Navigation

Buradasınız

50. Yılında 15-16 Haziran

DİSK’i hedef alan yasanın ayrıntıları - 3/3

14 Haziran 2020 - 20:30

Türk-İş Başkanı Seyfi Demirsoy, 22 Mayısta Türk-İş’i ziyaret eden Süleyman Demirel’e şöyle diyordu: “Siz bizi anlayan en iyi politikacılardan birisiniz.” Yasa tasarısı kanunlaştıktan sonra Türk-İş bürokratları, memnuniyetlerini şu şekilde yansıtmışlardı: “Bundan böyle her aklına esen veya gece hanımı ile kavga edip sabah sendika kurmaya karar verenler bu amaçlarını gerçekleştiremeyeceklerdir.”

Evet, yasa geçmişti, Türk-İş bürokratlarından patronlara ve onların siyasi temsilcilerine varıncaya kadar sermaye cephesi son derece memnundu. Fakat işçi sınıfımızın daha söyleyecek sözü vardı!


Durgun akıyordu nehir

Yine öyle her günkü gibi

Yaslanmış tahta korkuluğa

Düşünüyordu insan

Öyle durgun, olağan

Öyle benziyorlardı ki birbirlerine

Bir gün olacaklardan habersizliklerinde

 

Ne bilsin nehir

Akarken yatağının içinde

Eriyeceğini dağlardaki karın

Alabildiğine kabaracağını

Ve taşımaz olduğunda

Suları yatağının

Her şeyi kataraktan önüne

Delicesine çağlayacağını

Durgun sularının

 

Ne bilsin insan

Seyrederken tahta korkuluğun ardından

Yine öyle her günkü gibi

Durgun akan bir nehri

Bir gün her şeyin değişeceğini…

 

İnsan ve Nehir, Elif Çağlı