Navigation

BİRİNCİ KISIM - Toplu İş Sözleşmesi

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

Amaç: 

Madde 1 - Bu Kanunun amacı, işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik  ve  sosyal  durumlarını  ve çalışma şartlarını düzenlemek üzere, toplu iş sözleşmesi  yapmalarının,  uyuşmazlıkları  barışçı  yollarla çözümlemelerinin ve grev ve lokavtın esaslarını ve usullerini tespit etmektir.

Toplu iş sözleşmesinin tanımı ve muhtevası:

Madde  2 - Toplu iş sözleşmesi, hizmet akdinin yapılması, muhtevası ve sona ermesi  ile  ilgili hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmedir. 

Toplu iş sözleşmeleri, tarafların karşılıklı hak ve borçlarını, sözleşmenin uygulanmasını  ve  denetimini,  uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri de ihtiva edebilir.  

Toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi: 

Madde  3 - Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir.

(Değişik:  3.6.1986  -  3299/1 md.) Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum  ve  kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak  bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme  toplu iş sözleşmesi denir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve  işyerleri  ayrı  tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi, bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılır. 

İşletme  toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup  olmadıkları hakkında çıkan uyuşmazlıklar işletme merkezinin bulunduğu yerdeki  iş davalarına bakmakla görevli mahkemede onbeş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi halinde Yargıtayca onbeş gün içinde kesin karar verilir.

Bir işyerinde aynı dönem için birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.  

Şekli:

Madde 4 - Toplu iş sözleşmesi yazılı olarak yapılmadıkça geçerli değildir.

Toplu iş sözleşmesine konulamayacak hükümler: 

Madde  5  - Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,  millî egemenliğe, Cumhuriyete, millî güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe,  genel  ahlâka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan  fiilleri  teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz.

Toplu iş sözleşmesinin hükmü: 

Madde 6 - Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe hizmet akitleri toplu iş sözleşmesine  aykırı  olamaz. Hizmet akitlerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin  yerini  toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Hizmet akdinde düzenlenmeyen hususlarda toplu iş sözleşmesindeki hükümler uygulanır.

Toplu iş sözleşmesinde hizmet akitlerine aykırı hükümlerin bulunması halinde hizmet akdinin işçi lehindeki hükümleri geçerlidir.

Her  ne sebeple olursa olsun sona eren toplu iş sözleşmesinin hizmet akdine ilişkin  hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar hizmet akdi hükmü olarak devam eder. 

Toplu iş sözleşmelerinin süresi ve bitimi:

Madde 7 - Toplu iş sözleşmeleri, bir yıldan az ve üç yıldan uzun süreli olamaz. Toplu  iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez.

Faaliyetleri bir yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere, toplu iş sözleşmelerinin  süresi  bir  yıldan az olabilir. Şu kadar ki işin bitmemesi halinde bu sözleşmeler bir yılın sonuna kadar uygulanır. 

Toplu  iş sözleşmesi süresinin bitmesinden önceki yüzyirmi gün içinde, yeni sözleşme  için yetki işlemlerine başlanabilir. Ancak, yapılacak toplu iş sözleşmesi, önceki sözleşme sona ermedikçe yürürlüğe giremez.

Tarafların durumunda değişiklik:  

Madde 8 - Toplu iş sözleşmesine taraf olan sendikanın feshi veya infisahı yahut  faaliyetten men edilmiş olması veyahut yetkiyi kaybetmiş olması veya toplu iş sözleşmesinin  uygulandığı  işyerlerinde işverenin değişmesi toplu iş sözleşmesini sona erdirmez. 

Taraf  sendika üyeliğinden ayrılma, çıkarılma veya üye olmamanın sonuçları:

Madde 9 - Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanırlar.

Toplu  iş  sözleşmesinin  imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük  tarihinden,  imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanırlar.  

Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan  işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına  üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesin-den  yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı  ödemelerine  bağlıdır.  Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz. Dayanışma  aidatı  ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.  

Dayanışma aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir. 

Faaliyeti durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez.

İşverenin toplu iş sözleşmesiyle bağlılığı:

Madde  10 - Toplu iş sözleşmesine taraf olan işveren sendikasının toplu görüşmeye  çağrı  tarihinde  üyesi  bulunan işverenin o sendika ile ilgisinin daha sonra  herhangi  bir suretle kesilmesi halinde dahi, söz konusu işveren, o çağrı ile bağlı kalır.  

Sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf işveren sendikasının üyesi olan işverenin  o  sendika  ile ilgisinin daha sonra herhangi bir suretle kesilmesi halinde dahi, söz konusu işveren o sözleşme ile bağlı kalır.

Teşmil:

Madde 11 - Bir toplu iş sözleşmesi, üyelerinin sayısı bağlı olduğu iş kolunda çalışan  işçilerin  en  az  yüzde  onunu temsil eden işçi sendikalarından en çok üyeye  sahip  olan  sendikanın  yapmış olduğu bir toplu iş sözleşmesini Bakanlar Kurulu,  o işkolunda işçi veya işveren sendikaları veya ilgili işverenlerden birinin  veya  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının  talebi üzerine, Yüksek Hakem Kurulunun görüşünü aldıktan  sonra  tamamen veya kısmen veya zorunlu değişiklikleri yaparak o işkolunun  toplu  iş sözleşmesi bulunmayan diğer işyerlerine veya bir kısmına teşmil edebilir. Teşmil kararnamesinde kararın gerekçesi açıklanır.  

Yüksek Hakem Kurulu istişarî mütalâasını en çok otuz gün içinde verir.

Teşmil edilen toplu iş sözleşmesinin sona ermesi ile teşmil kararı da ortadan kalkmış olur. 

Bakanlar  Kurulu, teşmil kararnamesini gerekli gördüğü zaman gerekçesini de açıklayarak yürürlükten kaldırabilir. 

Toplu  iş  sözleşmesinin, tarafların hak ve borçlarını düzenleyen hükümleri ile özel hakeme başvurma hakkındaki hükümleri teşmil edilemez.

(Ek:  27.5.1988 – 3451/1. md.) Yetki için başvurulduktan sonra yetki sorunu çözülünceye  kadar veya bu belgeyi aldıktan sonra yetki devam ettiği sürece yetki kapsamına giren işyerleri için teşmil kararı alınamaz. 

İKİNCİ BÖLÜM

Toplu İş Sözleşmesinin Yapılması

Yetki:

Madde  12 - Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun (tarım  ve  ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi bulunduğu işçi sendikası, toplu  iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin her birinde  çalışan  işçilerin  yarıdan fazlasının kendi üyesi bulunması halinde bu işyeri veya  işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. İşletme sözleşmeleri için  işyerleri bir bütün olarak nazara alınır ve yarıdan fazla çoğunluk buna göre hesaplanır.  

Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyerleri, sendika üyesi olmayan bir  işveren  ise  kendi  işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.

(Değişik: 3.6.1986  - 3299/2 md.) Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunun  tespitinde  Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca her yıl Ocak ve Temmuz aylarında  yayımlanacak istatistikler esas alınır. Bu istatistiklerde belirtilecek  işkolundaki bütün işçi sayısı ile bu işkolundaki sendikalara mensup üye sayısı  toplu  sözleşme ve diğer işlemler için istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir.  Yetki  belgesi almak üzere müracaat eden veya yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemez.

(Değişik:  3.6.1986  - 3299/2 md.) Yayımından itibaren 15 gün içinde itiraz edilmeyen  istatistikler kesinleşir. Ancak, istatistiğin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle  bu süre içinde Ankara İş Mahkemesine başvurulabilir. Mahkeme bu itirazı 15 gün  içinde  sonuçlandırır.  Mahkemece verilen karar ilgililerce veya Çalışma ve Sosyal  Güvenlik  Bakanlığınca temyiz edilebilir. Yargıtayca bu temyiz talebi 15 gün içinde kesin karara bağlanır.

Yetki tespiti için işçi sendikasının başvurusu:

Madde  13  -  (Değişik birinci fıkra: 27.5.1988 – 3451/2. md.) Bir toplu iş sözleşmesi  yapmak isteyen işçi sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazıyla  başvurarak kurulu bulunduğu işkolunda üye sayısı itibariyle yüzde on (tarım  ve  ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) oranını sağladığının belirlenmesini  ve sözleşmenin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinde başvuru tarihinde  çalışan  işçiler  ile  üyelerinin  sayısının tespitini ister. İşçi sendikası  kendisinde bulunan üyelik fişlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına  yetki için başvurduğu tarihten itibaren üç işgünü içinde işverene vermek zorundadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde,  toplu  iş  sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda  kurulu işçi sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi  olmayan  işverene  başvurunun  alındığı  tarihten itibaren altı işgünü içinde  başvuru  tarihindeki kayıtlara göre bildirir. Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti  halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre içinde bildirilir.

İşveren sendikasının veya işverenin başvurusu:

Madde  14  -  Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işveren sendikası veya sendika  üyesi  olmayan  işveren  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazıyla başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini ister.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; tespit edilen yetkili işçi sendikasının isim ve adresini, işkolundaki  ve  o işyerindeki işçi sayısı ile, bu sendikanın işkolunda ve o işyerindeki  üye  sayısını, işkolunda kurulu işçi sendikalarına ve talepte bulunan işveren  sendikasına veya sendika üyesi olmayan ilgili işverene başvurunun alındığı  tarihten itibaren altı işgünü içinde bildirir. Yetkili sendika bulunmaması halinde  durum  altı  işgünü içinde sadece başvuruda bulunan işveren sendikasına veya sendika üyesi olmayan işverene bildirilir.

İşçilerin  ve  sendika  üyelerinin tespit edilmesinde 12 ve 13 üncü maddede öngörülen esaslar uygulanır.

Yetki itirazı:

Madde  15 - (Değişik birinci fıkra: 27.5.1988 – 3451/3. md.) Kendilerine 13 ve 14  üncü  maddeler uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları  veya  sendika  üyesi  olmayan işveren, taraflardan birinin veya her ikisinin gerekli yetkiyi haiz olmadıkları  veya  kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de göstererek  yazının  kendilerine  tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü içinde işyerinin  bağlı  olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla  görevli  mahkemeye  yapabilir. Toplu iş sözleşmesi birden fazla bölge müdürlüğünün  yetki  alanına  giren  işyerlerini kapsadığı hallerde itiraz Ankara'daki  iş  mahkemesine  yapılır. İşletme toplu iş sözleşmesi için itiraz, işletme merkezinin  bulunduğu  yerdeki  iş mahkemesine yapılır. İtiraz dilekçesi Çalışma ve Sosyal  Güvenlik  Bakanlığına veya ilgili Bölge Müdürlüğüne kayıt ettirildikten  sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunu temsil edemeyen sendika yetki itirazında bulunamaz. 

İşçi  ve  üye  sayılarının  tespitinde maddi hata iddiasıyla süreye ilişkin itirazları  mahkeme  altı  işgünü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar.  Bunların  dışındaki itirazlar için mahkeme duruşma yaparak karar verir. Duruşma  sonunda  verilecek  karar temyiz edildiği takdirde Yargıtayca onbeş gün içinde kesin karara bağlanır. 

Mahkemeye  itirazın yapılması, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur. 

Yetki belgesi:

Madde  16 - Tespit yazısına bu Kanunda öngörülen süre içinde itiraz edilmemişse  sürenin  bitişini takibeden altı işgünü içinde veya yapılan itiraz reddedilmişse  mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren altı işgünü içinde ilgili sendikaya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca bir yetki belgesi verilir.  

(Değişik:  3.6.1986 – 3299/4 md.) Yetki belgesi alınmadan yapılan bir toplu iş sözleşmesinde  taraflardan  birinin  veya ikisinin yetkili olmadığı ve bu sebeple  sözleşmenin hükümsüzlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca durumun tespitinden  itibaren  45 gün içinde ilgililerce veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca dava yolu ile ileri sürülebilir. 

Hükümsüzlük konusundaki dava, işyerinin bağlı olduğu bölge çalışma müdürlüğünün  bulunduğu mahaldeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemede açılır. Toplu iş sözleşmesi  birden  fazla  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsıyor ise davanın Ankara iş mahkemesinde açılması gerekir.

Bu davada hâkim, talep üzerine, gerekli görürse toplu iş sözleşmesinin uygulanmasını dava sonuna kadar durdurabilir. 

Toplu görüşmeye çağrı:

Madde  17 - Tespit yazısını alan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan  işveren veya yetki belgesini alan işçi sendikası, tespit yazısını veya yetki belgesini  aldığı tarihten itibaren onbeş gün içinde karşı tarafı toplu görüşmeye çağırır. Çağrı tarihi derhal görevli makama bildirilir.

Bu süre içinde çağrı yapılmazsa, yetki belgesinin hükmü kalmaz.

(Değişik: 3.6.1986 – 3299/5 md.) Toplu görüşme çağrısına, çağrıyı yapan taraf  toplu  görüşmede  ileri  süreceği  tekliflerin bütününü eklemek zorundadır. Ancak,  tarafların toplu görüşme gereği ileri sürecekleri tekliflerde değişiklik yapma hakları saklıdır.

Görevli makam:

Madde  18  -  Bu Kanun bakımından görevli makam, işyeri toplu iş sözleşmesi için  işyerinin bağlı olduğu, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğü, birden fazla bölge müdürlüğünün yetki  alanına  giren işyerlerini kapsayacak toplu iş sözleşmesi için ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıdır. 

Toplu görüşmenin başlaması:

Madde  19  -  Çağrının karşı tarafa tebliği tarihinden itibaren altı işgünü içinde  taraflar toplu görüşmenin yer, gün ve saatini aralarında anlaşarak tespit ederler ve bunu görevli makama yazı ile bildirirler.  

Toplantı yer, gün ve saati bakımından taraflar arasında bir anlaşmaya varılamazsa,  taraflardan birinin üç işgünü içinde başvurması üzerine görevli makamca toplantı  yeri, günü ve saati başvurma tarihinden başlayarak altı işgünü içinde tespit edilir ve taraflara bildirilir. 

Çağrı tarihinden itibaren otuz gün içinde yukarıdaki fıkralar uyarınca toplu görüşmeye  çağrıyı  yapan taraf gelmez ve toplu görüşmeye başlanmazsa çağrıyı yapan tarafın yetkisi düşer.  

Toplu iş sözleşmesinin imzalanması ve tevdi edilmesi: 

Madde 20 - Toplu görüşmenin sonunda bir anlaşmaya varılırsa, beş nüsha olarak  düzenlenecek olan toplu iş sözleşmesi taraf temsilcilerince imzalanır. Sözleşmenin  birer nüshasını taraflar alırlar. Üç nüsha da, toplu görüşme için çağrıyı  yapmış  olan  tarafça  görevli makama imza gününden başlayarak altı iş günü içinde tevdi edilir.  

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı  bölge müdürlükleri kendilerine tevdi edilen toplu iş sözleşmelerinin  iki  nüshasını  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderirler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da toplu iş sözleşmelerinin birer nüshasını Devlet İstatistik Enstitüsüne gönderir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Uyuşmazlık ve Arabuluculuk

Uyuşmazlığın tespiti: 

Madde 21 - (Değişik birinci fıkra: 3.6.1986 – 3299/6 md.) Toplu görüşme için tespit  edilen yer, gün ve saatte taraflardan biri toplantıya gelmezse veya toplantıya  geldiği  halde  görüşmeye başlamazsa ya da toplu görüşmeye başlandıktan sonra  taraflardan biri toplantıya devam etmezse, toplantıya gelen taraf, durumu görevli makama altı iş günü içerisinde yazı ile bildirir. 

Toplu  görüşmenin başlamasından itibaren altmış gün içinde taraflar anlaşamadıklarını  bir  tutanak ile tespit ederlerse veya toplu görüşmenin başlamasından  itibaren altmışıncı günün sonunda anlaşmaya varamamışlarsa, taraflardan biri durumu görevli makama yazıyla bildirir.

Arabuluculuk

Madde 22 - (Değişik: 3.6.1986 – 3299/7 md.)

(Ek: 27.5.1988 – 3451/4. md.) 21 inci maddenin birinci fıkrasına göre düzenlenen  yazıyı alan makam, yazıyı düzenleyen tarafın talebini göz önüne alarak otuz veya  altmış  günün geçmesini beklemeksizin aşağıdaki hükümler uyarınca arabuluculuk işlemlerini başlatır. 

Toplu  görüşmenin başladığı tarihten itibaren otuz gün geçmesine rağmen anlaşma  sağlanamamışsa, taraflardan her biri görüşmelere 59 uncu maddeye göre düzenlenen  Resmî listeden bir arabulucunun katılmasını görevli makamdan isteyebilir.  Başvuruyu  alan görevli makam arabulucu tayini için tarafları altı iş günü içinde  toplantıya  çağırır. Taraflardan biri bu toplantıya katılmazsa veya toplantıda  arabulucu tayini hususunda aralarında anlaşma sağlanamazsa, görevli makam,  Resmî listeden bir arabulucuyu taraflardan en az birinin huzurunda ad çekmek  suretiyle tespit eder. Arabulucu tayini yoluna gidilmiş ve anlaşma sağlanamamışsa, uyuşmazlığın  tespiti bakımından altmış günlük sürenin geçmesi beklenilmez  ve  ayrıca Resmî arabulucu tayin edilmez. Bu takdirde arabulucunun düzenleyip  görevli makama tevdi edeceği tutanak, 23 üncü maddede belirtilen Resmî arabulucu tutanağı mahiyetindedir.

Birinci fıkraya göre arabulucu tayini yoluna gidilmemiş ve toplu görüşmenin başladığı  tarihten itibaren altmış gün geçmesine rağmen anlaşma sağlanamamışsa, görevli  makam  başvuru  üzerine  veya re'sen altı işgünü içinde 15 inci maddede öngörülen  mahkemeye başvurmak suretiyle Resmî listeden bir arabulucunun tayinini talep eder.

Resmî  arabulucunun görevi mahkemece kendisine yapılacak duyurudan itibaren başlar.

Arabuluculuk görevi:  

Madde  23 – 22 nci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk görevi on beş  gün  sürer. Bu süre tarafların anlaşması ile en çok altı işgünü uzatılabilir ve görevli makama bildirilir. 

Arabulucu, tarafların anlaşmaya varması için her türlü çabayı harcar ve ilgililere önerilerde bulunur.  

Arabulucu tarafların anlaşmasını sağlarsa, 20 nci madde hükümleri uygulanır. Arabuluculuk süresinin sonunda anlaşma olmamışsa, arabulucu, üç işgünü içinde uyuşmazlığı  belirleyen bir tutanak düzenler ve bu tutanağa uyuşmazlığın sona erdirilmesi  için  gerekli gördüğü tavsiyeleri de ekleyerek görevli makama tevdi eder. Görevli  makam bu tutanağı en geç altı işgünü içinde taraflara tebliğ eder.

Tutanaklar ve sicil:  

Madde  24 - Bu Kanun gereğince Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğüne gönderilen tutanak ve yazılar  alındığı  tarihten  başlayarak  üç işgünü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilir. Bir nüshası da dosyasında saklanır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, toplu iş sözleşmeleri için bir sicil tutar. Toplu iş sözleşmesinin  metni üzerinde anlaşmazlık çıktığı takdirde, esas, bu sicilde saklanan  metindir. Bu sicilin nasıl tutulacağı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkartılacak bir yönetmelikte belirtilir.  

13 Şubat 2007

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Gebze’de faaliyet gösteren bir fabrikada 10 yılı aşkın süredir çalışan bir metal işçisiyim. Malumunuz yakın bir zamanda bizlerin onayının olmadığı bir toplu sözleşme, sendikamız Birleşik Metal-İş Genel Merkez yöneticileri tarafından imzalandı. MESS...
  • Bildiğiniz gibi Ocak ayı işçilerin zam ayıdır. Her işyerinde zam sohbetleri olur. Bizim fabrikada da zam oranı ne kadar olacak diye merakla bekleniyordu. Nihayetinde maaşların ödendiği gün geldi ve işçi arkadaşlar bordolarını aldılar. Yapılan zammı...
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) işçileri, yönetimin değişmesinin ardından, AKP’nin bir örgütü gibi hareket eden Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş’ten istifa etmeye başladılar. Belediye-İş’e üye olan işçiler, işyerlerinde çoğunluğu sağlamalarına rağmen...
  • F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretildiği Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikasında çalışan işçiler, sendikalaştıkları için işten atılmış ve direniş başlatmışlardı. İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölge girişini direniş alanına...
  • Geçtiğimiz günlerde ekonomik kriz nedeniyle yaşanan intihar vakalarına bir yenisi daha eklenmiş, Antalya Manavgat’ta Halit Yılmaz adlı işçi, arkasında “borçlarımı ödeyemiyorum” notu bırakarak canına kıymıştı. İki çocuk babası Yılmaz’ın iki bankaya...
  • Adamın biri 50 katlı bir binanın üzerinden yere doğru düşüyormuş. Her kattan geçişi sırasında kendini rahatlatmak için “şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda ...” diye söyleniyormuş. Yere çarpana...
  • İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölgesinde SF Trade Tekstil işçileri ile Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikası işçileri, Tekirdağ'da Megam Tekstil işçileri, İzmir'de Bergama Belediyesi işçileri ile Tariş Yemta Yem Hayvancılık fabrikası...
  • Yaşadığımız dünyada paranın egemenliğine dayalı kapitalist sistem hüküm sürüyor. Bu sistemde tüm üretim araçlarının sahibi patronlar sınıfıdır. Fabrikalardan makinelere, topraktan ulaşım araçlarına, gazetelerden televizyon kanallarına her şey...
  • Merhaba arkadaşlar. Biz bir grup taşeron sağlık işçisiyiz, çalıştığımız hastanede sorunlarımız gün geçtikçe artıyor. Sağlık sistemindeki çıkmazlar sebebiyle hastaya ve çalışana eziyet katlanılamaz noktaya ulaştı. Çeşitli nedenlerle sağlık hizmetine...
  • Kimimiz lisede, kimimiz üniversitede okuyor. Kimimiz işsizliğin yıkıcı etkisiyle boğuşuyorken günde 10-12 saat ağır koşullarda çalışıyor, iliklerine kadar sömürülüyor kimimiz. Memleketlerimiz farklı, adlarımız farklı… Fakat bizi birbirimize bağlayan...
  • Korku canlılara has bir duygudur. Korkunun kaynağında tek başına olduğunu düşünmek, kendini güvende hissetmemek yatar. İnsanlar korkuya kapıldıklarında kendilerince bazı savunma mekanizmaları geliştirirler. Bunlardan bir tanesi de uyanık görünmeye...
  • İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk 1 Ocak 2018’den bu yana uygulanıyor. Zorunlu arabuluculuk, iş mahkemelerinin yükünü ve birikmiş dava dosyalarını azaltacağı, işçilerin alacaklarını çok daha kısa sürede alacağı propagandasıyla pazarlandı. İşveren...
  • Âdem Yarıcı isimli işsiz baba valilik önünde benzin döküp kendisini yaktı. Âdem kendisini yakana kadar kimseler onun hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi. Âdem Yarıcı’nın son sözleri “çocuklarım aç” oldu. Kendileri işsiz, çocukları aç olan...