İran’da İşçi Sınıfı Üzerindeki Baskılar Devam Ediyor

İran’da işçi sınıfı üzerindeki baskılar devam ediyor. Sendikal faaliyetleri nedeniyle tutuklanan işçi önderlerine zindanlarda bile rahat yüzü göstermiyor İran rejimi. Son olarak Gohardaş zindanında dayanışma içinde olan işçi önderleri arasındaki dayanışmayı kırmak için, tutuklu işçiler farklı zindanlara nakledildiler. Bu işçi önderlerinden belli bir süredir haber alınamıyor, sadece hangi zindanlara gönderildikleri biliniyor.
Gohardaş zindanından Gizilhisar zindanına gönderilen Şahruk Zamani’nin iki haftadır bu uygulamaları protesto etmek için açlık grevinde olduğu, durumunun kötüleşmesinden ötürü serum takıldığı bilgisi geliyor.
Bir başka işçi önderi Rıza Şahabi’nin hastalığı da devam ediyor. Şahabi bir süre hastanede kaldıktan sonra tedavisi yarıda kesilerek tekrar zindana koyuldu. İran istihbaratı Şahabi’nin tedavi görmesini engelliyor. Behnam’ın sırt ağrıları devam ediyor, Muhammed Cerahi ise boynundaki kanserle boğuşuyor.
İdam etmeyip de zindanlara tıktığı işçi önderlerini ölüme terk eden İran rejimi, zindanlar dışında da işçilere hayatı zehretmeye devam ediyor: Raşt kentinde, Sanandaj’da, Mahabad’da, Sağez’de, Urumiye’de ve Ahvaz’da 20’den fazla işçi daha tutuklandı.
Hükümet ve patronlar yeni yöntemler geliştiriyorlar. Patronlar grevci işçileri mahkemeye şikayet ediyorlar; işçilerin fabrikadaki üretimi baltaladıklarını söylüyorlar. Ardından polis ve istihbarat grevci işçileri tutukluyor. Bu yöntemle, Poliakril İsfahan, Madane Çader Malo Yazd ve Razi Petrokimya fabrikalarının grevci işçileri tutuklandılar.
İran’da sömürü ve yoksulluk da artıyor. Geçtiğimiz ay İran Merkez Bankası enflasyonu %36,7 olarak açıkladı; ama Hasan Ruhani bu rakamın %46 olduğunu söyledi. Çalışma Bakanlığı yoksulluk sınırının geçtiğimiz yıl aylık 1.733.000 tümen (600 dolar) olduğunu söylüyor ama ortalama işçi ücreti aylık 478.000 tümen (160 dolar).
Hükümet, işverenler ve işçi temsilcilerinden (bunlar aslında işçi temsilcisi değil, hükümet tarafından atanıyorlar) oluşan üçlü bir heyet her yıl asgari ücret tespiti için bir araya geliyor. Bu yılki görüşmelerin üç turundan sonra, enflasyonu %46 olarak kabul etmelerine rağmen, asgari ücrette ancak %25’lik bir artışa gittiler. Yeni zamla birlikte önümüzdeki yıl asgari ücret 200 dolar civarında olacakken, yoksulluk sınırı daha şimdiden 844 dolara çıkmış durumda.
Yeni Ruhani hükümeti döneminde de tutuklamalar azalmayıp devam ediyor, hatta arttığı da söylenebilir. Bazı bakanlar ve yetkililer bunu açıkça dile de getiriyorlar. Birkaç örnek verelim:
Hasan Ruhani “iyi bir istihbarat bakanlığı ezilenler için sığınak demektir” diyor. Ama herkes biliyor ki İran’da istihbarat bakanlığı, işçileri, kadınları, öğretmenleri, öğrencileri ve muhalif siyasileri tutuklayıp işkence ediyor. İstihbarat bakanı Mahmud Alavi, Tebriz’de patronlarla yaptığı bir toplantıda, “geriye kalan sosyalistlerin de kökünü kazıyacaklarını” söylüyordu. Ruhani’nin yardımcısı Hüsameddin Aşina, “Ruhani’nin projelerinin solu yerle bir edeceğini” açıklıyor. Çalışma bakanı ve istihbarat bakanlığının da önemli bir yetkilisi olan Ali Rabiey, “yeni hükümette İran sermayesinin stratejik bir bakanı olduğunu” belirtiyor. İran yargısının sözcülerinden Muhsine Ejhey, gazetecilerin “neden grevci işçileri tutukluyorsunuz” sorusuna, şu yanıtı veriyor: “Ülkede problem yaratan herkesi tutuklarız.”
Tüm bunlar İran hükümetinin işçilerin açık bir düşmanı olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda İran işçileri ile patronlar arasında keskin kavgaların yaşanacağı gün gibi ortadadır.
Son Eklenenler
- Elizabeth Gaskell’in Kuzey ve Güney adlı romanını okumaya başlamadan önce, kitabı okuduğunu düşündüğüm birçok mücadele arkadaşımın yorumlarını almak istedim. Biri önce dört bölümlük dizisini izlememi tavsiye etti, bir diğeri uzun bir özet gönderdi....
- 19 Marttan bu yana başta gençler olmak üzere protestolara katılanları polis şiddetiyle gözaltına alan, tutuklayan, tehdit eden rejimin saldırıları giderek artıyor. Saldırılar karşısında geri adım atmayan ve faşist baskılara itirazını dersleri boykot...
- İngiltere’de işçi ve emekçiler, başkent Londra’da hükümet binalarının bulunduğu Whitehall sokaklarına çıktı. Endonezya’da emekçiler, kabul edilen Silahlı Kuvvetler yasasını protesto etmek için sokaklara döküldü. Arjantin’de iktidara gelir gelmez...
- İşçi sınıfının yanında saf tutan, kalemini yoksulların, emekçilerin hayatını ve özlemlerini anlatmak için kullanan nice yazar, şair ve aydın geçmiştir dünyamızdan. 2 Nisan 1948’de yaşamdan koparılan Sabahattin Ali de bunlardan biriydi.
- Sevgili işçi kardeşlerim, İşçi Dayanışması’nın 202. sayısında ve UİD-DER web sitesinde yayınlanan “Hüsrevlerin Değil Ferhatların Destanıdır Hatırlanan” yazısını okudum ve sesli yorumunu defalarca dinledim. Bu yazı, sınıf bilinciyle hareket eden...
- Sevgili işçi kardeşlerim, işçi sınıfının büyüklerinden kulağımıza küpe olan bir söz vardır: “Ayağın taşa değse, kapitalizmden bil!” Sınıf bilinçli işçiler olarak, temas ettiğimiz her işçi kardeşimize bu sömürü düzeninin hepimize nasıl dokunduğunu...
- Yeşiline sevdalandım/ Mavisine…/ Gülen gözlerinden süzülen ışıltıya/ Bir şiir/ Bir şiir yolumuzu açar belki
- 29 Martta CHP’nin çağrısıyla Maltepe’de bir araya gelen 2 milyonu aşkın işçi, emekçi, öğrenci, emekli; faşist saldırılara, polis şiddetine, baskı ve yasaklara, adaletsizliğe karşı “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” diye haykırdı...
- Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), “Meydanlarda verdiğimiz demokrasi mücadelesini işyerlerine de taşıyoruz!” şiarıyla 28 Martta örgütlü olduğu işyerlerinde yarım gün iş bıraktı. Sabah saatlerinde işçiler işyerlerinde DİSK’in ortak...
- KESK İstanbul Şubeler Platformu, 26 Mart sabahı ev baskınıyla gözaltına alınan ve savcılık ifadesi dahi alınmadan çıkarıldığı mahkemede tutuklanan Eğitim Sen İstanbul Üniversitesi işyeri temsilcisi Levent Dölek ve tüm tutukluların serbest...
- Geçtiğimiz günlerde acı bir kaybım oldu. Acımı sizinle de paylaşmak istedim. 22 yaşında, daha hayatının baharında olan kuzenim intihar etti. “Ne derdi vardı, annesi babası her dediğini yapıyordu” dedi kimileri. Kimisi “kız meselesidir” dedi.
- Rejimin 19 Mart saldırısının ardından Türkiye genelinde başlayan protesto gösterileri devam ediyor. Beklemediği bir halk tepkisiyle karşılaşan rejim, gösterilerin daha da büyümesini engellemek ve bastırmak için her türlü baskı ve korkutma aracını...
- Sevgili işçi kardeşlerim, “Birlik olmak”, ezilenler için çok şey ifade eder. İşçi sınıfımıza yol gösteren önderlerimizin, büyüklerimizin öğütleri bize birlik olmadan güçlü olamayacağımızı hatırlatır.