
Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde, “şok iyileştirmeler” adı altında yeni saldırı paketleri gündemde. Kriz fırsatçılığı yapan patronlar ve hükümetleri, iş yasalarında köklü değişiklikler yapma yolunda ilerliyorlar. Krizin faturasını işçilerin sırtına yıkmak isteyen hükümetler “reform” adı altında düzenledikleri saldırı paketlerini, iş yasalarına da geçirerek süreklileştirip, yasallaştırmaya çalışıyorlar. Adım adım gerçekleştirilecek olan bu saldırılar, kamu harcamalarında kesinti uygulamalarıyla, öncelikli olarak kamu işçilerini ve emeklileri hedef almış durumda. İkinci adım, kamu yatırımlarının azaltılmasıyla işsizliği artırmak olacak. Üçüncü adım ise işçilerin kazanılmış haklarına saldırı uygulamalarını süreklileştirerek yasalaştırmak. Tüm bu saldırılarla, işgücünün daha da ucuzlatılarak ücretlerin azaltılması ve patronlar yararına dikensiz gül bahçesi yaratılmak isteniyor.
Adına “reform” denilen bu uygulamalar işsizliği daha da tırmandıracak. Geçici ve sürekli sözleşmeli çalışan işçilerin arasındaki hak eşitsizliği derinleştirilecek. İş güvencesi tümüyle ortadan kaldırılacak. Çalışma koşullarının işverenlerin insafına terk edilişi yasal güvenceye alınacak. Vardiya sisteminin düzenlenmesi, işçilerin bir bölgeden diğer bir bölgeye ya da patrona ait bir fabrikadan diğerine sürülmesi kolaylaşacak. Bu saldırı planları, toplu sözleşmelerde kararlaştırılan maddelerin uygulanmamasında patronlara karşı alınan cezai önlemleri kısıtlayarak, patronların sözleşmelere uymamasını kolaylaştıracak. Özelleştirmelere hız vererek işsizliğin artmasına neden olacak. Eski adıyla simsar yeni adıyla işçi kiralayan kurumların gücü daha da artacak. İş pazarını daha da “esnek” hale getiren uygulamalarla patronların gücü arttırılacak.
Sözün kısası Avrupa ülkelerinin genelinde işçilerin çalışma ve yaşam koşulları patronlar lehine budanmak isteniyor. Ancak buna karşılık sendikalar şimdiden eylem planlarını açıklamaya başladılar.
İspanya’da 29 Eylülde Genel Grev Var
Tüm bu saldırılara karşı, İspanya’nın iki büyük sendika federasyonu (CCOO ve UGT), 29 Eylülde İspanya çapında genel grev çağrısı yaptı. 29 Eylülde yapılacak genel grevde İspanyol sendikaları aşağıdaki talepleri yükseltecekler:
- Kamu açığının azaltılması, işçilerin gelirlerinin artırılması ve daha adil yeni bir ekonomi planı,
- Reform yasasının iptal edilmesi,
- Çalışma koşullarını düzenleyen toplu sözleşmelerin gücünün kırılmasına, işverenlerin toplu sözleşmeleri işlerine geldiği şekilde kullanmasını kolaylaştıran uygulamalara hayır!
- Sosyal koruma sisteminin temel taşı olan daha adil bir emeklilik sistemi,
- Vergi sisteminin daha adil hale getirilmesi ve vergi kaçakçılığının üzerine hükümetin daha güçlü bir kararlılıkla gitmesi.
Kemer Sıkma Politikalarına Karşı Yunanistan’da Yeni Eylemler
Krizin bahanesiyle ayyuka tırmanan saldırılar kafamızı nereye çevirsek tek bir meclisten geçmişçesine bir ve aynı biçimde uygulanıyor. Yunanistan Başbakanı Papandreou’nun açıklamaları aslında kriz fırsatçılığı yapan hükümetlerin ve patronların yaptıklarına ve yapacaklarına da ayna tutmaktadır. İşçilere karşı savaş düzeni almış hükümet, patronlara, enerji pazarını kısıtlayıcı şartları kaldırmayı, özelleştirme planlarına hız vermeyi ve işletme ruhsatı prosedürlerini kolaylaştırmayı vaat ederken, işçilere de sopasını sallamaktan geri durmuyor. Kurumlar vergisinde yeni indirimlere giden ve devlet demiryolu şirketinin özelleştirilmesini planlayan Papandreou’nun uygulamaları patronların kemerini gevşetirken işçilere kemer sıktırıyor. İşletme ruhsatlarında kolaylık sağlanmasıyla birlikte iş kazaları oranları yükselecek. İş kazası sonucu ölen, yaralanan ya da sakat kalan işçilerin sayısı daha bir artacak.
Demiryollarının özelleştirilmesiyle birlikte ilk etapta 6300 işçi işten çıkartılacak. Buna karşılık başbakan bu uygulamaları şöyle açıklıyor: “Bu, başbakan veya hükümetin kazanma ya da kaybetme mücadelesi değildir. Bu mücadelede ya hep beraber kazanacağız ya da toplu halde batacağız.” Başbakanın bu söylemleri ne kadar da tanıdık geliyor değil mi? “Hepimiz aynı gemideyiz” cümlesini hatırlatıyor bize. Bu nasıl ortak gemiyse, suya gömülen biz, semirip daha da zenginleşen ve keyif süren onlar!
Yunanistan’da işçiler ve sendikaları yeni tedbirleri protesto ediyor. 8 Eylülde taşımacılık işçilerinin eylemleri yapıldı. 11 Eylülde başbakanın açıklamalarına karşılık 20 bin kişi Atina’da yürüyüşler düzenledi. Kamyon şoförleri 13 Eylülde ülke çapında greve gitti. Daha önce yapılan ve bir hafta süren grev, Yunanistan’ın turizm sektörünü vurmuştu. Taşımacılık işçilerinin yaptığı grevler ülkenin geniş bölümünde yakıt tedariki yapılmasını engelliyor. Yunanistan’da sendikalar 23 Eylülde yeniden sokaklara çıkmak için grev çağrısı yaptılar.
Fransa’da da 23 Eylül Eylem Günü Olacak
Fransız sendikaları emeklilik reformlarına karşı 23 Eylül gününü grev ve kitlesel eylemler günü olarak belirledi. Sendikalar bu eyleme 2,5 milyondan fazla işçinin katılmasını hedefliyor. Hükümet saldırı planlarını geri çekmezse sınırsız grev de dâhil olmak üzere çeşitli eylemler düzenleyeceklerini açıkladılar.