Navigation

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu Kadıköy’de Şenlik Düzenledi

12 Haziran genel seçimlerinin ardından Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğunun kazandığı başarı, İstanbul Kadıköy Meydanı’nda binlerce kişinin coşkulu katılımıyla kutlandı. Şenlikte halkların kardeşliğinin, barışın, demokrasinin ve Kürt halkının taleplerinin önemi vurgulandı. BDP, UİD-DER, EDP, SDP, EMEP, KÖZ, Kaldıraç, İşçi Cephesi, Sosyalist Gelecek Parti Hareketi ve AKA-DER şenliğe katılan kurumlardı. UİD-DER’in gönderdiği mesaj da şenlikte okundu.  

Şenlik halkların kardeşliği mücadelesinde hayatını kaybedenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku bileşen temsilcilerinin sahnede yer alması ve kitleleri selamlamasıyla devam etti. Ardından yapılan konuşmalarda, seçim sonuçları değerlendirildi, yapılacak olan anayasa için talepler dile getirildi. BDP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Cesîm Soylu “Biz bu seçimlere umutla girdik. Bugüne kadar zorlu bir mücadeleyi hep birlikte başarıyla verdik. Seçim çalışmalarımız engellenmeye çalışıldı, ancak bizler kararlı duruşumuzla bunların üstesinden geldik. Barış istemeyenler seçim ertesinde de blok çalışmalarına katılan arkadaşlarımıza saldırdılar, tutukladılar. Biz bu tutumu kınıyoruz” dedi.

Daha sonra İstanbul 1. Bölgeden milletvekili seçilen Sebahat Tuncel kitleyi selamladı ve seçim sonuçlarını değerlendiren bir konuşma yaptı. Tuncel, seçim sonrası yapılan saldırıları kınayarak, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın aklını başına almasını ve savaş politikalarına son vermesini istedi. Seçim sonuçları için de şöyle bir değerlendirme yaptı: “Bu seçimlerin iki sonucu bulunuyor: Birincisi Kürt halkı iradesini ortaya koymuştur. ‘Biz bu ülkede yaşamak istiyoruz ve kendi kendimizi yönetmek istiyoruz’ demiştir. İkincisi ise, Türkiye halkları barıştan yana tavır koymuştur. Türk egemenlerin ortaya koyduğu milliyetçi politikaları reddettiğini göstermiştir. ‘Ya siz çözersiniz ya da biz çözüm getiririz’ demiştir. Halkın iradesi dikkate alınmalıdır.”

Sosyal Demokrasinin tüm dünyada işçilere ve halklara bir çözüm olması gerektiğine vurgu yapan Tuncel, “ekonomik bir yaşam, demokratik bir toplum ve kadın hakları için sosyal demokrasinin kendisini yeniden gözden geçirmesi gerekiyor” dedi. Aynı zamanda kendisini sosyal demokrat olarak tanıtan ana muhalefet partisi CHP’ye seslenerek, “şimdi CHP’de lider değişikliği olacakmış, o tartışılıyormuş. Lideri değil zihniyeti değiştirin” dedi. İktidar partisi AKP’ye de seslenerek “Boşuna sevinme. Senin karşında güçlü bir muhalefet yoktu. Bu seçimin önüne YSK barajı koydun, %10 barajını koydun, para barajını koydun ama emekçiler bu barajların hepsini aştı da geldi. Senin karşında şimdi gerçek bir ana muhalefet var. Gerçek bir sosyalist muhalefet var. AKP’nin sonunu Blok getirecek. Biz kendimize güveniyoruz. Anti demokratik uygulamalara rağmen, baskılara rağmen biz bu başarıyı gerçekleştirdik. Çünkü biz bu gücü Kürt halkının mücadelesinden, 15-16 Haziran işçi direnişini gerçekleştiren mücadeleci işçilerden, 1 Mayıs mücadelesini veren işçilerden alıyoruz. Artık bütün ötekiler birleşmiştir. Bu yüzden kendimize güveniyoruz” dedi. 

Aynı zamanda, “tutuklu bulunan milletvekilleri cezaevinden çıkartılmazsa biz de meclise gitmeyiz” diyen Tuncel, kendisini de cezaevinden halkın çıkarttığını söyleyerek daha önce uygulanan prosedür neyse seçilen milletvekillerine de aynı prosedürün uygulanması gerektiğini söyledi. Milletvekili seçilen Hatip Dicle’nin de sadece bir milletvekili olmadığını, daha önce milletvekili seçilmiş olmasına rağmen 10 yıl önce meclisten yaka paça çıkartıldığını ve şimdi yeniden halkın iradesiyle seçilmiş bir milletvekili olduğunu hatırlattı. “Bizi kapıdan kovanlara karşı, biz yeniden mücadele ederek bacadan girmeyi başarmışızdır. Kürt halkı yeniden Ankara’nın kapısını çalmıştır. Bu işi Ankara’dan çözün demiştir. Bu yaklaşım iyi görülmelidir. Askeri siyasi operasyonlara devam ederse, seçilmiş milletvekilleri çıkartılmazsa, barış süreci kesilirse bu savaş devam eder. Erdoğan, Davutoğlu’nu Suriye’ye barış görüşmeleri için göndermiştir. Ama kendi ülkesindeki ateşi söndürmek için ne yapmıştır? Bunun için de Suriye, bir bakanını buraya mı göndersin? Obama barış için Hillary’i mi buraya göndersin?” sorularını AKP’ye yöneltti. 

Gündeme oturacak olan Anayasa yapım sürecinin de önemine değinen Sebahat Tuncel, “Anayasayı kimin yaptığı önemlidir. Anayasanın nasıl yapılacağı önümüzdeki dönem barışın gelişmesi, halkların kardeşliği, emeğin özgürleşmesi, kadınların özgürlüğü açısından önemlidir. Bir kez daha bu halkı oyalamayın. Bu halkı anayasal zeminin dışına itmeyin. Bu yüzden bu halkı göz ardı etmeyin. Bir daha savaş olmasın istiyorsanız, Kürt halkının iradesini, işçilerin iradesini dikkate alın” dedi.

Sebahat Tuncel’in konuşmasının ardından derneğimiz UİD-DER’in, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğuna gönderdiği mesaj okundu: “Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği olarak, Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğunun tüm bileşenlerini, tüm işçi ve emekçi kardeşlerimizi, kardeş Kürt halkını selamlamak istiyoruz. Yürütülen özverili çalışmalar meyvesini vermiş ve bloğumuz meclise 36 milletvekili sokarak son derece başarılı bir sonuç elde etmiştir. Bu sonuç, sürekli olarak işçilerin ve emekçilerin haklarını gaspetmeye çalışan, Kürt halkının en temel demokratik taleplerini bile görmezden gelen tüm düzen güçlerine verilmiş bir cevaptır.

Ancak Kürt ve Türk işçi ve emekçilerine yönelik baskılar, inkârcı politikalar devam ediyor. O nedenle önümüzdeki süreçte Türk ve Kürt işçi ve emekçilerinin ortak mücadelesini yükseltme ihtiyacı yakıcı bir önem taşıyor. Ortak çalışmalarımızla ve oylarımızla meclise gönderdiğimiz Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu vekillerinin bu mücadele anlayışıyla taleplerimizi meclise taşıyacağına ve emekçi kitlelerin sorunlarına sahip çıkacaklarına inanıyor ve her birini kutluyor, başarılar diliyoruz. YAŞASIN İŞÇİ ENTERNASYONALİZMİ! YAŞASIN TÜRK VE KÜRT İŞÇİLERİNİN BİRLİĞİ!” Mesajın okunmasının ardından “Yaşasın Halkların Kardeşliği!” sloganı yükseltildi.

Ardından İstanbul 3. bölgeden milletvekili seçilen Levent Tüzel sözü aldı. Öncelikle herkesi selamlayan Tüzel, tüm emek verenlerin başarısını kutladı. Barış ve demokrasi, özgürlük ve kardeşlik mücadelesinde hayatını kaybedenleri saygı ve sevgiyle selamlayarak, “Bir kez daha söz veriyoruz. Hâlâ bu ülkede gençler katledilirken, hiçbir Türk ve Kürt anamızın, işçi kardeşimizin artık gözyaşı dökmesini istemiyoruz. Meclisteki varlığımız bunun içindir. Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu olarak işçilerin, emekçilerin, aydınlarımızın desteği ve dayanışmasıyla Türk ve Kürt halkların temsilcileri olarak, işçilerin temsilcileri olarak mecliste yer alacağız” dedi. Tüzel, “Türkiye işçi sınıfına ve Türkiye emekçilerine yapılmış en kıymetli çağrıdır bu sonuç. İnanıyorum ki İstanbul halkı bu çağrıya cevap verecek. Her türlü politik dalavereye karşı sizler kendi vekillerinizi seçtiniz” diye konuştu. Tüzel, “Blok, Türkiye halklarının temsilcisi olacak. Halkımızın güvenini kazanmak için çalışacağız. Mücadelemizde başarılar diliyorum. Ya Özgürlük, Ya Barış Ya Birlik!” sözleriyle konuşmasını tamamladı. 

İstanbul 2. bölgeden milletvekili seçilen Sırrı Süreyya Önder, Diyarbakır cezaevinde tutuklu bulunan Diyarbakır bağımsız milletvekili Mehmet Hatip Dicle’yi ziyaret ettiği için şenliğe katılamadı. Ancak, BDP Eş Başkan Yardımcısı Osman Ergin, Sırrı Süreyya Önder’in gönderdiği mesajı okudu: “Bundan 41 yıl önce yaşanan emekçi serhildanını, işçi serhildanını saygıyla, hürmetle selamladığımı önünde saygıyla eğildiğimi belirtmek isterim. Değerli halkımız, sayın vekillerimiz uzun uzadıya süreci, bundan sonra ne yapılması gerektiğini aktardılar. İstanbul halkına, il ve ilçe örgütlerinde, gece gündüz demeden çalışan herkese teşekkür ediyorum. Türk, Kürt Süryani, Alevi, işçi emekçi tüm halklara, yüreği, gönlü emekten özgürlükten kardeşlikten ve barıştan yana atan herkese teşekkür eder, saygılar sunarım. Asıl birlikteliğimize bugünden, 15 Hazirandan itibaren başladık, kazanacağız! An Azadi, An Azadi!”

Agire Jiyan Grubu ve Rojda söyledikleri Kürtçe türkülerle ve marşlarla kitleyi coşturdu. Hep birlikte çekilen halayla şenlik son buldu.

15 Haziran 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Gebze’de faaliyet gösteren bir fabrikada 10 yılı aşkın süredir çalışan bir metal işçisiyim. Malumunuz yakın bir zamanda bizlerin onayının olmadığı bir toplu sözleşme, sendikamız Birleşik Metal-İş Genel Merkez yöneticileri tarafından imzalandı. MESS...
  • Bildiğiniz gibi Ocak ayı işçilerin zam ayıdır. Her işyerinde zam sohbetleri olur. Bizim fabrikada da zam oranı ne kadar olacak diye merakla bekleniyordu. Nihayetinde maaşların ödendiği gün geldi ve işçi arkadaşlar bordolarını aldılar. Yapılan zammı...
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) işçileri, yönetimin değişmesinin ardından, AKP’nin bir örgütü gibi hareket eden Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş’ten istifa etmeye başladılar. Belediye-İş’e üye olan işçiler, işyerlerinde çoğunluğu sağlamalarına rağmen...
  • F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretildiği Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikasında çalışan işçiler, sendikalaştıkları için işten atılmış ve direniş başlatmışlardı. İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölge girişini direniş alanına...
  • Geçtiğimiz günlerde ekonomik kriz nedeniyle yaşanan intihar vakalarına bir yenisi daha eklenmiş, Antalya Manavgat’ta Halit Yılmaz adlı işçi, arkasında “borçlarımı ödeyemiyorum” notu bırakarak canına kıymıştı. İki çocuk babası Yılmaz’ın iki bankaya...
  • Adamın biri 50 katlı bir binanın üzerinden yere doğru düşüyormuş. Her kattan geçişi sırasında kendini rahatlatmak için “şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda ...” diye söyleniyormuş. Yere çarpana...
  • İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölgesinde SF Trade Tekstil işçileri ile Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikası işçileri, Tekirdağ'da Megam Tekstil işçileri, İzmir'de Bergama Belediyesi işçileri ile Tariş Yemta Yem Hayvancılık fabrikası...
  • Yaşadığımız dünyada paranın egemenliğine dayalı kapitalist sistem hüküm sürüyor. Bu sistemde tüm üretim araçlarının sahibi patronlar sınıfıdır. Fabrikalardan makinelere, topraktan ulaşım araçlarına, gazetelerden televizyon kanallarına her şey...
  • Merhaba arkadaşlar. Biz bir grup taşeron sağlık işçisiyiz, çalıştığımız hastanede sorunlarımız gün geçtikçe artıyor. Sağlık sistemindeki çıkmazlar sebebiyle hastaya ve çalışana eziyet katlanılamaz noktaya ulaştı. Çeşitli nedenlerle sağlık hizmetine...
  • Kimimiz lisede, kimimiz üniversitede okuyor. Kimimiz işsizliğin yıkıcı etkisiyle boğuşuyorken günde 10-12 saat ağır koşullarda çalışıyor, iliklerine kadar sömürülüyor kimimiz. Memleketlerimiz farklı, adlarımız farklı… Fakat bizi birbirimize bağlayan...
  • Korku canlılara has bir duygudur. Korkunun kaynağında tek başına olduğunu düşünmek, kendini güvende hissetmemek yatar. İnsanlar korkuya kapıldıklarında kendilerince bazı savunma mekanizmaları geliştirirler. Bunlardan bir tanesi de uyanık görünmeye...
  • İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk 1 Ocak 2018’den bu yana uygulanıyor. Zorunlu arabuluculuk, iş mahkemelerinin yükünü ve birikmiş dava dosyalarını azaltacağı, işçilerin alacaklarını çok daha kısa sürede alacağı propagandasıyla pazarlandı. İşveren...
  • Âdem Yarıcı isimli işsiz baba valilik önünde benzin döküp kendisini yaktı. Âdem kendisini yakana kadar kimseler onun hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi. Âdem Yarıcı’nın son sözleri “çocuklarım aç” oldu. Kendileri işsiz, çocukları aç olan...