
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinin Sarılar Köyü yakınlarında 8 Temmuz 2018’de meydana gelen, yedisi çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği ve yüzlerce insanın yaralandığı Çorlu tren katliamıdavasının duruşması ertelendi. Davanın 10. duruşması 25 Mayısta gerçekleştirilirken, aradan yıllar geçmesine rağmen sorumluların halen ceza almamasına tepki gösteren aileler mahkeme salonunu terk etti.
Uzunköprü-Halkalı seferini gerçekleştiren tren, 8 Temmuz 2018 tarihinde seyir halindeyken devrilmiş, inanılmaz bir facia yaşanmıştı. Yedisi çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin ise yaralandığı facia bir dizi ihmaller sonucu gerçekleşmişti. Yalnızca 4 kişinin tutuksuz yargılandığı ve 4 yıldır en ufak bir ilerleme olmadan süren davanın 10. duruşması öncesinde Çorlu Santral Park’ta buluşan aileler, bir kez daha “adalet” talebiyle yürüyüş yaptı.
Yaşamını yitiren Ferhat Şahin'in babası Hüseyin Şahin, “4 yıl geçti ama hala sanık koltukları boş. Suçlu olmayana ceza verirken kolay veriyorsunuz, asıl suçlulara ceza vermek için ne bekliyorsunuz” ifadelerini kullandı. Mehmet Öz ise “Bu davanın uzamasına anlam veremiyorum. İstenen kişiler 2 saatte yargı önüne çıkarılıyor. Sürecin hızlandırılması için yapılması gereken ne varsa yapacağız, sesimizi yükselteceğiz. Bu facianın sorumlusu AK Parti’dir. Bu yargılamanın uzamasının nedeni de AK Parti’dir” dedi. Zeliha Bilgin, “Daha fazla bu adaletsizliğe gücüm kalmadı” şeklinde konuştu. 14 yaşındaki çocuğuyla birlikte iki kız kardeşini ve 5 aylık yeğenini kaybeden Bilgin, “adaletiniz batsın, bizi insanlıktan çıkardınız” dedi.
Katliamda yakınlarını kaybedenler yıllardır “adalet” ararken mahkeme salonlarından yürekleri daha da yaralanmış dönüyorlar. Siyasi iktidarın uygulamalarını eleştiren sosyal medya paylaşımları nedeniyle on binlerce insana anında ağır hapis cezaları yağdırılırken, onca insanın yaşamını solduran facianın sorumluları yıllardır cezasızlıkla ödüllendiriliyor. Biz bunu Soma davasından, Marmara Park AVM iş cinayeti davasından ve daha pek çok benzeri davadan biliyoruz. Öyle umursamazlar ki bir dizi ihmalin sahipleri insanlara yaşattıkları acıyı da zerrece umursamıyor. Geriye çocuğunu kaybetmiş bir annenin feryadı kalıyor: “Adaletiniz batsın, bizi insanlıktan çıkardınız.” Bu düzende adalet yok, bu düzende umursanmayan emekçilerin yüreklerinin soğumasına dahi fırsat tanınmıyor. Soma’nın, Marmara Park’ın, Çorlu’nun ve daha pek çoklarının hesabını sormak için işçilerin örgütlü olmaktan başka çaresi yoktur.