Navigation

Buradasınız

Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!

Ortak Mücadeleye!


Emperyalist paylaşım savaşları dünyanın pek çok bölgesini cehenneme çeviriyor. Ortadoğu başta olmak üzere, dünya ölçeğinde günden güne artan mülteci sayısı 60 milyonu aşmış durumda. Evlerini ve yurtlarını terkederek göç yollarına düşmek zorunda kalan yoksul kitleler, işsizlik ve sefalet içerisinde hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Mültecilerin çaresizliğinden yararlanan kapitalistler, onları en ağır işlerde ve en düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırıyorlar. Mülteciler ırkçı saldırılara, dışlanma ve aşağılanmaya maruz bırakılıyorlar. Sefaletten kurtulma ve hayatta kalma umuduyla, gelişmiş kapitalist ülkelere ulaşmaya çalışan on binlerce mülteci göç yollarında can veriyor. Türkiye’de sayıları 2,5 milyona ulaşan Suriyelilere “mülteci” statüsü bile tanınmıyor. “Misafir” denilerek her türlü haktan yoksun bırakılıp sefalete mahkûm edilen mültecilerin, ölümü göze alarak Avrupa’ya kaçma çabaları bile şantaj aracı olarak kullanılıyor.

Savaşın yarattığı mültecilik ve göçmenlik sorunu büyük acılara yol açarken, aslında bambaşka bir sürecin de önünü açmış bulunmaktadır. Mülteci ve göçmen haline gelmiş milyonlarca insanın, gittikleri Ortadoğu, Avrupa ve Türkiye gibi ülkelerde işçi sınıfıyla iç içe geçmesi, işçi sınıfının uluslararası mücadelesi açısından büyük potansiyel içermektedir. Eğer bu ülkelerin işçileri, göçmen işçilerle enternasyonalist temelde kaynaşıp ortak bir örgütlenmeye gidebilirlerse, savaşın ortaya çıkardığı göçmenlik olgusu kapitalizmin alaşağı edilmesinde bir kaldıraç rolü de oynayabilir.

İşçi sınıfının ulusal ve uluslararası mücadelesini ve dayanışmasını büyütmek üzere çalışan UİD-DER’li işçiler, dünyanın tüm işçilerini olduğu gibi, mülteci konumundaki işçileri de sınıf kardeşleri olarak görüyorlar. Dünyanın tüm işçilerinin birliğini ve kurtuluş mücadelesini savunan UİD-DER, mülteci işçi ve emekçilerin Türkiye ve Ortadoğu işçileriyle kader ortaklığının bilincindedir. İşte bu perspektiften hareketle UİD-DER, mültecilerin sorunlarına duyarsız kalmıyor ve mülteci işçilerin örgütlenmesi için de çaba harcıyor.

Türkiye işçi sınıfı, milliyetçi kışkırtmalara kapılmamalı ve mülteci/göçmen emekçilere sınıf kardeşliği elini uzatmalıdır!

Emperyalist savaşa son!

Türkiye’deki Suriyelilerin mülteci statüsü derhal tanınsın!

Mültecilere yönelik ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı ortak mücadeleye!
(29.03.2019)

Ankara’nın Altındağ ilçesindeki İskitler Ata Sanayi Sitesi’nde 3 katlı bir binada çıkan yangında, 5 Afgan atık kâğıt toplayıcısı hayatını kaybetti, 11 işçi de yaralandı. Metruk durumdaki bina atık toplayıcılar tarafından barınmak ve atık kâğıtları biriktirmek için kullanılıyordu. Hiçbir denetime...

(01.09.2016)

Ankara’dan bir öğrenci -Her şey onlar yüzünden oluyor. Allah belalarını versin! -Hayırdır dayı ne oldu? -Görmüyor musun? İşte, onlar geldi geleli hırsızlıktan tut fuhşa kadar her pislik almış başını gidiyor. Dilenciliği söylemiyorum bile. -Onlar kim dayı?...

(19.04.2016)

Savaştan, ölümden ve açlıktan uzak bir hayat düşüyle yaşadıkları ülkelerden kaçarak Avrupa’ya sığınmak için denize açılan yüzlerce mülteci daha Mısır açıklarında hayatını kaybetti. Mülteciler Somali, Eritre, Gambiya, Etiyopya gibi Afrika ülkelerinden Mısır’a geçmiş, oradan da deniz yoluyla İtalya’...

(10.12.2015)

Emperyalist paylaşım savaşları dünyanın pek çok bölgesini cehenneme çeviriyor. Ortadoğu başta olmak üzere, dünya ölçeğinde günden güne artan mülteci sayısı 60 milyonu aşmış durumda. Evlerini ve yurtlarını terkederek göç yollarına düşmek zorunda kalan yoksul kitleler, işsizlik ve sefalet içerisinde...

(09.12.2015)

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu TİSK, Suriyeli göçmenlerin ekonomiye etkilerini ortaya koymak üzere bir araştırma yaptırdı. Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’nin yaptığı araştırma Suriyeli göçmenlerin kapitalizmin vahşi çarkları arasında nasıl ezildiğini bir kez...

(11.11.2015)

Ortadoğu’da yürütülen emperyalist savaş insanları bir göç dalgası içine sürüklemiş durumda. Yerini yurdunu terk eden göçmen işçiler bazen Ege ve Akdeniz’in soğuk sularında can verirken, bazen de sınır kapılarında büyük acılara maruz kalmaya devam ediyor.

(18.10.2015)

Ortadoğu’da devam eden emperyalist savaş milyonlarca insanı yerinden yurdundan etmeye devam ediyor. Yoksul emekçiler çareyi diğer ülkelere göç etmekte arıyorlar. Fakat bu durum çoğu zaman hüsranla sonuçlanıyor.

(06.09.2015)

Avrupa İkinci Dünya Savaşından bu yana yaşanan en büyük göç dalgasıyla karşı karşıya. Akın akın yaşanan bu göç, devasa bir krizi de beraberinde getiriyor. Avrupa devletleri tek başlarına yüz binlerce mültecinin ihtiyaçlarını karşılayamayacaklarını söylerken ciddi bir kaosla da karşı karşıya...

(06.09.2015)

Geçtiğimiz günlerde Bodrum kıyılarında cansız bedeniyle yatan ve dünya ölçeğinde ses getiren bir çocuğun resmi beni çok derinden üzdü, sinirlendirdi, öfkelendirdi. Bu resim 3 yaşındaki Aylan Kurdi’nin kıyıya vurmuş cansız bedeniydi.

(19.03.2015)

Ev kiralarının yükselmesini, ücretlerin düşmesini, işsizliğin artmasını, hırsızlık olaylarını Suriyelilere bağlayan Türkiyeli işçiler, kafaları düzen ideolojisiyle bulandığı için sorunun Suriyeli emekçilerden kaynaklandığını zannediyor. Patronlar sınıfı bu durumu bilinçli olarak kullanıyor....

(11.03.2015)

Ben metal fabrikasında çalışan bir işçiyim. Suriyeli göçmen işçilerin işbaşı yapmasıyla birlikte fabrikanın gündemi bir anda Suriyeliler oldu. Çoğu işçi arkadaşımız Suriyeli göçmenlere önyargıyla yaklaştığı ve mesafeli durduğu için Suriyeliler de kendi içlerine kapanık ve tedirgin bir vaziyette işe...

(21.12.2014)

Patronlar ucuz işçi çalıştırmak için bahane arıyorlar. Tekstil sektöründe çalışacak işçi bulamadıklarını söyleyen patronların işçilere sunduğu koşulları bir gözümüzün önüne getirelim. Ücretler asgari ücret ya da asgari ücrete yakın veriliyor, alabildiğince çok fazla mesai yaptırılıyor, yetmiyor...

(04.11.2014)

Art arda gelen işçi katliamları haberleri yüreklerimizi dağlıyor. Ermenek’te madene gömülen işçilerden birisinin annesinin “benim evladım yüzme bilmez ki” feryatları yüreklerimizi dağlıyor, ama egemenlere ulaşmıyor. Kara haberlerin ardı arkası kesilmiyor. 3 Kasım sabahı yine acıya uyandık. Kaçak...

(13.09.2014)

Bir işçi arkadaşımız, “Bunlar geldiler ekmeğimize taş koydular, bunların yüzünden biz de düşük ücretlere çalıştırılıyoruz, iş bulamıyoruz” diyor. Bu sözler sizlere de hiç yabancı gelmiyordur. Hemen hemen her fabrikada ucuz işgücü olarak ve güvencesiz çalıştırılan Suriyeli göçmen işçi kardeşlerimiz...

(21.07.2013)

Bugün dünyada birçok ülke, bir yandan başka ülkelere göçmen işçi gönderirken bir yandan da çalıştırmak için göçmen işçi alıyor. Kendi ülkelerinde yaşam koşullarının kötülüğünden kaçan göçmenler yaşamlarının kalitesini düzeltmek için çıktıkları bu yolda, çalışarak hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bu...

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...
  • Biz yaşamak için emek gücümüzü patronlara satmak zorunda kalan işçileriz. Bunun için her gün işyerlerimize gider saatlerce ter akıtırız. Fabrikalarda, inşaatlarda, ofislerde ömrümüzden ömür vererek çalışırız. Tek derdimiz kendimize ve sevdiklerimize...