Navigation

Buradasınız

İşçiler Haksız Savaşa Karşı

(03.09.2015)

1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle, içinde bulunduğumuz savaş ortamının son bulmasını dillendiren KESK, DİSK, TMMOB, TTB bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yüksel Caddesi’nden bir araya gelen emek ve demokrasi güçleri Madenci Anıtına kadar yürüdüler.

(03.09.2015)

Açtığımız stantla Ankaralı emekçi kardeşlerimizi AKP’nin çıkarına olan bu haksız savaşa karşı durmaya çağırdık. Bu kirli savaşın bizim savaşımız olmadığını, savaşlarda en çok bedel ödeyenlerin bizler olduğunu anlattık.

(03.09.2015)

Standımızın etrafına toplanan işçiler “Çok doğru söylüyorsunuz, biz de savaş istemiyoruz” diye tepkilerini dile getirdiler. “Bizim kimseyle sorunumuz yok, ölenler hep yoksul gariban insanlar ve bu savaş bizim savaşımız değil...”

(03.09.2015)

AKP, 7 Haziran genel seçimlerinde Erdoğan’ın başkanlık heveslerine ve 2071’leri bulan iktidar planlarına “hayır” dendiği için emekçileri cezalandırıyor. Türkiye, 90’lı yılların baskı, şiddet ve devlet terörünün ortasına bir ay gibi kısa bir süre içinde düşürülüverdi.

(02.09.2015)

1 Eylülde Tuzla Barış Bloku “1 Eylül Dünya Barış Günü” vesilesiyle Aydınlı’da bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe derneğimiz UİD-DER, Tuzla’da bulunan yöre dernekleri, siyasi partiler ve emek örgütleri katıldılar.

(02.09.2015)

Kardeşler, bu kirli savaş bizim savaşımız değil. Biz işçi ve emekçiler olarak birlik olalım ve bu kirli savaşın önünü setlerle kapatalım. Neden baştakilerin iktidar olma sevdaları, kâr etme sevdaları yüzünden biz acı çekelim?

(02.09.2015)

“Teyzem bilmem mi? Zengin olan asker olur mu? Olmaz. Zengin olan asker de olmaz, şehit de olmaz.” Bu sözler, bir kadın astsubayın, evladını AKP’nin iktidar savaşında kaybeden acılı annenin yoksulluklarını anlatması üzerine söylediği sözler.

(01.09.2015)

Pazar günü Sarıgazi temsilciliği olarak bir piknik düzenledik. Piknikte çeşitli sektörlerden işçiler, öğrenci kardeşlerimiz vardı. Bu piknik vesilesiyle bir kez daha hem bir arada olmanın mutluluğunu yaşadık hem de işçi emekçileri derinden etkileyen savaşı konuştuk.

(01.09.2015)

AKP haksız savaşı tırmandırırken, gözü yaşlı ana babaların feryadı yüreklerimizi dağlıyor. Dört bir yandan işçi-emekçi çocuklarının ölüm haberleri geliyor. Fabrikalarda iliğimize kadar sömürülen biz işçiler, kuralsız ve güvencesiz çalışma koşullarına, düşük ve uzun iş saatlerine mahkûm ediliyoruz.

(31.08.2015)

UİD-DER’li işçiler olarak 30 Ağustosta Kartal’da kurduğumuz stantla “Savaşta Ölen Kim? Kimin Çıkarına Bu Savaş?” başlığını taşıyan İşçi Dayanışması gazetemizi işçi emekçilere ulaştırdık. “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeron Çalışmaya Hayır” kampanyamızı anlattık.

(31.08.2015)

İşçi sınıfının birliği, dayanışması ve kardeşliği için çalışan UİD-DER’li işçiler olarak, yoksulların canını alan haksız savaşa karşı Gebze Eski Çarşı’da stant açtık. “Savaş da İstemiyoruz, Düşmanlık da!” sloganıyla açtığımız standımızda bildirilerimizi ve İşçi Dayanışması gazetemizi dağıttık.

(30.08.2015)

İşçilerin birliği, halkların kardeşliği için çalışan UİD-DER’li işçiler olarak, Türkiye’nin çeşitli işçi bölgelerinde yoksulların canını alan haksız savaşa karşı “Savaş da İstemiyoruz Düşmanlık da!” sloganıyla stantlar açıyor, emekçilere sesleniyoruz.

(26.08.2015)

Tek başına iktidar olamayan AKP hükümetinin başlattığı kaos, gerilim ve savaş sonucunda adeta 90’lı yıllara geri dönüldü. Her gün cenaze haberleri gelmeye, insanlar ölmeye devam ediyor. Böyle bir dönemde Barış Bloku’nun düzenlediği “İşçiler, Emekçiler Barış İstiyor” forumu pek çok sektörden işçinin...

(25.08.2015)

Kâr ve iktidar hırsı yüzünden her alanda ölüme itilen işçi ve emekçilere seslenmek için Şirinevler meydanında UİD-DER’li işçiler olarak stant açtık. İşçi kardeşlerimize, “savaş istemiyoruz!” diye seslendik.

(25.08.2015)

Gençlerimizi birbirine boğazlatmaya ant içen, sefalete ittiği yoksul halklara evlat acısını reva gören, sürdürdüğü nefret kampanyasıyla halkı düşmanlığa itmeye çalışan AKP hükümetinin savaşına, emekçilerin son verebileceğini biliyoruz.

(21.08.2015)

Savaş arzusu olanlar tabi ki Suruç katliamıyla yetinmeyeceklerdi! Ardı arkası kesilmeyen bir kargaşa peş peşe geldi. Gencecik emekçi çocuklarının cenazeleri evlere gelmeye başladı.

(20.08.2015)

Son iki aydır hemen hemen her gün çeşitli bölgelerden cenaze haberleri geliyor. Anaların feryatları içimizi acıtıyor. Anneler evlatlarına kıyamazken AKP hükümeti acımasızca kıyıyor.

(19.08.2015)

Savaşa en hevesli olanların, yani iktidarda olanların, zenginlerin, patronların burnu bile kanamazken, yoksul emekçi çocukları öldürülüyorlar. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında 100 milyondan fazla insan hayatını kaybetti.

Sayfalar

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kuzey Afrika ülkesi Cezayir’de emekçiler yine meydanlarda! Geçtiğimiz Şubat ayında ülkede başlayan isyan dalgasıyla birlikte emekçi kitleler, Devlet Başkanı Abdelaziz Buteflika’yı 20 yıldır oturduğu koltuktan alaşağı etmişlerdi. İşçi ve emekçiler bu...
  • Bu sistemde bizi yıllarca hayallerle büyüttüler. Büyümeye başladığımız anda hayaller küçüldü, kapitalist sistemin yarattığı, önümüze koyduğu sorunlar büyümeye başladı. Gerçekler işçi çocuklarının yüzüne gün geçtikçe acı bir şekilde vurmaya başlıyor...
  • 8 Aralıkta Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de bir çanta fabrikasında yangın çıktı. Sabah saatlerinde 100’den fazla işçi fabrikada uyurken çıkan yangında 43 işçi hayatını kaybetti 15 işçi yaralandı. Elektrik tesisatında yaşanan bir arızadan dolayı...
  • Maden-İş Sendikasının sınıf sendikacılığına dayanan mücadele anlayışı işçilerin haklarını söke söke almasını sağlamakla kalmadı, işçilerde büyük bir dönüşüm yarattı. Topluma umut ve coşku verdi. Derinden Gelen Kökler kitabında Elektropak işçisi...
  • Türkiye işçi sınıfı hareketinde çok önemli bir yere sahip olan Maden-İş sendikasının ortaya koyduğu mücadeleci sendikacılık anlayışına dair bir başka somut örnek, “Baba işveren” imajı ile mücadeleydi. Derinden Gelen Kökler kitabında, Maden-İş’in...
  • Derinden Gelen Kökler kitabında 1970’li yıllarda, sarı sendika Çağdaş Metal-İş’in Bursa’da işçilerin Maden-İş’e geçmesini engellemek için yaptıkları anlatılıyor. Çağdaş Metal-İş yöneticileri kadın işçilerin aklını daha kolay bulandırabileceklerini...
  • On binlerce işçiyi doğrudan ve yüz binlerce işçiyi ise dolaylı olarak ilgilendiren metal sektöründeki toplu sözleşme süreci, MESS’in üç yıllık sözleşme ve yüzde 6 oranında zam dayatması üzerine tıkanmış durumda. Metal patronları, MESS üzerinden...
  • Endüstriyel kauçuk hortum üreten İsveç merkezli Trelleborg’da işçilerin grevi sürüyor. Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesinin örgütlü olduğu Trelleborg’a ait iki fabrikada 10 Aralıkta başlayan grev dayanışmayla güçlenirken, işçiler hakları için...
  • Finlandiya, posta ve ulaşım işçilerinin ardından bu kez sanayi işçilerinin ve onlarla dayanışma içinde olan farklı sektörlerden işçilerin 9-11 Aralıktaki 3 günlük greviyle sarsıldı! 9 Aralıkta cam, petrokimya, teknoloji, metal, orman ve maden...
  • Fransa’da Macron hükümetinin emeklilik reformu adı altında hayata geçirmek istediği saldırı paketine karşı 5 Aralıkta başlayan genel grev devam ediyor. Hükümet reform adı altında emeklilik hakkını gasp etmeye çalışıyor. Yüz binlerce işçi üretimden...
  • Metal patronları sendikası MESS ile Birleşik Metal-İş ve Türk Metal sendikaları arasında 150 bin metal işçisini ilgilendiren Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri 4 Aralıkta uyuşmazlıkla sonuçlandı, arabulucu aşamasına geçildi. MESS, işçilere hem...
  • Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi ile Trelleborg arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. Yaklaşık 6 ay süren görüşmelerin 9 Aralıkta yapılan son oturumundan da sonuç çıkmaması üzerine Trelleborg’un Gebze’deki 2...
  • Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haberde bir kanser hastasının ilacını temin etmediği için SGK’ya dava açtığını ve kazandığını gördüm. Kanser hastası İlhan Okçu’nun kullandığı Keytruda adlı ilacın bir dozu 23 bin liraymış, bu ilacı alabilmek için...