Navigation

Buradasınız

İşçiler Devrim Yaptı, Ayaklar Baş Oldu

Devrim dalgası geri çekiliyor, büyüyerek yeniden gelmek üzere

7 Kasım 2020 - 20:30

Duma açılışında sahnede Çar ve Çariçeyi görüyoruz. Peki, zalim hükümdarın bir parlamento açmakla esas niyeti neydi? Nereden çıkmıştı kendinden başkasına, hele ki Rusya’nın ayaktakımına söz hakkı vermek? Yoksa insafa mı gelmişti? Elbette hayır! Tek adamın mutlak otoritesine dayalı Çarlık rejimi, kendi yetkilerini kısıtlamayı kabul edermiş gibi görünmek ve böylece sokaklara dökülen emekçileri yatıştırmak istiyordu. Öte yandan Çar, Duma’yı kapatmak dâhil tüm yetkileri elinde tutmayı ihmal etmemişti. Fabrika ve toprak sahipleriyle işbirliği içinde devrimi bastırmak niyetindeydi.

2-parlamentodaki-mulk-sahipleri.jpg

Parlamentodaki mülk sahipleri…

İşçilerin ve sosyalistlerin parlamentoya seçilmesinin önüne yasal ve fiili dünya kadar engel konmuştu. Fotoğrafta mülk sahibi sınıfların parlamentodaki temsilcilerini görüyoruz. Rusya’nın ezilenleriyle bu kodamanların hayatlarının en ufak benzerliği yoktu. Ayrı sınıfın mensuplarıydılar ve ayrı hayatlar, ayrı sorunlar yaşıyorlardı. Ancak ne hikmetse bu besili beyler takımı, bu sömürücü efendi topluluğu, milletin vekili olarak adlandırılmıştı! İşçi sınıfının haklarını tırpanlayan, örgütlülüklerini hedef alan kararların altında her birinin imzası vardı.

1905 Devrimi Çarlık düzenini sarsmış olmasına rağmen, onu yıkamamıştı. Sovyet gibi iktidar organları yaratan ancak yenilgiyle kapanan devrimin birinci perdesi, işçi sınıfını ve Bolşevik Parti’yi (Bolşevik çoğunluk anlamına geliyor) geleceğe hazırlayan büyük bir okul oldu. Bu baskı koşullarında sınıf bilinçli işçilerin örgütlülüklerini koruması, gelecek günlere hazırlanmalarının da anahtarıydı. İşçi sınıfının hafızası, bilinci ve deneyimi bu zorlu koşullarda ancak örgütlülükle korunabilirdi. İşçilerin önderi Lenin, 1905 devriminin yenilgisini izleyen günlerde umutla şöyle diyordu: “Bekleyin, 1905 tekrar gelecek!”

UİD-DER’li işçilerden mesajlar: Sömürüsüz dünyanın yolunu gösterenlere selam olsun!

Her karanlık aydınlığın zemherisidir, her çaresizlik çarenin doğum sancısıdır. Ekim Devrimi bütün karanlığın aydınlığa dönmesinin anası, çarelerin çaresi olmuştur. Çarların, kralların, efendilerin, sarayların, saltanatların, bizlerin eliyle, yerle bir edildiği ateşin harlanmasıdır. Ne mutlu ki bu tarihsel zincirin bir halkasıyız, ne mutlu ki o ateşe nefes üfleyenleriz. Ne mutlu ki yine kavgadayız!

Mersin’den bir işçi