
Ankara’dan emekçi bir anne: 1 yaşındaki oğlumla ilk 1 Mayıs’ımızdı. Pandemide yasaklanması nedeniyle iki yıldır 1 Mayıs’ı kutlayamıyorduk. Hem bundan dolayı heyecanlıydım hem de oğlumla katıldığım için daha da heyecanlıydım. UİD-DER’le kocaman bir aile olduğumuzu hissetmek çok güzeldi. O da birçok yeni insanla, bu ailenin fertleriyle tanıştı. Onunla ilgilendiler, şarkılara alkışla eşlik etmeye çalıştı. Minicik eliyle yumruk bile yaptı şarkımızda. Başka çocuklar da vardı bizimle, işçi sınıfının geleceği olan çocuklarımız. Onlar bizden daha bilinçli, daha örgütlü büyüyecek. Eşimle çok gururlandık, çok mutlu olduk. Dopdolu, coşkulu bir 1 Mayıs oldu.
İlk kez 1 Mayıs’a katılan genç bir kadın: Ankara’dan geldim. İlk 1 Mayıs’ıma UİD-DER’le birlikte katıldım. 1 Mayıs’ın gerçek anlamını da bu sene öğrendim. Medyadan yansıtılanın yanlış olduğunu, alanda olduğum için suçlu olmadığımı, mutluluk ve onur duyulacak bir şey yaptığımı gördüm. UİD-DER’le tanışmadan önce kendimi yalnız hissederdim. Bugün 1 Mayıs’ta yalnız olmadığımın daha çok farkına vardım. Aynı hep birlikte haykırdığımız gibi: Çaresiz değil milyonlarız! Omzuma yaslanan omuzlar, gözlerime bakan gözler, aynı sözleri haykırdığımız ağızlar asla yalnız hissetmemem gerektiğini anlattı bana, gücümüzü gördüm. Bu 1 Mayıs’tan sonra mücadeleye daha sıkı tutunacağım, daha çok çabalayacağım.
Babam bir meslek hastalığı yüzünden şu an hastanede tedavi görüyor. Çalıştığı işyerinde önlem alınmaması yüzünden akciğerleri ileri derecede enfeksiyon kapmış. Daha önce olsa onu bırakıp buraya gelmezdim ama şimdi bilinçlendiğim için, babamın bu hale gelmesine sebep olan düzene karşı ve meslek hastalıklarına engel olmak istediğim için 1 Mayıs’taydım. Onun için yumruk kaldırdım, hak ettiğimiz şeylerin bilincinde olduğum için oradaydım.
Esenyurt’tan tekstil işçisi: Ben yıllardır tekstil işçisi bir kadınım. Çalışma hayatım, evim, geçim derdi derken bir rutine bağlamışım hayatımı uzun zamandır. Her şeyden şikâyetçi oluyoruz. Ama bir miting falan olunca da ailemiz bizleri korkuttuğu için gitmedim. Bu 1 Mayıs’ta hem ailemin hem de kendi korkumu yenerek kız kardeşimle UİD-DER’le 1 Mayıs’a katıldım. Alanda kendi kendime dedim ki “yahu ben bu zamana kadar niye gelmemişim, niye bu birlikten uzak kalmışım?” Sizlere çok teşekkür ederim.
Genç işçi: Ben genç bir işçiyim. Köyde liseyi bitirince çalışmak için İstanbul’a geldim ve UİD-DER’li bir ablanın yanında fabrikada işe başladım. İki senedir işçilik yapıyorum. Önceden işçiliğin ne demek olduğunu bilmezdim. Bunun için şimdi çok iyi anlıyorum emeğin ne kadar önemli bir şey olduğunu. Bugünde 1 Mayıs’a katıldım. Birliği, dayanışmayı, gücü canlı canlı görmüş oldum. İçimde umut ışığı yandı. Hepiniz var olun.
1 Mayıs’a kızıyla katılan bir işçi anne: Ben kendi halinde, kızını büyütmeye çalışan bir kadındım. Sonra yavaş yavaş UİD-DER’in çalışmalarına katıldım. Kızımla her eve döndüğümüzde yeni bir şeyler öğrenerek dönüyoruz. Şimdi bir fabrikada çalışmaya başladım. Yıllardır 1 Mayıslardan korktum, başımıza bir şey gelir diye. Ne yalan söyleyeyim, bu ilk 1 Mayıs’ım ve içimde azda olsa korku vardı. UİD-DER’in kalabalık kortejini görünce korkum neyim kalmadı. Kızımla beraber pankart görevimiz vardı. Emekçi bir kadın olarak emekçi kadın komitemizin pankartını taşıdım. “Emekçi kadınlar mücadelede öne” diyorum, UİD-DER Kadın Komitesine teşekkürler.