Navigation

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Buradasınız

Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü

Özgür ve sevinçli yarınlar için!

9 Mart 2021 - 00:55

   Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır 
   acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan 
   karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü. 
   Ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların 
   göllerde ışıyan seher vakitleri gibi. 
   Hayallerimiz yüzlerindedir sevdiğimiz 
   					kadınların, 
   görelim görmeyelim karşımızda dururlar 
                         gerçeğimize en yakın 
                         			ve en uzak.
      

Ne güzel söylemiş işçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet. Bu sömürü düzeninde emekçi kadınların yüzü yaşanan acıların, çekilen sıkıntıların kitabıdır. Kapitalist sömürü düzeni, kadınıyla erkeğiyle emekçilerin yaşamına yalnızca acı doğuruyor. Bu yüzden kapitalist sömürü düzeni yıkılmalı, insanlık özgürleşmeli, ezen ve ezilen ilişkisi tarihe karışmalı, acının ve hüznün yerini artık sevinçli bir yaşam almalıdır.

Biz, dünyaya açılmış her gözün, her yüzün yaşam sevincini anlattığı bir dünya özlemi taşıyoruz. Yerin yedi kat altından en değerli madenleri söken madenciler gibi, tarihimizin dehlizlerine indikçe hazineler buluyor ve taşıyoruz işçi sınıfımızın heybesine. Kendimizden daha emin oluyoruz, haklı mücadelemize daha çok bağlanıyoruz.

İşçi sınıfının, emekçi kadının mücadelesi bastırılamaz, yok edilemez. İşçi sınıfının devrimci önderlerinin açtığı yollar kapatılamaz, kurduğu köprüler yıkılamaz. O köprülerin geleceğe uzanması engellenemez. Yayın akışımızın hemen başında yer verdiğimiz Elif Çağlı’nın şiirindeki gibi, insanlar coşkuyla özgürlük türküleri yakmaya devam edecekler, dünyayı yaşam sevincinin türküleri sarıncaya kadar. “Sonsuzluk biraz da budur işte!” Verilen emeklerin boşa gitmeyeceğini, geleceği kurup şekillendireceğini böyle anlatıyor Çağlı.

Tarihsel iyimserliği her daim yeşertmek gerekir. Kapitalizm ömrünü doldurarak bir çıkmaza girmiştir. Evet, insanlığın başına büyük belalar açıyor. Ama dünyanın dört bir tarafında da emekçiler ayağa kalkıyor. Geçmişten farklı olarak, sömürüsüz bir toplum kurmanın olanaklarına daha fazla sahibiz. İnsanlık gelip bir dönemeçte durmuştur ve inanıyoruz ki o dönemeci alarak sömürüsüz bir dünyanın kapılarını açacağız!

İlk ateşin yakılmasının ardından düşlerimizi harlaya harlaya çok yollar yürüdük, daha da yürünecek. Çok emek verdik, daha da verilecek. Zor günlerden geçsek de hedefe varılacak! Selam olsun kara kışlara inat insanlığa baharı getirecek işçi sınıfımıza, selam olsun işçi sınıfımızın yürekli kadınlarına! Selam olsun bilinçleri ve yürekleriyle bizlere yol gösterenlere!