerin onu unutmamış olmasından. Bu yayınlar gerçekten çok güzel. Biz böyle şeylere hazırlanırken duygularımızı anlatmakta zorlanıyoruz, heyecanlanıyoruz. Ben çok etkilendim. Hele de şu son zamanlarda hayat ne kadar zorlaştı. Daha biraz önce geldik direniş alanından, işsizlik ve ekonomik zorluklar insanları çok zorluyor. Oysa bak izliyoruz işte, birlik olsak bu dünya bir cennet olabilir. Ama bir avuç asalak tepede lüks, şatafat içinde ve milyonlarca insan cefasını çekiyor” dedi ve ekledi: “Ben bugün buluşmamıza gelirken bir yandan bugünün anlamını düşündüm ve çok duygulandım. Ve birkaç satır şiir gibi bir şey yazdım.”
Bir gün ama bir gün
Elbet güzel günler görecek insanlık
Kadınlar ve erkekler
Sırtlarında ter akıtmadan yalnızca sevginin
Yükünü taşıyacaklar
Elleri nasır tutmadan
Sadece çiçekleri kucaklayacaklar
Bugün, bu zor günlerde
Güzel günler için ter akıtanlar
Elleri nasır tutanlar
Biliyorlar ki,
Bir gün bu karanlığın rahminden
Taptaze, yemyeşil, pırıl pırıl
Bir gelecek doğacak