Navigation

Buradasınız

UİD-DER’den Kartal Meydanı’nda Coşkulu 15-16 Haziran Etkinliği

15 Haziran akşamı Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği’nin çağrısıyla Kartal Meydanı’nı dolduran işçi ve emekçiler, sinevizyon görüntüleriyle, şiirlerle, şarkı, türkü ve marşlarla 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi’ni selamladılar. Etkinlikte, 15-16 Haziran İşçi Direnişinin ruhuyla, işçi sınıfının bağımsız sınıf çıkarları temelinde mücadelenin yükseltilmesi çağrısı yapıldı.

15-16 Haziran, Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinde görkemli bir kesiti oluşturmaktadır. Kartal Meydanı’nda gerçekleştirilen kitlesel etkinlik ile, Türkiye işçi sınıfının gücünü ortaya koyan, toplumun tüm kesimlerine kapitalist sömürü ve baskı düzenini ortadan kaldırmaya yetenekli tek gücün işçi sınıfı olduğunu gösteren bu büyük işçi direnişi genç işçi kuşaklarına taşındı. UİD-DER’in sahip çıktığı ve daha ileriye taşıma azmiyle çalıştığı bu gelenek, mücadele bayrağını devralacak olan bugünün genç işçilerine coşku, güç ve kendi sınıflarına güven aşıladı.

Saat 19’da başlayan etkinlik için sabah saatlerinden itibaren Kartal Meydanı’nda hazırlıklar yapıldı. Bu arada UİD-DER’li işçiler, Kartal civarındaki emekçilere duyurular yaparak onları etkinliğe davet etmeyi sürdürdüler. Saat 18’den itibaren emekçiler alanı doldurmaya başladılar.

Çeşitli mahallelerden ve UİD-DER temsilciliklerinden servislerle gelen işçiler, Kartal civarında yaşayan işçiler ve tüm konuklarımız Elif Çağlı’nın “Merhaba” şiiriyle selamlandı. Çeşitli sendikalardan ve kurumlardan yönetici ve temsilcilerin ve direnişte olan işçilerin de katıldığı etkinliğimiz, Soma’da katledilen kardeşlerimiz anısına saygı duruşuyla başladı. Madenci kardeşlerimiz için okunan şiir ve  UİD-DER Müzik Grubunun yeniden yorumladığı madenci türküsü izleyenleri çok duygulandırdı.

15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin ruhuyla mücadeleyi büyütme çağrısı yapan sunucuların ardından UİD-DER Müzik Grubu 16 Haziran marşını seslendirdi. Ardından 15-16 Haziran’a gidilen süreç anlatılırken, sahnenin arkasındaki büyük ekranda, mücadele dolu o günleri anlatan videolar ve görüntüler yer aldı. UİD-DER Müzik Grubu’nun seslendirdiği birbirinden duygulu, coşkulu türkü ve işçi marşlarımız tüm alanı sarıp sarmaladı.

Özlü bir anlatım ve şiirlerle bezenmiş sunumda direniş günleri şöyle ifade edildi: “1970’e gelindiğinde patronlar, DİSK’i yok etmek ve işçi sınıfının sendikal örgütlülüğüne ve sendikal haklarına saldırmak üzere bir yasa tasarısı hazırladılar ve Meclis’e sundular. Patronlar, DİSK’i kapatmaya ve işçileri başsız, örgütsüz bırakmaya kararlıydılar. Ancak işçiler de sendikalarına sahip çıkmaya kararlıydılar. İşte 15-16 Haziran Direnişi, burjuvazinin bu saldırısına karşı patlak verdi. Yüzlerce fabrikada işçiler üretimi durdurdular. Bir nehrin kolları gibi birleştiler ve dar ettiler patronlara İstanbul’u.”

Sınıfımızın bu destanına, sinevizyondan yansıyan video görüntülerini izleyerek tanıklık eden işçiler, büyük alkış ve tezahüratlarla duygularını yansıttılar.

Şalterleri indiren işçilerin yazdığı bu destan patronların korkusunu daha da büyütmüş, onları tir tir titretmişti. O dönemi anlatan etkinliğimiz boyunca, işçilerin örgütlenmesinin önemine vurgu yapıldı. 15-16 Haziran’a gelinen süreçte işçiler bir sınıf oldukları bilinciyle donanmışlardı. O dönemin işçi kuşağı, tek tek bireyler olarak değil bir sınıf olarak kavga vermenin gereğini hızla öğrenmişti.

Bu geleneğe sahip çıkan ve 2006 yılında kurulan derneğimiz, 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin yıldönümünde, bir 15-16 Haziran şenliğiyle kuruluşunu ilan etmişti. İşçilerin mücadele örgütü UİD-DER, sömürü düzenine karşı işçileri birleştirmek için işçilere kılavuzluk ediyor. UİD-DER çatısı altında bir araya gelen işçiler, kavga ateşini büyütmeye devam ediyorlar. UİD-DER’in işçilerin birliğini sağlamak, dayanışmasını, mücadelesini güçlendirmek için ortaya koyduğu çaba ve 8 yılda aldığı yol da etkinliğimizde bir video ile özetlendi. UİD-DER’in anlayışına, azmine, gücüne tanıklık eden işçiler, dakikalarca alkışlayarak UİD-DER’i selamladılar. Alandan “UİD-DER Yürüyor Mücadele Büyüyor” sloganları yükselirken, sahneden İşçinin Türküsü söylendi: “İşçiyiz biz / haklıyız biz / hakkımızı alacağız / UİD-DER’de örgütlenip / daha güçlü olacağız.”

Program boyunca genç, yaşlı, kadın, erkek işçi ve emekçilerin elleri halka halka halaylarda birleşti. Yumruklar sloganlarla, ıslıklarla havaya kalktı. Sahneden meydandaki kitleye, kitleden sahneye yansıyan coşku, yeni 15-16 Haziranlar yaratacak işçi kuşaklarının simgesi oldu.

Programımızın sunum kısmı şu sözlerle son buldu: “Bizler 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişini yaratan bir sınıfın evlatlarıyız. Sendikal yasakları, grev yasaklarını, taşeronluğu, sermaye hükümetlerinin, AKP’nin yasakçı, baskıcı ve otoriter uygulamalarını mücadelemizle aşacağız. Biz yeni bir dünya istiyoruz. İnsanın insanı sömürmediği, insanın insana kulluk etmediği, paylaşıma, kardeşliğe dayalı bir dünya istiyoruz. Kardeşler, UİD-DER tüm işçileri böyle bir dünya için örgütlenmeye ve mücadeleye çağırıyor. Yaşasın 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi! Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Mücadele Birliği!”

Etkinlik UİD-DER Müzik Grubu’nun seslendirdiği türküler ve coşkulu halaylarla son buldu.

Alandan tepkiler

Etkinliğimizi izleyen işçi-emekçi kardeşlerimizin anlattıkları, programın onlar üzerinde bıraktığı etkiyi ifade ediyor:

Ayakkabı fabrikasında çalışan bir işçi: Bence bu etkinlikler bu meydanlarda her sene yapılmalı. Ben çok heyecanlıyım. Herkes bu sahneyi izliyor. Etraftaki insanlar da buraya toplanıyor. Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinden aktarılan çok önemli bir gün. Bu mücadeleleri anlamanın, yeniden büyük mücadeleleri yaratacağına inanıyorum.

Tekstil işçisi: Çok duygulandım. 15-16 Haziran’ı UİD-DER sayesinde öğrendim. Ben bir işçi olarak burada olmaktan çok mutluyum. Tüm işçileri UİD-DER’e çağırıyorum.

Ev kadını: Ölen işçilerin anması sırasında çok duygulandım. UİD-DER’le birlikte olduğumda kendimi daha güçlü hissediyorum. Güvende oluyorum. Etkinlik çok güzel. UİD-DER’in yaptığı her şey güzel.

Öğretmen: Resimler ve görüntüler ile bugünü karşılaştırdım. Onlar fabrika işçileriydi. Bu bizi umutlandırıyor, gururlandırıyor. Alandaki insanlar bizden, türküler bizden, her şey çok güzel.

Üniversite öğrencisi: UİD-DER her zamanki gibi etkinliğe çok güzel hazırlanmış. 15-16 Haziran’ı yâd etmemiz, anmamız bizim için çok önemli. İşçilere destek vereceğiz, patronları yerin dibine gömeceğiz.

Ev kadını: Bizler için bu tür etkinlikler çok önemli. Bu sayede gerçeklerin farkına varıyoruz. Ben daha önce 15-16 Haziran’ı bilmiyordum. Burada öğrendim. Çok duygulandım, çok güzel.

Emekli bir işçi: Ben çok memnun oldum. Dayanışma içinde olmak çok önemli. Gençler bunlara uzak durmamalı, kıymetini bilmeli.

Metal işçisi: İşçileri başka yollarla ulaşamadıkları bir tarihe ulaştırmak çok güzel. İşçiler sadece fabrikalarda değil, böyle sosyal alanlarda da bir araya geliyor, mücadelesine sahip çıkıyor. Sorunlarımızın çözümü için çalışmalı ve UİD-DER’e sahip çıkmalıyız.

Tekstil işçisi: Çok heyecanlandım. Tüylerim diken diken oldu. İnsan yaşadığı sorunların farkına varmıyor. Şimdi burada izlerken fark ediyorum. Sadece ben yaşıyorum zannediyordum. Görüyorum ki tüm işçiler bunları yaşıyor. Bu etkinlik için çok teşekkür ediyorum.

Hamile bir tekstil işçisi: İkimiz de çok heyecanlandık. UİD-DER’in bu etkinliklerini gördükçe, doğacak çocuğumun geleceğinin garantide olacağını hissediyorum. “Koş Çocuğum Koş” parçasını ona da dinlettim. Ona başka bir şey söylemeye gerek yok bence.

16 Haziran 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Asıl müjdeyi toplantının sonlarına doğru veren bakanın müjdesini dinleyemeyenler için veriyorum: “Yılda 60-100 milyar lira büyüklük sağlayacak tamamlayıcı emeklilik sistemi sosyal tarafların mutabakatıyla kurularak, özellikle sermaye piyasalarını...
  • Merhaba kardeşler. Bundan üç ay kadar önce çalıştığım yerden, haksız bir şekilde işten atıldım. İşsiz kaldığım süre boyunca, iş bulmak için birçok yere başvurdum. Farklı sektörlerden iş görüşmelerine gittim. Hiçbirinden olumlu bir cevap alamadım....
  • Krizin bedeli işçi sınıfına ödetilmek istenirken dünyanın pek çok ülkesinde işçiler bu saldırılara direniş ve grevlerle karşı duruyorlar. ABD de grev ve direnişlerin yaygınlaştığı ülkelerden biri... Otel, hastane, market işçileri, eylemleri dünyanın...
  • İşsizlik rakamları her ne kadar devletin resmi kurumlarınca düşük gösterilmeye çalışılsa da gerçekler ayan beyan ortada. Bugün 7 milyon insan işsizlikle boğuşuyor. İşsiz sayısı artarken işsiz kalan işçiler de İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanmak...
  • Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde kamuya bağlı Crown şirketlerinde su ve kanalizasyon, enerji dağıtımı, iletişim hizmetlerinde çalışan ve Unifor Sendikası üyesi yaklaşık 5 bin işçi greve çıktı. Eyalet hükümeti şirket çalışanları için beş yıllık bir...
  • Pakistan’ın Hayber-Pahtunhva eyaletinde doktorlar başta olmak üzere hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının da dâhil olduğu yaklaşık 45 bin sağlık işçisi greve çıktı. Eyalet hükümetinin sağlık sektörünü özelleştirme çalışmaları kapsamında...
  • Kapitalist sistemde bir işçinin kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkün değil. UİD-DER Kadın Komitesi olarak emekçi kadınlarla bir araya geldik. Yaşamlarındaki zorlukları, bir sosyal yaşamlarının olup olmadığını sorduk. Bir dokunduk, bin ah...
  • Toplumsal anlamda yaşadığımız sorunlar kat be kat artıyor. Kapitalist sistem, tüm dünyada küresel bir kriz yaratmış durumda. Bu krizi yaratan patronlar ve onların temsilcisi yönetenler, krizin faturasını işçilere, emekçilere ve onların çocuklarına...
  • 26 Eylülde İstanbul’da yaşanan 5,7 büyüklüğündeki deprem sonrasında burjuva medya tarafından hiç vakit kaybetmeden korku senaryoları üretilmeye başlandı. Depreme karşı önlem almak için büyük miktarda vergi toplayan devletin ve yerel yönetimlerin...
  • 10 Ekim 2015 tarihinde sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri tarafından Ankara’da düzenlenen barış mitinginin IŞİD tarafından kana bulanmasının üzerinden tam 4 yıl geçti. “Emek, Barış ve Demokrasi” talepleriyle düzenlenen...
  • Ben üniversite öğrencisi bir işçi çocuğuyum. Geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” açıklamasına internette denk geldim. Haberi gördükten sonra arkadaşlarımla paylaştım. Bu duruma hem...
  • Güney Amerika ülkesi Ekvador’da işçi sınıfı ve emekçiler Şubat ayından bu yana ayakta. Ülkenin dört bir yanında eylemlerle hükümeti protesto eden işçi ve emekçiler, seslerini daha güçlü çıkarmak ve egemenlere duyurmak için başkent Quito’ya akıyor....
  • Irak’ta 1 Ekimde yolsuzluğa, işsizliğe ve kamu hizmetlerinin yetersizliğine karşı emekçiler sokaklara döküldü. Başkent Bağdat’ta başlayan kitlesel protestolar kısa sürede Basra, Nasıriye, Amara ve diğer şehirlere sıçradı. Protesto gösterilerine...