Navigation

Buradasınız

İşçiler, hikayeler ve masallar

Dünden bugüne emekçi halkın bağrından doğmuş ezgiler, masallar, destanlar sınırları aşmış, duvarları delmiş, adeta halkların ortak sesi olmuştur. İnsan topluluklarının ortak bir dili haline gelen halk destanları, masallar ve ezgiler insanlığın anadilidir. İşçi sınıfının şairi Nâzım Hikmet, Anadolu masallarını kendi bakış açısından yeniden yorumladığı Sevdalı Bulut adlı kitabında şöyle yazar: “Dillerin üstünde bir dil olan musiki bile bütün milletlerin, bütün eşyaların, bütün kültür seviyelerinin ortak malı değildir daha. Oysa masal bütün milletlerin, bütün yaşların ve kültür seviyelerinindir. En koyu Arap sanılan bir masalı, Japon yahut İngiliz hemen anlar ve hemen sever. Rus ister işçi, ister kolhozcu, ister atom bilgini olsun, en koyu Türk masalının tadına hemen varır. Masallar insanlığı kaynaştırır.”

Deneyim ve derslerle dolu masallar, karanlığı yırtan ezgiler insanlığın ortak düşlerini bugüne taşır. Geçmişten bugüne emekçi insanlık; sömürüsüz, savaşsız, eşit ve özgür bir dünya kurmak için mücadele veriyor. Belki eski devirlerde bu hayali gerçekleştirmenin nesnel koşulları yoktu ama bugün var. İşçi sınıfının kapitalist sömürüye karşı mücadelesi tek boyutlu olmadığı gibi, bu mücadelenin anlatımı da tek kalıba sığmaz. Şiirler, şarkılar, marşlar, ağıtlar, hikâye ve masallar işçi sınıfının mücadelesinin anlatım aracı haline gelebilir ve gelmektedir. Bu kapsamda bu sayfada kimi hikâye ve masallara yer veriyoruz.