Navigation

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Buradasınız

İşçiler Devrim Yaptı, Ayaklar Baş Oldu

Ekim Devrimi Müslüman halklara da umut oldu

8 Kasım 2020 - 22:05

1-baku-dogu-halklari-kurultayi-1920.jpg

1920’de Bakü’de düzenlenen Doğu Halkları Kurultayından bir kare… Doğu Halkları Kurultayı’nın çağrı metninde şöyle deniyordu: “Eskiden kutsal topraklara ulaşabilmek için çöllerden geçerdiniz. Şimdi birbirinizle buluşmak, kendinizi köleliğin zincirlerinden kurtarmak ve böylece kardeşçe bir ittifak içinde birleşerek eşitlik, özgürlük ve kardeşlik üzerinde yükselen bir hayat yaşamak için dağları nehirleri, ormanları çölleri aşın gelin.”

Ekim Devrimi yıkılmaz sanılan imparatorları ve zalimlerin düzenini yıkmış, emekçilere sömürü ve baskıdan kurtuluşun yolunu göstermişti. Tam da bu yüzden sadece Batı’da değil Doğu da halkları derinden etkiledi. Mesela Dido Sotiriyu, Benden Selam Söyle Anadolu’ya adlı eserinde, Anadolu’da halk arasında kulaktan kulağa dolaşan şu fısıltıyı aktarıyordu: “Bir sakallı varmış orda, başa geçmiş. Başa geçer geçmez de, savaş bitecek demiş. Ve savaş da bitmiş işte… Başka işler de görmüş o sakallı: ‘bundan böyle zengin de yok, fakir de…’ demiş. Herkes birmiş Rusya’da… Bütün tımar ve hasları alıp bölüştürmüş, saraylardan dışarı dehlemiş bütün prenslerle paşaları.”

Asırlara tanıklık etmiş Çarlık İmparatorluğunda sadece Hıristiyanlar ve Ruslar yaşamıyordu. “Halklar Hapishanesi” olarak anılan bu koca coğrafyada, çoğu Müslüman halklar da yaşardı. Azeriler, Türkmenler, Kazaklar, Özbekler, Kırgızlar, Tatarlar, Çeçenler, Dağıstanlılar, Abhazlar… Despot Çarlık rejimi altında ulusal ve dinsel kimliklerinden kaynaklı nice zulme maruz kalan bu halklar da Ekim 1917’de ayağa kalktılar. İşçi iktidarının kurulmasında büyük çabaları olan Müslüman halklar, yaşadıkları bölgeleri kendileri yönetmeye başladılar.

4-dogu-halklari-kurultayi-1920.jpg

Çoğunluğu Müslüman ülkelerden gelen Doğu Halkları Kurultayı delegeleri

Devrimden sadece bir ay sonra, “Rusya ve Doğu’nun Bütün Emekçi Müslümanlarına Çağrı” başlıklı bir bildiri yayınlandı. İşçi Hükümeti, daha önceki Çarlık döneminde camileri ve türbeleri yıkılan, inançları ve âdetleri ayaklar altına alınan Müslümanlara şöyle sesleniyordu: “Bundan böyle, inançlarınız ve âdetlerinizin, ulusal ve kültürel kurumlarınızın özgürlüğü ve dokunulmazlığı ilan edilmiş bulunuyor. Ulusal hayatınızı özgürce ve hiçbir engel olmadan inşa edin. Bu sizin hakkınızdır. Biliniz ki haklarınız (Rusya’nın bütün halklarının olduğu gibi) devrimin ve onun organları olan işçi, asker ve köylü vekillerinin bütün gücü sayesinde savunulmaktadır.”

5-kirgiz-koylusu.jpg

Kırgız köylüsüne zulüm eden bir Kırgız ağası… İster Rus isterse Türk ya da Kırgız olsun, sömürücüler her yerde aynıdır. Emekçilerin gerçek dostu her ulustan işçiler, emekçilerdir. İşte Ekim Devrimi bunu tüm dünyaya göstermiştir.

Çar Batı Türkistan’da 10 yılda 200 bin hektar toprağı köylü halkın elinden alıp zenginlere vermişti. Köylüler toprağı ekip biçemez, yaylalara çıkamaz, hayvanları otlatamaz, yiyecek ekmek, başlarını sokacak bir kulübe bulamaz hale gelirler. Yerlerinden yurtlarından zorla sürülürler. Nice kahır çeker, nice ağıtlar yakarlar uzun yıllar boyu...

Artık eşitlik zamanıdır, En büyük genişlik zamanıdır.
Zengin fakire denk olamaz,
Fakir kimseye yem olamaz.
Kadın erkekten geri olamaz,
Zengin beyin sözü geçmeyecek,
Bahar geçmeden yurdumuza gidelim,
Yayan bile olsa yetelim

Aldaş Moldo

6-dogunun-kadinlari.jpg

Lenin’in eşi Krupskaya (ortada) Müslüman halkın kadınlarıyla birlikte…

Rusya’da devrim patlak verdiğinde sonsuz bir umutla doldu yoksul Kırgızlar, Kazaklar, Özbekler, Uygurlar ve tüm halklar. Yıllardır Çarlık altında inleyen bu halklar için güneş doğmuştu adeta. Halklar büyük bir sevinç dalgasıyla coşuyordu. Çarlık devrildiğinde coşkulu şarkılar boy vermişti halkın dilinde. Çünkü devrim, Çar ve bey zulmünden kurtulmak demekti onlar için. Kâbuslarının bitmesi demekti. Sürüldükleri topraklarına dönebilmek, o bereketli topraklarda, buğday tarlalarında hasat yapabilmek, doymak demekti! Ve işte bu nedenle tüm halklardan yoksul emekçiler elleri ve yürekleriyle destek verdiler devrime. Dillerde artık ağıtlar değil yeni ve sevinçli şarkılar vardı:

On yedi yılında
Şöyle gerçekleşti devrim:
Ölümden kurtulanlar,
İyiliğe şahit oldu!

Abılkasım Cutakeev

Buluttan çıkan aya benzeyen
Işıklı bir zaman doğdu
İşçi sınıfının gücünden
Zengin beyler yok oldu

İsak Şaybekov

Özbekler de Ekim Devrimini coşkuyla karşılamışlardı. Haksızı, zalimi, sömürenleri alt etmenin yarattığı coşkuyu soludular taze bir nefes gibi… İşte Özbekistan’dan bir ses; “şimdi sizin devriniz” diyor işçilere. Ekim Devriminin rüzgârlarının körüklediği coşku ve umutla… Haydi, yine çekelim o rüzgârı ciğerlerimize, yine yaralım karanlıkları Ekim Devriminin ışığıyla!

UİD-DER’li işçilerden mesajlar: Sömürüsüz dünyanın yolunu gösterenlere selam olsun!

Bu sayfaları okudukça, insan bir kere daha anlıyor bugünlerin de gelip geçici olduğunu... Ne yaparlarsa yapsınlar, ister emekçileri razı etsinler ister korkutsunlar, ister kollarını kanatlarını kırsınlar ister teslim alsınlar; nesilden nesile aktarılan acılar, öfkeler, nefretler gün gelir en sonunda zalim iktidarların sonunu getirir. Rusya’daki devrim de, nesiller boyunca birikmiş acıların vardığı son noktaydı. Dünden beri bu sayfalarda Ekim Devrimine dair aktarılanlar, tarihin unutturulmak istenen bu birikimi öyle kıymetli ki! Biz işçilerin, sınıfımızın tarihi konusundaki bilgilerimizi tazeleyen, artık milyarlarca insan için çekilmez hale gelen bu dünyanın değişebileceğine olan inancımızı güçlendiren UİD-DER’e sonsuz teşekkürler.

İstanbul’dan bir öğretmen