
Çürümüş molla rejimine öfkesi büyüyen İran işçi sınıfının çeşitli taleplerle başlayan protesto dalgası büyümeye devam ediyor. Bu kez Kerman Eyaletinin güneyindeki Manoojan kentinde madenciler sokağa çıktı.
Aseminoon maden ocağında işçiler 17 Mayısta ocaklara inmeyerek grev başlattı. Valiliğin önünde toplanan işçiler, maaşlarının ve ikramiyelerinin ödenmemesini protesto ettiler. “Valiye yazıklar olsun, defol!” sloganlarıyla öfkelerini haykıran madenciler, rejimin temsilcisi olarak gördükleri valinin görevden alınmasını talep ediyorlar. Madenciler aylardır maaşlarını ve sosyal haklarını alamadıklarını belirtiyorlar. Bir sene içerisinde 1200 kişinin işini kaybettiğini söyleyen işçiler, “biz sokağa çıkmayalım da kim çıksın?” diyerek isyan ediyorlar. Protestoların ertesi günü bu kez karayolunu işgal ederek eylemlerine devam eden işçiler, halkı dayanışmaya çağırdı. Madencilerin çağrısına sessiz kalmayan yerel halk protestolara destek verdi. Mücadelenin yayılmasından korkan rejim yetkilileri ise İran egemenlerinin isyanlara karşı özel olarak silahlandırdığı birlikleri miting alanına gönderdi. Ancak madenciler ve yöre halkı rejimin tehditlerine boyun eğmedi ve protestolarına devam etti. Aynı gün, işçilerle dayanışmayı büyütmek için Kerman Eyaleti halkı da belediye ve diğer hükümet kurumlarının önünde toplandı. Grevin üçüncü gününde yerel halkla birlikte madenci eşleri ve çocukları da protestolara destek verdi.
İşçilerin haklı mücadelesi halkı harekete geçirince rejimin korkusu da büyüdü. Kerman Eyaleti yöneticileri madencileri açıkça tehdit etti. İşçileri yasalara karşı çıkmakla suçlayan vali, güvenlik güçlerinin her türlü müdahalede bulunabileceğini söyledi. Valinin bu sözleri bu ülkede Migros direnişçisi kadın işçinin yasaların hep işçilere işlediğini anlatan sorusunu hatırlatıyor. İran’da da yasalar hep sınıf kardeşlerimize işliyor.
Dünyanın neresine gidersek gidelim, işçilerin haklı mücadelesi karşısında patronlar sınıfı ve onların temsilcileri aynı tepkiyi veriyor. İşçilerin mücadelesini karalamaya, ezmeye girişiyorlar. Ancak her gün dünyanın dört bir yanından gelen grev, direniş ve mücadele haberleri, bu çabanın nafile olduğunu gösteriyor. Sömürü ve zulme karşı mücadele tüm dünyada gelişip güçleniyor.